11. Hukuk Dairesi 2009/7040 E. , 2011/6270 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/11/2008 tarih ve 2008/366-2008/607 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2011 gününde davacı avukatı ..... geldi, davalı vekili tebliğe rağmen gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır b…
**11. Hukuk Dairesi 2009/7040 E. , 2011/6270 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/11/2008 tarih ve 2008/366-2008/607 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2011 gününde davacı avukatı ..... geldi, davalı vekili tebliğe rağmen gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkilinden para aldığını, iade etmemesi üzerine Almanya Lübeck Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın kabul edildiğini, bu kararının kesinleştiğini, Türkiye’de icraya konulmasının gerektiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tenfiz koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tenfizini istediği mahkeme kararında alacağının hüküm altına aldırdığı, davalı şirketin ortağı olduğunun bildirildiği, mahkemede ortaklık ilişkisinin kurulmadığı gerekçesiyle aynı durumda olan kişilerce alacak davaları açıldığı, TTK'nun 405/2. maddesi gerekçe gösterilerek davaların reddine karar verildiği, kararların onanarak kesinleştiği, bu durum karşısında yabancı mahkeme kararının tenfizinin açıkça Türk yasalarına aykırı durum meydana getireceği, ticari hayatın işleyişine ve kamu düzenine aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece 5718 sayılı MÖHUK’nun 54. maddesinin (c) bendi uyarınca, yabancı mahkeme hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamlar hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.