Başvurucular, 10/8/2004 tarihinde İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhlerine açılan sözleşmenin feshi ile tapu iptali ve tescil davasının halen devam ettiğini, yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir.
Başvurucular, 10/8/2004 tarihinde İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhlerine açılan sözleşmenin feshi ile tapu iptali ve tescil davasının halen devam ettiğini, yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talep etmişlerdir. Başvuru, 3/10/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. İkinci Bölümün 12/12/2013 tarihli ara kararı gereğince, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 14/2/2014 tarihli görüş yazısı başvuruculara tebliğ edilmiş olup, başvurucular vekili 6/3/2014 havale tarihli dilekçesinde, yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını bildirmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Y.K.Ç. ve A.Ş. ile müteahhit sıfatıyla S.S. Kutlu Birlik Konut Yapı Kooperatifi arasında 13/8/1996 tarihinde Kartal Noterliğinde “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” düzenlenmiş, E.E.E. kefil olarak sözleşmeyi imzalamıştır. Y.K.Ç. ve A.Ş. tarafından S.S. Kutlu Birlik Konut Yapı Kooperatifi ile E.E.E. aleyhine 22/3/2004 tarihinde, Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine aykırı davranıldığı ileri sürülerek sözleşmenin feshi, taşınmazların davacılar adlarına tapuya tescili, taşınmazların yıktırılması ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş, yargılamaya 2004/265 esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmiştir. a. Y.K.Ç. ve A.Ş. tarafından, başvurucular ve yirmi sekiz arkadaşı aleyhine 10/8/2004 tarihinde Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/633 esasında açılan davada, S.S. Kutlu Birlik Konut Yapı Kooperatifi ile yapılan gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine aykırı hareket edildiği, davalıların taşınmazları müteahhitten veya onun sattığı kişilerden devraldıkları ve iyiniyetli olmadıkları ileri sürülerek, anılan sözleşmenin feshine, taşınmazların davalılar adlarına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adlarına tapuya tecillerine, taşınmaz üzerindeki inşaatların yıktırılmasına, dava dosyasının Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/265 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, taşınmazlar üzerine devir ve temliki önlemek amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.b. Mahkemece, 23/11/2004 tarih ve E.2004/633, K.2004/681 sayılı ilamla, Mahkemenin 2004/265 esas sayılı dava dosyası ile aralarında irtibat bulunduğu gerekçesiyle her iki dava dosyasının birleştirilmesine, yargılamaya Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/265 esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir. a. Yine Y.K.Ç. ve A.Ş. tarafından dava konusu diğer taşınmazların malikleri aleyhine 10/8/2004 tarihinde Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/636 esasında açılan davada, S.S. Kutlu Birlik Konut Yapı Kooperatifi ile yapılan gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine aykırı hareket edildiği, davalıların taşınmazları müteahhitten veya onun sattığı kişilerden devraldıkları ve iyiniyetli olmadıkları ileri sürülerek, anılan sözleşmenin feshine, taşınmazların davalılar adlarına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adlarına tapuya tecillerine, taşınmaz üzerindeki inşaatların yıktırılmasına, davanın Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/265 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.b. Mahkemece, 23/11/2004 tarihinde, Mahkemenin 2004/265 esas sayılı dava dosyası ile aralarında irtibat bulunduğu gerekçesiyle her iki dava dosyasının birleştirilmesine, yargılamaya Kartal Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/265 esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir Kartal Asliye Hukuk Mahkemesince, 16/4/2004 tarihinde, tüm taşınmazlar üzerine dava sonuna kadar kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. Tedbir kararına yapılan itirazlar Mahkemece 2005 yılında reddedilmiştir. Kartal Adliyesinin kapatılmasından sonra, asıl ve birleşen davalarda yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi 17/1/2014 tarih ve E.2004/265, K.2014/5 sayılı kararla; düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, taşınmazların ½ hissesinin davacılar adlarına tapuya tescillerine, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar vermiştir. Karar temyiz edilmiş olup, henüz kesinleşmemiştir. B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 11/1/2011 tarih ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.” 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukuki sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması halinde hakimden, mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir.” 6100 sayılı Kanun’un maddesinin (2), (3) ve (4) numaralı fıkraları şöyledir:“…İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.…” 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Hakim iki taraftan birinin talebiyle davanın ikamesinden evvel veya sonra aşağıda gösterilen hal ve şekillerde ihtiyati tedbirler ittihazına karar verebilir: 1 – Menkul ve gayrimenkul malların ayni münazaalı ise bunun haciz veya yeddiadle tevdiine, 2 – Münazaalı şeyin muhafazası için lazımgelen her türlü tedbirlerin ittihazına,...” 1086 sayılı mülga Kanun’un maddesi şöyledir:“İtiraz arzuhal ile yapılır ve evrakı sübutiyeside arzuhale raptolunur. İhtiyati tedbir kararına itirazdan evvel dava ikame edilmiş ise itiraz arzuhali tahkikat hakimine verilir. 104 üncü maddenin son fıkrası hükmü mahfuzdur. İtiraz vukuunda hakim iki tarafı davet ve her birini istima ettikten sonra kararını tadil veya tebdil veya refedebilir. Şu kadar ki iki taraftan biri veya ikisi gelmezlerse evrak üzerine tetkikat icrasiyle karar verilir.”