İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin, 30.05.2015 tarihinde otobüs durağında kaldırımda beklerke…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1157 KARAR NO: 2026/306 MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/02/2022 NUMARASI: 2018/91 Esas - 2022/114 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin, 30.05.2015 tarihinde otobüs durağında kaldırımda beklerken davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın müvekkili ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu, davalı araç sürücüsünün İstanbul 1. Çocuk Mahkemesi'nin 2017/310 Esas sayılı dosyasında yargılandığını, müvekkili ...'ın kaza sonrasında yüzünde sabit iz oluştuğunu, psikolojik travma geçirdiğini ve hafıza kaybı yaşadığını, yaşının küçük olması nedeniyle yüzündeki sabit izin şuan için tedavi edilemediğini, arkadaşlarının davacıya ".., ......." gibi lakaplar taktığını, çocuklarının yaralanması nedeniyle davacı anne ve babanın, çocukları ile ilgilenmek için yarı zamanlı işte çalışmaya başladıklarını, daha yüksek işlerde çalışamadıklarını ve kazanç kaybına uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, maddi tazminat ve tedavi giderleri yönünden, davacıların her biri için şimdilik 500,00-TL olmak üzere toplam 1.500,00-TL, davacı anne ve baba için 50.000,00'er-TL davacı ... için 100.000,00-TL manevi tazminatın (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamında) davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.04.2019 tarihli dilekçesi ile, maddi tazminat ve tedavi gideri taleplerinin, davacı müvekkilinin yüzündeki yara izinin tedavisi ve hayatını olağan şekilde sürdürmesi için gereken ve gerekecek harcamalara ilişkin olduğu, davacının yaşının küçük olması nedeniyle tedavisinin yapılması şuan için mümkün olmadığından net bir tedavi gideri belirlemesi yapılamadığını beyan etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin kaza tarihinde 18 yaşının altında olması nedeniyle dava ehliyeti bulunmadığını, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı ...'ın kaza anında, otobüs durağından aniden yola fırladığını, müvekkilinin, davacıya çarpmamak için ani fren yapması sonucu motosikletinin devrilerek yola savrulduğunu, bu esnada motosikletin sürüklenerek davacı çocuğa çarptığını, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda davacı çocuğun tali derecede kusurlu olduğunun tespit edildiğini, istenilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, tedavi giderlerinden sorumluluğun ....'ya ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... tarafından davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk derece mahkemesince; ATK maluliyet raporunda, davacı ...'ın sürekli maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin ise kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, davalı ...'in kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi raporunda, davacı ...'ın kaza tarihinde yaşı itibariyle çalışmasının mümkün olmaması, eğitimini geç tamamlayacağı ve iş hayatına da geç başlayacağına dair bilgi belge bulunmaması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmadığı, ....... tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin 500,00-TL olduğu kanaatinin bildirildiği, davalı tarafa, dava tarihinden önce başvuru yapılmadığından maddi tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu, kazanın gerçekleştiği tarih ve karar tarihine göre paranın alım gücü dikkate alındığında manevi tazminat taleplerinin davalı gerçek kişiler yönünden kısmen kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden reddine karar vermek gerektiği kanaati ile; "1-Davanın Kısmen Kabulü ile; Maddi tazminat talebi yönünden; tedavi giderlerine ilişkin 500,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 29/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,Manevi tazminat talebi yönünden; Manevi zararlar poliçe kapsamına girmediğinden davalı... AŞ yönünden manevi tazminat taleplerinin reddine,Davacı çocuk ... için 10.000,00-TL, davacı anne... için 3.000,00-TL, davacı baba ........ için 3.000,00-TL olmak üzere toplam 16.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair talebin reddine" karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; davacı ...'ın yüzünde oluşan sabit yara izinin, yaşı itibariyle ruhsal ve bedensel çöküntülere yol açacağının ve davacı ...'ın maddi ve manevi zarara uğradığının açık olduğu, maddi tazminat ve tedavi giderine yönelik taleplerinin, davacının yüzündeki sabit izin tedavisi ve hayatını olağan şekilde sürdürmesi için gereken ve gerekecek harcamalara ilişkin olduğu, mahkemece uzman bilirkişi marifeti ile davacının yüzündeki yara izinin tedavisinin maliyetinin miktar olarak tespiti yönünde rapor alınması gerektiği, kazadaki kusur durumu, davacının yüzünde sabit iz oluştuğu göz önüne alındığında davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu, davalı sigorta şirketinden manevi tazminat talepleri olmamasına rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; İstanbul 1. Çocuk Mahkemesi'nin 2017/310 Esas sayılı dosyasında kaza sonrasında alınan bilirkişi raporunda, davacı ...'ın tali derecede kusurlu olduğunun belirlendiği, kaza tarihinde 5 yaşında olan çocuğunu trafiğe açık yolun kenarında bulunan otobüs durağında elini tutmayarak serbest bırakan davacı annenin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı anne ve babanın, davacı oğullarının bakım ve gözetiminden sorumlu oldukları, müvekkilinin kazanın meydana geldiği tarihte 18 yaşından küçük olması nedeniyle eldeki dava yönünden dava ehliyeti bulunmadığı, tedavi giderlerinden ......'nın sorumlu olduğu, takdir edilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.(1)Davacılar vekili dava dilekçesi ile, davacı ...'ın yüzünde yara izi bulunduğunu, davacı anne ve babanın, oğulları ile ilgilenmek için yarı zamanlı işte çalışmaya başladıklarını, daha iyi ücretle işte çalışamadıkları için kazanç kaybına uğrayarak maddi zararları oluştuğunu beyanla, maddi tazminat ve tedavi gideri yönünden her bir davacı 500,00'er-TL olmak üzere toplam 1.500,00-TL maddi tazminat talebinde bulunmuş, 04.04.2019 tarihli dilekçe ile, maddi tazminat ve tedavi giderine ilişkin taleplerinin, davacı ...'ın yüzündeki yara izinin yaşının küçük olması nedeniyle tedavi edilemediğini, 14-16 yaşlarında tedavi edilebileceğinin bildirildiğini beyanla yara izinin tedavisi için gereken ve gerekecek tedavi giderlerinin tazminini talep etmiştir. Bedensel zararlara yönelik olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesine ve ondan önceki 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 46 ncı maddesine göre, tazminat istemeyi gerektirecek bir olay sonucu yaralanan kişinin maddi zararları; geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır.Yasal düzenleme ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde, haksız fiil nedeniyle ortaya çıkan tedavi masraflarının talep edilebileceği ve tedavi kavramının, estetik tedavi de dahil olmak üzere geniş bir alanı kapsadığı göz önüne alındığında, ilk derece mahkemesince, davacı ...'ın sürekli maluliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde yapılan inceleme ile yargılamaya devam olunması, davacının yüzündeki yara izinin kalıcı iz teşkil edip etmediği, estetik-cerrahi tedavi gerektirip gerektirmeyeceği, cerrahi tedavi yoluyla giderilmesinin mümkün olup olmadığı, tedavi gerektiriyorsa bu tedavinin bedeli konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi hatalıdır. Eksik inceleme ile karar verilemez.Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılacak iş, davacı ...'ın yüzündeki yara izi nedeniyle yapılması gereken ve gerekecek tedavi giderlerine yönelik talebinin değerlendirilmesi amacı ile, söz konusu yara izinin sabit iz niteliğinde olup olmadığı, gerektiğinde cerrahi müdahaleyi de içeren estetik tedavinin gerekli olup olmadığı, estetik-cerrahi müdahale yoluyla yara izinin giderilmesinin mümkün olup olmadığı, estetik tedavinin gerekli olması halinde ne kadar masrafla karşılanabileceği dair içinde plastik cerrah, aktüerya bilirkişisi ve adli tıp uzmanından oluşacak heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmekte olup, davacı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir.(2) Davacı tarafça dava dilekçesinde, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu başlığı altında, poliçe limitinin 270.000,00-TL olduğu belirtildikten sonra, maddi tazminat talebi yönünden poliçedeki limit ve teminat kapsamına giren giderlerle sınırlı olarak sorumlu tutulmasının talep edildiği, manevi tazminat isteminin davalı sigorta şirketine yöneltilmediği göz önüne alındığında, davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi ve bu suretle davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı olup, davacılar vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir.(3)Dosyanın incelenmesinde; davacılar vekilince dava dilekçesi ile, müvekkillerinden ...'in davaya konu kaza neticesinde yaralanması nedeniyle, maddi tazminat ve tedavi giderleri yönünden, davacıların her biri için 500,00-TL olmak üzere toplam 1.500,00-TL maddi ve tüm davacılar için manevi tazminat isteminde bulunulduğu, 04.04.2019 tarihli dilekçesi ile, maddi tazminat ve tedavi gideri taleplerinin, müvekkili ...'in yüzündeki yara izinin tedavisi ve hayatını olağan şekilde sürdürmesi için gereken ve gerekecek harcamalara ilişkin olduğunu bildirildiği, ilk derece mahkemesince, maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne, tedavi giderlerine ilişkin 500,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 29/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verildiği görülmüştür.Somut olayda, birden fazla davacı ve davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu göz önünde bulundurularak, her bir davacının talebi hakkında infaza elverişli nitelikte ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, hükmolunan maddi tazminat miktarının hangi davacı için ne miktarda kabul edildiği, hangi davacının talebinin reddedildiği belli olmayacak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.Yukarıda açıklanan nedenle, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının gerekçe ve şekline göre davacılar vekilinin sair, davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dairece verilen kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılması için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....../02/2022 tarih ve 2018/.... Esas 2022/... K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, -Davacılar vekilinin sair, davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar ve davalı ... tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatıran tarafa İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı ... tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/03/2026