9. Hukuk Dairesi 2025/9486 E. , 2026/1093 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2620 E., 2025/1915 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/260 E., 2023/267 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından haz…
9. Hukuk Dairesi 2025/9486 E. , 2026/1093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2620 E., 2025/1915 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/260 E., 2023/267 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde günlük ücret usulü çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz feshedildiğini, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma, hafta tatili, 41 aylık ücreti ile asgari geçim indirimi ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işçi olarak çalışmadığını, taraflar arasında davalının inşaatında kalıp yapılması hususunda anlaşma yapıldığını, yani taraflar arasındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi değil, eser sözleşmesi ilişkisi olduğunu, davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki deliller ve özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davacının davalıya ait inşaatta 06.07.2017-04.04.2020 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığı, taraflar arasındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ve ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait inşaatta kalıpçı olarak çalıştığı, çalışma süresi boyunca ücretleri eksik ödendiğinden iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabulü gerektiği ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini, bu yöndeki İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğunu ileri sürmüştür. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını, eser sözleşmesi yapıldığını, yapılan işin karşılığının ödendiğini, davacının alacağının bulunmadığını, davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini, çalıştığı süre boyunca ücret almadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve davacı tanıklarının müvekkiline karşı davaları olduğundan tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisi olup olmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatili, hafta tatili, ücret ile asgari geçim indirimi ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.