10. Hukuk Dairesi 2011/10850 E. , 2012/18450 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :173-271 Davacı, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin değerli aylıklar ile cenaze giderinin tamamının davalılardan rücuan tahsilini istemiştir. Mahkeme, ilamında, davanın yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı ile davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâk…
**10. Hukuk Dairesi 2011/10850 E. , 2012/18450 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :173-271 Davacı, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin değerli aylıklar ile cenaze giderinin tamamının davalılardan rücuan tahsilini istemiştir. Mahkeme, ilamında, davanın yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı ile davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin tüm, davalı vekilini aşağı bend kapsamı dışında kalan, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, ilk peşin değerli aylıklar ile cenaze giderinin %100’ün 1479 sayılı Yasanın 63. maddesine göre tahsili istemine ilişkindir. Zararlandırıcı sigorta olayının; davalının aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrilmesi ve araç içindeki sigortalının ölmesi biçiminde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Olaya ilişkin Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan , kusur raporu içeriğine göre, mahkemece, davalının % 100 kusurlu kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 39. maddesinde; “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malül veya vazife malulü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurum zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilir” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63. maddesidir. Anılan madde uyarınca, davacı Kurumun rücu hakkı, kanundan doğan kendine özgü ve bağımsız rücu hakkı niteliğindedir. Bu madde kapsamında rücu edilecek kişilerin sorumlulukları, üçüncü bir kimsenin suç sayılır hareketi ile kanunda belirtilen sosyal sigorta yardımlarının yapılmasını gerektiren bir halin doğması ile sigortalı veya hak sahiplerine bu yardımların yapılması koşuluna bağlanmıştır.