6. Hukuk Dairesi 2010/11584 E. , 2011/1680 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece taraflar sulh sözleşmesi ile sulh olduklarından karar verilmesine yer olmadığına …
**6. Hukuk Dairesi 2010/11584 E. , 2011/1680 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece taraflar sulh sözleşmesi ile sulh olduklarından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından sulh akdinin tasdiki yerine karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın düzeltilerek onanması veya bozulması için temyiz edilmiştir. Davacı, 474 ada 48 parsel sayılı taşınmazda davalıya satılan 15/96 payın iptali ile adına kayıt ve tescilini, 16.04.2010 tarihli oturumda ise aralarında yapılan sulh akdi gereğince karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, sulh akdi gereğince karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemec, tarafların aralarında düzenledikleri 16.04.2010 tarihli 20 maddelik sulh akdi gereğince sulh oldukları anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Sulh, görülmekte olan bir davanın taraflarının karşılıklı anlaşma, özveri ile uyuşmazlığa son vermeleri halidir. Sulh, HUMK'nda ayrı bir kurum olarak düzenlenmemesine rağmen çeşitli kanun hükümlerinde sulhtan sözedilmiştir. Sulh, taraflar arasındaki uyuşmazlığı tarafların rızasi ile çözmeye yaradığından ve uyuşmazlığa daha çabuk, ucuz ve basit bir şekilde son verdiğinden pratik bir çözüm şeklidir. Sulh ile dava konusu uyuşmazlık ve dava sona erer. Davada sulh, gerek maddi hukuk ve gerek se usul hukukuna özgü koşul ve unsurlarla belirmesine ve karma yapısına rağmen kural olarak bir usul işlemidir. Sulhun şartları ve etkileri usul hukukuna tabi olup sulhun yapılış şekli, uyuşmazlığı sona erdirmesi ve sulh nedeni ile verilecek kararın temyizi usul hukukuna tabidir. Sulh aynı zamanda bir maddi hukuk işlemi olduğundan icap ve kabulü olan bir sözleşme niteliği taşımaktadır. Mahkeme huzurunda yapılan sulh, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi olup ilam niteliğinde olduğu kabul edilerek ilamlar gibi icra edilebilirler. Ancak, taşınmaza ilişkin sulh ve kabuller kesinleşmedikçe icra edilemezler. Sulh akdini yapan taraflar, mahkemeden aralarında yaptıkları sulh akdine dayanarak bir karar verilmesini isteyebilirler. Bu durumda hakim sulhun konusunu, tarafların yüklendikleri edimleri ayrıntılı olarak belirleyerek karara bağlar. Bu şekilde verilen kararlar eda davaları sonucu verilen ilamlar gibi icra kanalıyla infaz edilirler.