12. Ceza Dairesi 2025/531 E. , 2025/4008 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/638 E. 2023/122 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama- onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2015 ta
**12. Ceza Dairesi 2025/531 E. , 2025/4008 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/638 E. 2023/122 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama- onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2015 tarih, 2015/791 Esas, 2015/1412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 58/6-7. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dairemizin 20/10/2022 tarih, 2020/10647 Esas, 2022/7156 Karar sayılı bozma ilamında;"19/05/2015 tarihinde temyiz dışı sanık ...’ye ait fındık bahçesinde izinsiz kazı yapıldığı ihbarı üzerine 25/05/2015 tarihinde 21:30 sıralarında kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, ...’ye ait fındık bahçesinden jeneratör sesi geldiği, 6 kişinin olay yerinde kendi aralarında konuştukları, üzerlerinin, ayakkabılarının ve ellerinin çamurlu olduğu, kazı çukurunun içerisinde lamba olduğu ve 2 kişinin çukur içerisinde çalıştığının tespit edildiği, çukur içerisindeki kişilerden birinin temyize konu sanık ... olduğu, kazı çukurunun 8 metre genişliğinde, 5 metre uzunluğunda, 7 metre derinliğinde ve derinliğin bittiği yerde 4 metre çapında çukur olacak şekilde ve çukurdan da toprağın altına doğru yatay olarak 4 metre ileriye sonra sol tarafa doğru 2 metre uzunluğunda tünel şeklinde olduğu, tünelin iç ve dış giriş kısmının ağaç ve metal boru demirlerle tavandan desteklendiği, tünelin içerisinde kablosu takılı halde hilti ucu, kaya parçasının patlatılması amaçlı fünye yerleştirmek maksadıyla boru olduğu, tünel içerisinde yoğun barut kokusu olduğu, kazıya yarar aletlerin bulunduğu hususlarının belirlendiği, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, kardeşi ... ve amcasının oğullarının taş çıkarma işi var demeleri üzerine yardım amaçlı geldiğini, define arandığından haberi olmadığını belirttiği, temyiz dışı sanıklardan ...’ın kolluktaki beyanında; ...’nin fındık bahçesinde taş kırma işi olduğunu söylediklerini, bu nedenle yevmiyeci olarak gittiklerini, ...’nin ilk esnada define aradığını söylemediğini ancak ikinci gün define aradığını söylediğini, ... adına define aradıklarını, ayrıca taş çatlatan patlayıcı madde kullandıklarını belirttiği, savcılıkta verdiği ifadesinde de, başta define aradıklarını bilmediklerini, sonra ...’nin kendilerine define çıkarsa paylaşacağını, pay vereceğini söylediğini, temyiz dışı sanıklardan...’nın da kollukta benzer yönde ifade verdiği, savcılıktaki beyanında da kolluk beyanını kabul ettiği anlaşılan dosya kapsamında, Sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümlesi uyarınca tayin edilen temel cezada, olay yerinde keşif yapılarak, kazı mahallinin sit alanı veya 2863 sayılı Kanuna göre korunması gerekli başka bir yer olup olmadığı tereddütsüz şekilde belirlendikten sonra 74/1-2. cümlesi uyarınca indirime gidilip gidilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, davanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü raporuna dayalı olarak eksik araştırma ile 74/1-2.cümleye ilişkin uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu TCK'nın 184/1. maddesine uyan imar kirliliğine neden olma suçunun, hükümden sonra 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. maddesine göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması karşısında, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarih, 2022/638 Esas, 2023/122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 58/6-7. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 12.02.2025 tarih, 2023/64644 sayılı ve onama görüşlü ek tebliğname ve 09/07/2023 tarihli nolu düzeltilerek onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanığın olay tarihinde mahkememizin 2015/791 Esas sayılı dosyasında yargılanan diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek bu sanıklardan sanık ....'a ait .... ilçesi .... Mahallesindeki fındık arazisinde kültür ve tabiat varlıkları bulmak amacıyla 8 metre genişliğinde 5 metre uzunluğunda 7 metre derinliğinde ve derinliğin bittiği yerde 4 metre çapında çukur olacak şekilde ve çukurdan da toprağın altına doğru yatay olarak 4 metre ileriye sonra sol tarafa doğru 2 metre uzunluğunda tünel de kazarak kazı yaptığı, tünelin iç ve dış giriş kısmının ağaç ve metal boru demirlerle tavandan desteklendiği, tüneli aydınlatması amacıyla ampullerin bulunduğu, çukurun içerisinde çeşitli elektronik araçların bulunduğu ve bu araçların çukurun dışındaki jeneratöre bağlandığı, olay yerinde İlçe Jandarma Komutanlığında koruma altında bulunan ve kültür varlıklarını bulmak amacıyla kazıda kullanılan çeşitli elektrik ve elektronik ve diğer malzemelerin ele geçirildiği, çukurda patlayıcı madde kullandıkları, yediemin tutanakları, olay yeri fotoğrafları, Sakarya İl kültür Turizm Müdürlüğü'nün 26/10/2015 tarihli cevabi yazısı ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde sanığın 2863 sayılı yasa kapsamında kültür varlıklarını bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı yaptığı, yapılan ihbar üzerine diğer sanıklarla birlikte suç yeri ve civarında yakalandığı, böylece atılı suçu işlediği anlaşılmakla izinsiz kazı yapmak suçundan eylemine uyan 2863 sayılı yasanın 74/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, suçun işlendiği zaman dikkate alınarak sanığın takdiren ve teşdiden hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bozma ilamı doğrultusunda sanığın mahkememiz ilamında tekerrüre esas alınan Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/179 Esas, 2012/813 Karar sayılı ilamında uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının dair ilgili mahkemeye yazılan müzekkereye, sanık hakkındaki ilamın aynen infazına karar verildiğine dair ek kararın gönderilmesi suretiyle cevap verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulandığı, katılan kurumun bozma öncesinde usulüne uygun tebligata rağmen davaya katılmadığı ve kararı da temyiz etmediği, her ne kadar vekalet ücreti ceza niteliğinde olmasa da aleyhine temyiz bulunmayan sanığın durumunu bozma öncesine göre önemli ölçüde ağırlaştırdığı, bunun da CMK 307. Maddesinin ruhuna aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmekle, bozma sonrasında davaya katılan kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmediğinin belirtildiği anlaşılmıştır. KARAR 1-Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Açısından; Sanık ...'ın yokluğunda verilen hükmün sanığa 16/05/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, tebliğ aşamasında sanığın avukatının olmadığı, CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre ve mahkemenin gerekçeli kararında belirttiği 15 günlük süre geçtikten sonra 02/06/2023 tarihinde sanık müdafinin dosyaya vekaletname sunduğu ve temyiz dilekçesi gönderdiği, ancak temyizinin süresinde olmadığının anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin isteme aykırı olarak REDDİNE, 2- Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Açısından; Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğinden, temyiz talebinin katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmakla, vekalet ücretine ilişkin olarak hasren yapılan incelemede; Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükme son bent olarak “Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.