4. Hukuk Dairesi 2024/1509 E. , 2024/3729 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/971 - 2022/962 SAYISI : KIT-2022/2079 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü SAYISI : K-2018/35313 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair karar, Dairece bozulmuştur. Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar veki…
**4. Hukuk Dairesi 2024/1509 E. , 2024/3729 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/971 - 2022/962 SAYISI : KIT-2022/2079 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü SAYISI : K-2018/35313 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair karar, Dairece bozulmuştur. Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 21.06.2016 tarihinde meydana gelen çift taraflı kaza neticesinde destek ...'ın vefat ettiğini, davacıların murisin anne ve babası olduğunu ve müteveffanın desteğinden mahrum kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 45.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 173.555,72 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, müteveffanın karşı araçta sürücü konumunda olduğunu ve dosya mübrez evraklardan da anlaşıldığı üzere müteveffanın bulunduğu araçta istiap haddinin aşıldığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 173.555,72 TL’nin (anne için 86.777,86 TL, baba için 86.777,86 TL) 27.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun tebliğ edilmediğini, müteveffanın karşı araçta sürücü konumunda olduğunu ve dosya mübrez evraklardan da anlaşıldığı üzere müteveffanın bulunduğu araçta istiap haddinin aşıldığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuru sahibi lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne (AAÜT) göre 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 06.09.2018 tarih 2018/İHK-7410 sayılı kararı ile; davalı tarafın itirazlarının kısmen kabulüne, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faizle yapılan hesaplamayı esas alarak anne ve baba için ayrı ayrı 75.013,33 TL, destekten yoksun kalma tazminatının 27.12.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin 06.09.2018 tarih 2018/İHK-7410 sayılı kararı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 08.02.2022 tarih ve 2021/8172 E.-2022/1849 K. sayılı ilamında özetle; "Davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği dikkate alınmak suretiyle, bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (UHH tarafından hüküm altına alınan tazminat miktarı için davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre; ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi, gerekirken yazılı şekilde hükmedilen tazminat toplamı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davalı tarafın temyiz itirazının incelenmesinde; İtiraz Hakem Heyetince davacılar lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, (hesaplanan miktar maktu vekalet ücretin altında kaldığı takdirde AAÜT'nin 17 nci maddesi gereğince karar yılındaki maktu vekalet ücretine hükmedilmesi) gerekirken yazılı şekilde tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı ... şirketi lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir. " şeklindeki gerekçeleri ile karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, başvuru sahibinin talebinin kabulüne, ... için 179.127,84 TL ve Kemal Sağlam için 130.872,16 TL olmak üzere toplam 310.000,00 TL'nin 27.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, bilirkişi raporunda 31.12.2019 ila 01.07.2020 aralığı için sehven hesaplama yapılmadığını, anılan kısım için hesaplama yapılmamış olması maddi hata olup tazminat tutarlarının eksik hesaplanmasına neden olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu kararında hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre belirlenen avukatlık ücretinin 1/5’i oranında hesaplanması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/8172 E. 2022/1849 K. sayılı dosyasında yapılan incelemede itirazlar doğrultusunda "Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz edilmemesi sebebi ile usuli kazanılmış hak çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılması" için kararın bozularak İtiraz Hakem Heyetine geri gönderildiğini, ancak Yargıtay ilamının dikkate alınmadığını, güncel verilerle hesaplama yapılarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunun tebliğ edilmediğini, müteveffanın karşı araçta sürücü konumunda olduğunu ve dosya mübrez evraklardan da anlaşıldığı üzere müteveffanın bulunduğu araçta istiap haddinin aşıldığını, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 89, 90, 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Mahkemece bozma öncesi Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen hükümde esas alınan 15.05.2018 tarihli hesap bilirkişi raporu PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği uygulanarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekilinin itirazı üzerine alınan 10.08.2018 tarihli bilirkişi raporu ise TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınarak düzenlenmiş ve İtiraz Hakem Heyetince bu raporda belirlenen tazminata karar verilmiştir. Hükmün davacılar ve davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/8172 E. 2022/1849 K. sayılı ilamı ile "Davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği dikkate alınmak suretiyle, bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre (UHH tarafından hüküm altına alınan tazminat miktarı için davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince 20.10.2022 tarihli ek rapor alınmış ancak ek raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmış, davacı tarafın 24.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak hesaplanan tazminat miktarına hükmedilmiştir. Oysa, davacı vekilinin bozma öncesi Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmemiş olduğu gözetilerek davalı yönünden oluşan usuli müktesep hak gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3. Dosya kapsamından; eldeki davanın, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açıldığı, davacının bozma öncesi 1. ıslah dilekçesi ile talebini 173.555,72 TL'ye çıkardığı; İtiraz Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davacılar vekili ile davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/8172 E. 2022/1849 K. sayılı ilamı ile hükmün bozulduğu, bozma sonrası alınan rapor uyarınca 2. kez ıslah dilekçesi verilerek talebin 310.000,00TL’ye çıkarıldığı ve İtiraz Hakem Heyetince 2. ıslah dilekçesi kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Islah yolu ile kısmi dava belirsiz alacak davasına dönüştürülemeyecektir. HMK'nın 176 ncı maddesi uyarınca aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceklerinden 24.10.2022 günlü dilekçenin ikinci ıslah dilekçesi olarak kabul edilerek bu dilekçe ile arttırılan kısma ilişkin maddi tazminat miktarının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir. 4. Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 3.Değerlendirme bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.