9. Ceza Dairesi 2023/3690 E. , 2023/6943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/523 E., 2022/402 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 30
**9. Ceza Dairesi 2023/3690 E. , 2023/6943 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/523 E., 2022/402 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.06.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin; ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2014 tarihli ve 2012/253 Esas, 2014/68 Karar sayılı kararı ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü ve altıncı fıkraları ile 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/1418 Esas, 2021/7885 Karar sayılı kararıyla hükmün "Mağdureden olayı öğrenen katılan ...’ün ifadesinde durumu sanığın ağabeyine anlattığını beyan etmesi karşısında, bahsi geçen kişinin ve soruşturma evresinde dinlenen rehber öğretmen Münire Kaytan’ın duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2021/523 Esas, 2022/402 Karar sayılı kararı ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanığın lehine olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü ve altıncı fıkraları ile 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, sanığın suçu işlediğine dair yazılı delil hatta tanık beyanı dahi bulunmadığına, mağdurenin iddialarının çelişkili ve asılsız olduğuna, muayene raporunda livata bulgusuna rastlanmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, sanığın eyleminin en fazla sarkıntılık boyutunda kaldığına, telefon kayıtlarının Mahkemece incelenmediğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, cinsel istismar suçlarında mağdurun beyanının kanaati belirleyici ana unsur olduğu, katılan mağdurenin (mağdure) 16.04.2012 tarihinde rehber öğretmenine durumu anlatması üzerine ortaya çıktığı, mağdurenin aşamalarda ayrıntılı yer ve zaman içeren ifadesi ile sabit olduğu üzere sanığın evlerine misafir olarak gelmesi nedeniyle annesinin mağdureyi anneannesine gönderdiği, olay günü mağdurenin çantasını alıp okula gitmek amacıyla evlerine geldiği, içeri girdiğinde sanığı evde tek başına kendisine ait odasındaki bilgisayarın başında gördüğü, sanığın kendisiyle bir şey konuşacağını söyleyip odanın kapısını kapattığı, birden mağdureye arkadan sarıldığı, mağdurenin sanığı itekleyerek uzaklaştırmaya çalışmasına, tepki göstermesine rağmen mağdureyi çekerek yatağa yatırdığı, mağdurenin karşı koymasına rağmen elini iç çamaşırının içerisine sokarak cinsel organına dokunduğu, mağdurenin gömleğini yukarı doğru soyarak göğüslerinden ve dudağından öptüğü, mağdurenin direncini kırıp iç çamaşırını çıkartarak cinsel organını mağdurenin poposuna sokmak suretiyle mağdure ile ters ilişki kurduğu, daha sonra cinsel organını mağdurenin ön tarafına sürttüğü ve mağdureyle ön taraftan da ilişkiye girmeye çalıştığı, mağdurenin sanığı itekleyerek yere düşürdüğü, daha sonra sanığın saatine bakıp giyinerek evden ayrıldığı, mağdurenin olayı bir müddet ailesinden sakladığı, daha sonra annesine söylediği, katılan ...'ün olayı öğrendiğinde sanığın ağabeyini arayarak durumu konuştuğunun tanık beyanlarıyla da sabit olduğu, mağdurenin olayı okulda rehber öğretmenine anlatması üzerine durumun ortaya çıktığı, sanıkla mağdurenin telefon kayıtlarına göre karşılıklı çok kez mesajlaştıkları, bu mesajlaşmanın sanık Bursa'ya gelinceye kadar devam ettiği, sanık Bursa'dan döndükten sonra olayın ortaya çıkmasıyla mesajlaşmanın da devam ettiği, sanıkla mağdurenin akraba olması nedeniyle bu mesajlaşmaların aralarında sevgili boyutunda bir arkadaşlık oluştuğu hususunda kesin bir kanaat oluşturmadığı, başkaca bu yönde davranışın da bulunmadığı, sanığın mağdureye yönelik eylemini gerçekleştirdikten sonra sözlüsü ve katılan ...'ün de çalıştığı işyerine gittiği, ancak sözlüsünü gördüğü halde katılan ...'le görüşmeden iş yerinden ayrılıp terminale giderek yola çıktığı, sanık ile mağdure arasında mağdurenin kendi sosyal durumunu, ar ve namusunu ilgilendiren bir hususta sanığa iftira atmasını gerektirecek bir husumetde bulunmadığı, alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre mağdurenin olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan travma sonrası stres bozukluğu denilen psikiyatrik bozuklukların da bulunduğu, bu kapsamda sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit görüldüğü, sanığın bu eylemini tehdit ve cebir kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği, sanığın bu eylemi sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun kabul edildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanaate ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2021/523 Esas, 2022/402 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.