8. Ceza Dairesi 2023/4136 E. , 2024/1037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/646 E., 2023/334 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLAR : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 say
**8. Ceza Dairesi 2023/4136 E. , 2024/1037 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/646 E., 2023/334 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLAR : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 3. Sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 30.11.2022 tarihli kararı ile ''sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden, olay tarihinde, aralarında boşanma kararı kesinleşmemiş sanık ile mağdurenin karşılaştıkları, sanığın ısrarla konuşmak istemesi sonucu mağdurenin araca bindiği ancak çıkan tartışma sonucunda, sanığın kasten yaralama suçunu işlemesinde mağdurenin haksız bir fiilinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde, yasal olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini ; ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden mağdurenin aşamarda değişmeyen samimi anlatımlarına, adli rapor içeriğine, kamera görüntülerine ve tanık beyanına göre, sanığın mağdure ile karşılaşması ve konuşmak istemesi nedeniyle mağdurenin sanığın aracına bindiği ancak çıkan tartışma neticesinde mağdurenin araçtan inmek istediği ancak sanığın ’’şimdi sopayı çıkartırım’’ diyerek inmesine izin vermediği ve aracın kısa süreli durması sonucu mağdurenin inip kaçmaya başlaması üzerine sanığın koşarak mağdureyi yakalayıp ele geçmeyen sopayla darp ederek yolun kenarındaki boş araziye doğru sürüklediği olayda, sanığın sabit olan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemine uyan TCK'nın 109/2, TCK. 109/3-a,e maddeleri uyarınca mahkumiyeti yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesi'' gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. 4. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli kararı sanık hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz isteği, sanığın yaralama kastı bulunmadığına, haksız tahrikten yararlandırılmadığına, eylemin tasarlayarak değil olayın akışı içerisinde meydana geldiğine, bozma sonrası yeniden yapılan yargılamada yaralanmanın niteliği nedeniyle yeniden bir rapor alınması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılmasının adil olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın suç tarihinde evli olduğu mağdure ile karşılaşması ve konuşmak istemesi nedeniyle, mağdurenin sanığın aracına bindiği ancak çıkan tartışma neticesinde mağdurenin araçtan inmek istediği, sanığın ise "şimdi sopayı çıkartırım" diyerek tehdit etmek suretiyle inmesine izin vermediği ve aracın kısa süreli yavaşlaması sonucu, mağdurenin hızla kaçmaya başladığı, ancak sanığın koşarak mağdureyi yakaladığı ve ele geçmeyen sopayla darp ederek yolun kenarındaki boş araziye doğru sürüklediği ve bu suretle atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Sanık, olay günü eşiyle birlikte yola çıktıklarını ve çıkan tartışma nedeniyle aracı yol kenarına çektiğini, eşinin kendisini başkasıyla aldatmakla suçladığını, eşi ve kendisinin alkollü olduğunu, sinirlerine hakim olamayarak yol kenarında bulunan bir dal parçası ile eşini darp ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. 3. Tanık A.D., kullandığı otobüs ile seyir halindeyken bir erkeğin bir bayanı dövdüğünü gördüğünü, erkeğin elinde siyah uzun bir cisim bulunduğunu ve bayanın kendisini "yardım edin" diyerek yola attığını, erkeğin bayanı yolun kenarındaki alana çekmeye çalıştığını, kendisinin jandarmayı aradığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 4. 15.02.2016 tarihli kamera görüntüleri çözümleme raporunda, tanık A.D.'nin kullandığı aracın kamerasına ait olan ve çözümü yaptırılan olay görüntülerinde, sanığın elindeki cisimle katılanı darp ettiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahkemenin gerekçesinde sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a ve e) bentleri gereğince cezalandırılmasına karar verdiği ve iki nitelikli halin varlığı nedeniyle temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği anlaşılmakla, hüküm kısmında ayrıca 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin gösterilmemesi sonuca etkili olmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Olay ve olgular bölümündeki hususlar, sanık savunmaları, katılan beyanlar, adli raporlar, kamera görüntüleri, tanık beyanları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli kararında sanık ve müdafiinin temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafinin temyiz itirazının reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.