7. Hukuk Dairesi 2010/967 E. , 2011/934 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 399 ada 60 parsel sayılı 2410,28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Kadastro t…
**7. Hukuk Dairesi 2010/967 E. , 2011/934 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 399 ada 60 parsel sayılı 2410,28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Kadastro tespitinden önce davacı ... ... ve arkadaşları tarafından tapu kaydına ve muvazaa iddiasına dayanılarak davalılar ... ... ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın davalılar ... ... ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava niteliği ve içeriği itibariyle muvazaa iddiasına dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Uygulamada ve öğretide “MURİS MUVAZAASI” olarak tanımlanan muvazaa niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak, mirasçısının miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında özellikle konuya ilişkin 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihatları Birleştirme kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de M.K 706, BK 213 ve Tapu Kanununun 26.maddelerinde öngörülen şekil koşullarının yoksun bulunduğundan saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras ... çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeniyle geçersizliğinin tespitinin ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilecekleri kuşkusuzdur. Hemen belirtmek gerekir ki, bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi davalılarla yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle asıl irade ve amacının duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.