11. Ceza Dairesi 2024/6135 E. , 2025/6511 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/510 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizlemeİNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 04.03.2024 tarihli ve 2022/116281 Soruşturma, 2024/18815 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul A…
**11. Ceza Dairesi 2024/6135 E. , 2025/6511 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/510 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizlemeİNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 04.03.2024 tarihli ve 2022/116281 Soruşturma, 2024/18815 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2024 tarihli ve 2024/177 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2024/510 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.03.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 21.10.2024 tarihli ve 2024/18223 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/109297 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/109297 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/03/2024 tarihli kararı ile şüphelinin beyanlarında şirketi kendisi adına ... ve ... olarak tanıdığı kişilerin kurduğunu beyan etmesi karşısında, ifadesinde beyan ettiği şahısların tespit edilerek noterden verilen vekaletnamenin araştırılması ve beyanlarının alınması gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, defter ve belge ibraz etmemek ve sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 18/05/2022 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar şüphelinin ifadesinde beyan ettiği şahısların tespit edilerek noterden verilen vekaletnamenin araştırılması ve beyanlarının alınması gerektiğinden bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2024 tarihli ve 2024/177 İddianame değerlendirme sayılı kararında yer alan "...defter ve belge ibraz etmeme suçu yönünden yapılan değerlendirmede, CMK 170/3-i maddesi gereğince iddianamede suç tarihinin gösterilmesi zorunlu olup 170/4 maddesi gereğince suçu oluşturan olayların mevcut olaylarla ilişkilendirilerek açıklanması gerekirken, şüpheliye defter ve belge isteme yazısının ne zaman ve ne şekilde tebliğ edildiğinin açıklanmadığı ve suç tarihinin açıkça gösterilmediği, sahte belge düzenlemek suçu yönünden yapılan değerlendirmede, şüphelinin savunmasında şirketi kendisi adına ... ve ... olarak tanıdığı kişilerin kurduğunu, Kartal 19. Noterliğinde bu kişilere şirket işleri ile ilgili olarak vekaletname verdiğini, şirket işlerini bu kişilerin yürüttüğünü savunmuş olup; ... 'in TC. Kimlik numarasını verdiği, bu kişilerin ve noterden verilen vekaletnamenin araştırılması beyanlarının alınmasının zorunlu olduğu, istinaf ve Yargıtay kararlarında bu hususların suçun sübutuna etki eden delil olduğunun kabul edildiği Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheli lehine olabilecek delillerin de toplanması gerektiği anlaşıldığından iddianamenin iadesine karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki gerekçelerin, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2024 tarihli ve 2022/116281 Soruşturma, 2024/18815 Esas sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı Kanun'un 170/3-i-j-4-5, 174/1-b. maddeleri uyarınca iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Kartal Vergi Dairesi Müdürlüğünün 769 157 3347 vergi kimlik numaralı mükellefi olan Sezgintay İnşaat Taşımacılık Maden Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli hakkında, "2019 takvim yılında sahte fatura düzenleme" ile "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçlarını işlediğinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 18.05.2022 tarihli ve 2022-A-4884/37 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiğinin, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın, bir kısım fatura asıllarının, 10.06.2020 tarihli ve E-28075 sayılı isteme yazısı ile e-tebligat iletim durumu alındı belgesinin mevcut olduğunun, ilgili vergi tekniği raporunda düzenlenen sahte faturalar ile defter kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden ayrıntılı açıklamalara yer verildiğinin, şüphelinin Denizli İl Emniyet Müdürlüğünde 02.09.2022 tarihinde alınan ifadesinde, M.S. ve Alim isimli arkadaşları vasıtasıyla tanıştığı, M.G. ve ... isimli kişilerin yönlendirmesi üzerine ayda 2.500,00-3.000,00 TL ödeme yapılması karşılığında adı geçen şirketi kurmayı kabul ettiğini, faturalar üzerindeki imzaların kendisine ait olduğunu, iş yerine bir kez gittiğini, şirket faaliyeti ile ilgili bilgisinin olmadığını, defter ve belgelerin kendisinde bulunmadığını beyan etmesi, ayrıca iddianame başlığında her iki suç yönünden de suç tarihinin "31.12.2019" ve "2020" şeklinde belirtildiğinin anlaşılması karşısında; İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2024 tarihli ve 2024/177 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun‘un 170/3-i-j-4-5 ve 174/1-b. maddeleri uyarınca iddianamenin iadesini gerektirecek mahiyette olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve belirtilen diğer delillerin Mahkemece yargılama sırasında da toplanabileceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2024/510 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.