T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1349 - 2026/3 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1349 KARAR NO : 2026/3 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2024 NUMARASI : 2023/219 Esas - 2024/272 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1349 - 2026/3 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1349 KARAR NO : 2026/3 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2024 NUMARASI : 2023/219 Esas - 2024/272 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 02/05/2023 KARAR TARİHİ : 09/01/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 09/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya verdiği taşımacılık hizmeti nedeniyle bakiye 71.295,72 TL alacaklı olduklarını ayrıca 31/12/2018 tarihli iki adet fatura alacağı toplamı 26.709,72 TL'de müvekkiline ödenmediğini beyan ederek, toplam 98.004,88 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği alacak taleplerinin beş yıllık zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin borcu bulunmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, 31/12/2018 tarihli faturaların noter kanalı ile iade edildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın KISMEN KABULÜ ile 55.341,66 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin defter ve kayıtları düzenli iken davalı tarafın kayıtları tutarsız olup buna rağmen farkı oluşturan işlemler incelendiğinde müvekkilin taleplerinde haklı olduğu, davanın kısmen reddinin haksız olduğu açıkça görüleceğini beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme gerekçeli kararında kabul edilen kısım, iş bu dilekçe içeriğinde bulunan tablo hesap listesinin bulunduğu, müvekkil şirketin tedarikçiye düzenlediği fiyat fark iade faturalarından oluşmakta olup, söz konusu fiyat farkı iade faturaları ilk derece mahkemesine sunulmuş olmakla beraber, mahkemece işbu dava dosyasına sunulan iade faturalar dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini beyan ile yerel mahkeme kısmen kabule ilişkin hüküm kısmının ortadan kaldırılarak davanın tamamının rediine karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2024 Tarih - 2023/219 Esas - 2024/272 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki ihtilaf hizmet (personele taşımacılığından) kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili talebine dair alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı tarafından davalı ile cari hesaba dayalı ticaretleri bulunduğu iddia edilmiş ise de, taraflar arasında açık hesaba dayalı bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği, bu açık hesaptan kaynaklı ve ödenmemiş iki fatura bedelinden kaynaklı eldeki davanın açıldığı, davalının davanın reddini savunduğu, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edildiği görülmektedir. 4721 sayılı TMK'nın (6) ve 6100 sayılı HMK'nın 190-(1) maddeleri uyarınca; ispat yükü, özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine HMK'nın 200-(1) maddesi uyarınca; eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdî bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdî ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdî ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdî ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. Davanın açıldığı tarihte ve yargılama sırasında yürürlükte bulunan HMK’nın “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” şeklindedir. 7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir; “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, tarafların kabulünde olduğu gibi ticari defterlerden de anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından aldırılan 05/12/2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, tarafların defterleri arasında fark bulunduğu, bu farkın, davalı kayıtlarında olmayan davacı fatura tutarları 45.774,97 TL, davalı tarafından düzenlenen iade faturaları 30.679,43 TL, davalı tarafından düzenlenen hizmet faturaları 13.213,43 TL, 2017 yılından gelen fiyat farkı 11.448,80 TL,... nolu faturanın davalı defterlerindeki eksik kayıtfı tutarı 6,00 TL, Küsurat farkı - 1,05 TL'den kaynaklandığı tespit edilmiştir. İspat yükü davacıda kabul edilerek 45.774,97 TL yönünden davacının davasını ispat ettiği değerlendirilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca tarafların ticari defterleri incelenerek karar verilmesine rağmen tarafların ticari defterlerine ilişkin e-defter beratlarının dosya içerisinde bulunmadığı görülmüştür. Tarafların bu faturalara ilişkin Ba/Bs formları da getirtilmemiştir. Bu nedenlerle toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve yapılan yargılama hüküm kurmak için yeterli değildir. Mahkemece yapılması gereken iş, tarafların ticari defterlerine ilişkin e-defter beratlarının getirtilmesi, tarafların ilgili döneme ait BA ve BS formlarının getirtilmesi, ticari defterler sunulduğunda bir SMMM bilirkişiden taraf ve mahkeme denetimine uygun rapor alınması, ispat yükünün davacıda olduğu göz önüne alınarak davacının yemin deliline dayanması nedeniyle, gerekli görülür ise yemin delilinin de hatırlatılması ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2024 tarih, 2023/219 Esas ve 2024/272 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edenlere iadesine, 5-İstinaf edenler tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.09/01/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*