Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; Bu Kanunda, Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yay
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatif Kayseri .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasıyla müvekkil hakkında 24.000,00TL aidat alacağı, faiz ve faize faiz olmak üzere toplamda 54.992,00TL lik ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin yurt dışında olması nedeni ile süresinde itiraz edemediğini ve takibin kesinleştiğini, oysa müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, bugüne kadar bütün mali yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 29.06.2013 tarihinde yapılmış olan 2012 olağan genel kurulunun 8. maddesinde görüşülüp ve kabul edilen karar ile konut bedellerinin görüşüldüğünü ve normal kat daireler için 115.000,00TL olarak belirlendiğini, bu bedelin 31.08.2013 tarihine kadar ödenmesine karar verildiğini, müvekkilinin bu borcunu ödediğini, kooperatife başka herhangi bir borcu kalmadığını, sonradan geriye dönük müvekkile borç çıkarılmasının hukuken imkansız olduğunu, müvekkile yapılan takipteki borcun nevinin belirtilmediğini, konut bedelini zamanında eksiksiz olarak ödediğinden dolayı müvekkilin aidat borcu olmasının mümkün olmadığını, olsa olsa müvekkilinin genel giderlere katılma payı olabileceğini, onun da ihtardaki miktarın çok çok altında olması gerektiğini, zira başka bir üye için açılan menfi tespit davasında Kayseri .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında sunulan bilirkişi raporunda normal bir üyenin bugüne kadar ödediği aidat miktarının 84.560,00 TL olduğunun tespit edildiğini ve müvekkilinin 25.440,00TL fazla ödemesi olduğu gerekçesiyle davamızın kabulüne karar verildiğini, müvekkiline 2011 yılında o gün için çıkarılan konut maliyetinin tamamı olan 115.000,00TL'yi ödemek suretiyle peşin ödemeli ortak konumuna geçtiğini, o tarihten sonra müvekkiline borç çıkarılmasının hukuken mümkün olmadığını, gönderilen borç hesabının tamamen yanlış olduğunu, müvekkilin 24.000,00TL aidat borcu olmadığı gibi, birikmiş faizinin yasa gereği yıllık en fazla %18 olabilecekken aylık %4 hesabının kanuna aykırı olduğunu, ayrıca icra takibinde faize dahi faiz yürütüldüğünü, ödeme emrindeki 2.000,00TL olan alacakların haricindeki diğer alacak faiz olarak nitelendirildiğini ve onlara da yeniden faiz yürütüldüğünü, uyuşmazlığın çözümü için Kayseri Arabuluculuk Merkezine müracaat edilmiş, ancak yapılan görüşmelere rağmen 10.07.2019 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığını, belirterek müvekkilinin davalıya 54.992,00TL TL asıl alacak ve birikmiş faizi ile birlikte borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.