DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1919 E. , 2024/425 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1919 Karar No : 2024/425 TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Sendikası (…) VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVALI): … Başkanlığı VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/02/2023 tarih ve E:2023/951, K:2023/864 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı Sendika tarafından, Yükseköğ…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1919 E. , 2024/425 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1919 Karar No : 2024/425 TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Sendikası (…) VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVALI): … Başkanlığı VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/02/2023 tarih ve E:2023/951, K:2023/864 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı Sendika tarafından, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 11/02/2023 tarihli basın duyurusu ile ilan edilen "2022-2023 eğitim ve öğretim yılı bahar döneminin uzaktan öğretim yoluyla tamamlanmasına" ilişkin kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/02/2023 tarih ve E:2023/951, K:2023/864 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yer verilerek, Dava konusu karara karşı davacı Sendikanın ancak, tüzel kişiliğinden kaynaklanan genel hak ve fiil ehliyetine dayanarak menfaatinin ihlal edilmesi, üyelerinin ortak çıkarlarını etkilemesi ya da dava konusu karara dayanılarak üyelerinden birinin menfaatini ihlal eden bir işlem tesisi ve hukuki yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyesini temsil ederek dava açması mümkün olduğundan, bu koşulların bakılan davada gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerektiği, Davacı Sendikanın Tüzüğüne göre sendikanın; eğitim, öğretim ve bilim hizmet kolunda kurulduğu, bu hizmet koluna, 4688 sayılı Kanun'un 41. maddesinin (a) fıkrasına göre hazırlanan Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Kapsamına Giren Kurum ve Kuruluşların Girdikleri Hizmet Kollarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik kurallarına göre, üniversiteler dahil olmak üzere eğitim ve öğretim kurum ve kuruluşlarının girmekte olduğu, anılan Tüzüğün 6. maddesinde sendikanın; hizmet koluna dahil işyerlerinde çalışan herkesi hiçbir ayrım gözetmeksizin üyeliğe kabul edeceği hususunun yer aldığı, Bu durumda, dava konusu karar ile 2022-2023 eğitim ve öğretim yılı bahar döneminin uzaktan öğretim yoluyla tamamlanmasının uygun olduğuna karar verildiği dikkate alındığında; davacı Sendikanın, tüzel kişiliği ya da üyelerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatleri ile ilgisinin bulunmadığı, bu kapsamda dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı Sendika tarafından, eğitim ve bilim iş kolunda faaliyet gösterdikleri, üniversitelerde görev yapan üyeleri bulunduğu, dava açmakta güncel, kişisel ve meşru menfaatlerinin bulunduğu, bu nedenle Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde iptal davası; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı oldukları ileri sürülen idari işlemlerin iptalleri amacıyla menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlanmıştır. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun 3. maddesinin (f) bendinde; sendika, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar olarak tanımlanmış; aynı Kanun'un 19. maddesinin (f) bendinde de; üyelerin idare ile ilgili doğacak ihtilaflarında, ortak hak ve menfaatlerinin izlenmesinde veya hukuki yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya mirasçılarını her düzeyde ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil etmek veya ettirmek, dava açmak ve bu nedenle açılan davalarda taraf olmak sendikaların görevleri arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında yer alan iptal davasının açılabilmesi ve idari yargı mercilerinin bu davayı ön koşullar yönünden kabul edebilmesi için anılan Kanun'un 14. maddesi uyarınca dava dilekçeleri "ehliyet" yönünden de incelenmektedir. Dolayısıyla, iptal davası açılabilmesinin ön koşullarından biri, davacının objektif ve subjektif dava ehliyetinin olmasıdır. Davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari işlemin davacının meşru, kişisel ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. İptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanması davacının bu davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebileceği sonucunu yaratmaktadır. Bu itibarla, bir idari faaliyet ile, dava açma ciddiyetini sağlamaya yetecek ölçüde muhatap olup, menfaat ilgisini kuran kişi ve kuruluşlar söz konusu faaliyetle ilgili idari işlemlerin iptali istemiyle dava açabilirler. Davacı Sendika'nın Tüzüğünün 2. maddesinde; Sendikanın amaçları arasında, insan hakları ve temel özgürlüklerin bütünlüğü içinde, din, dil, ırk, cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği, siyasal düşünce farkı gözetmeksizin bütün üyelerinin ekonomik, demokratik, akademik, sosyal, kültürel, hukuksal, siyasal, mesleki özlük hak ve çıkarlarını koruyup geliştirmeyi, üyelerine insanca bir yaşam düzeyi sağlamayı savunduğuna işaret edildiği, 3. maddesinde, üyelerinin sendikal ve demokratik amaçlar doğrultusundaki mücadelesinde hak ve çıkarlarının ihlal edildiği her durumda her türlü demokratik fiili ve meşru mücadele hakkını kullanacağı, onlar adına gerekli hukuksal girişimde ve yardımda bulunma ve çocukların hakları ve eğitimi ile ilgili temel hakları ve özgürlükleri takip etme ve savunmanın Sendika'nın amaçları arasında sayıldığı, 5. maddesinde Sendikanın, Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri hizmet kolunda kurulduğu, bu hizmet koluna, eğitim, öğretim ve bilim alanındaki tüm iş yerlerinin dâhil olduğunun belirtildiği ve 6. maddesinde, hizmet koluna dahil işyerlerinde çalışan herkesi hiçbir ayrım gözetmeksizin ve başka bir nitelik aranmaksızın üyeliğe kabul edeceğinin düzenlendiği görülmektedir. Davacı tarafından, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 11/02/2023 tarihli basın duyurusu ile ilan edilen "2022-2023 eğitim ve öğretim yılı bahar döneminin uzaktan öğretim yoluyla tamamlanmasına" ilişkin kararına karşı bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde, dava konusu işlem nedeniyle öğrencilerin hiçbir tedbir alınmaksızın yurtlardan tahliye edildiği, depremin yıkıcı etkisinin eğitim hakkı sınırlandırılarak giderilmeye çalışıldığı, Anayasanın 42. maddesindeki eğitim hakkının engellendiği, böyle bir düzenlemenin ancak kanunla yapılabileceği, uzaktan eğitimin tüm eğitim kademelerinde büyük tahribat yarattığı, işlemin yalnızca öğrencileri değil üniversitelerde görevli öğretim üyelerinin çalışma haklarını ilgilendirdiği ileri sürülmektedir. Somut uyuşmazlığa gelindiğinde, Kurulumuzun 29/11/2023 tarih ve E:2023/1919 sayılı ara kararı ile davacı Sendikanın, bünyesinde yükseköğretim kurumlarında ders veren öğretim elemanı bulunup bulunmadığının sorulmasına, üye öğretim üyesi varsa bu hususu ortaya koyan bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, davacı Sendikanın 30/01/2024 tarihli cevabi yazısında; farklı üniversitelerde görev yapmakta olan sendika üyelerinin bulunduğu belirtilerek, buna ilişkin beş adet sendika üyelik formu sunulmuştur. Bu itibarla, bir kamu görevlileri sendikası olan davacı Sendikanın ileri sürdüğü iddialar bağlamında üyelerinin menfaatinin etkileneceği anlaşıldığından, davacının, 4688 sayılı Kanun hükümleri ve Tüzüğünde belirtilen amaçları da dikkate alındığında, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 11/02/2023 tarihli basın duyurusu ile ilan edilen "2022-2023 eğitim ve öğretim yılı bahar döneminin uzaktan öğretim yoluyla tamamlanmasına" ilişkin kararının iptalini istemekte kişisel, güncel ve meşru menfaatinin, dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 24/02/2023 tarih ve E:2023/951, K:2023/864 sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4.Kesin olarak, 29/02/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.