(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1681 E. , 2008/3185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.05.2007 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki belirtmenin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın yargı yolu yönünden reddine dair verilen 26.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeri
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1681 E. , 2008/3185 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.05.2007 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki belirtmenin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın yargı yolu yönünden reddine dair verilen 26.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacı, dava konusu taşınmazların beyanlar sütununda yeralan " ...'nın izni olmadan satılamaz" kaydının terkinini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece, idari yargının görevli olduğu belirtilerek davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Dava, beyanlar sütunundaki belirtmenin terkinine ilişkindir. Bilindiği gibi; beyan genellikle, tapu kütüğüne yazılarak alenileştirilmesinde fayda umulan hukuki ilişki ve fiili durum şeklinde tanımlanmaktadır. Türk Medeni Kanununun beyanlara ilişkin 1012. maddesi hükmü “Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır. Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir. Özel kanun hükümleri saklıdır” şeklindedir. Tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilebilecek hukuki ilişki veya fiili durumun neler olabileceği madde metininden anlaşıldığı gibi ya Medeni Kanunda bir hüküm olması, veya özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmesi, yahut Tapu Sicil Tüzüğünde bir düzenleme yapılmış olması gerekir. Beyanların terkini de tapu kütüğünde gösterilmesinden sağlanacak yararın ortadan kalkmasına bağlı olabileceği gibi beyan kayıtlarının usulsüz ya da hukuka aykırı bir şekilde kayda işlenmesinden kaynaklanabilir. Eldeki davada da; dava konusu taşınmazların geldi kaydına okul yeri tahsisi nedeniyle 22.02.1979 tarihinde ...'nın onayı alınmadan satılamayacağına dair belirtme konulmuş, daha sonra taşınmaz bir çok parsele ifraz görmüş, okul yeri 204 ada 1 parsel olarak tescil edilmiştir. Belirtmenin terkini diğer parsellerin okul yeri olmadığı nedeniyle istenmiştir. Mahkeme beyanın idari işlemle konulduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırları Başlıklı 2. maddesinin (a) bendinde idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaati ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, (b) bendin de de idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklara muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari yargının görev alanı içinde sayılmıştır. Az yukarıda değindiğimiz gibi; dava konusu beyan kaydının ...'na tahsis edilen ve okul yeri olarak belirlenen taşınmazın ayrı bir tapuya kaydedilmesiyle diğer taşınmazlarda beyanın korunmasında hukuki yarar kalmadığı nedeniyle terkini istenmektedir. Bu terkin işlemi beyan kaydı yararına olan davalının rızası ile gerçekleştirilemediğinden, eldeki dava açılmıştır. Beyan kaydı da yukarıda değinilen Türk Medeni Kanununun 1012. maddesi kapsamında usulüne uygun olarak tapu kaydına işlenmiş dava konusu taşınmazın okul yeri olduğu olgusunun alenileştirilmesi amacıyla konulmuştur. Medeni Kanun hükümleri çerçevesinde tapu sicilinde yapılan işlemlerin dayanağının idari işlem olacağı da kuşkusuzdur. Ancak bu idari işlemler az yukarıda değindiğimiz gibi İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi anlamında İdari Yargının görevi alanına idari işlemler niteliğinde değildir. Davanın görülme yeri Adli Yargıdır. Mahkemenin tüm bu olguları gözetmeden görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.