4. Ceza Dairesi 2014/30060 E. , 2014/35075 K. "İçtihat Metni" Hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair Sivas 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 27.01.2011 tarih ve 2010/24 Esas 2011/84 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 06.05.2014 gün ve 2013/3989 Esas 2014/15318 Karar sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz
**4. Ceza Dairesi 2014/30060 E. , 2014/35075 K.** **"İçtihat Metni"** Hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair Sivas 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 27.01.2011 tarih ve 2010/24 Esas 2011/84 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 06.05.2014 gün ve 2013/3989 Esas 2014/15318 Karar sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; İncelenen dosyada; sanığın Sivas Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu sırada, kendisine verilen disiplin cezasının kaldırılması için yaptığı itirazın reddedilmesi üzerine ... Başkanlığına hitaben yazdığı dilekçesinde "adaletin alnına kara leke sürdünüz. Yalan mı ? Bu kararınızı da ben tiksinerek kabul etmek zorunda kalacağım. Eğer ki infaz etmeme rağmen verilen haksız ve onursuzca cezalandırmayı despotça uygulattıran sizler bu kararı yok sayacak şekilde karar verirseniz açık ceza evine çıkabileceğim. Aksi halde PKK lı teröristten daha teröristi kendi ellerinizle yetiştirmiş olacaksınız." şeklindeki sözleri, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, yargı otoritesini sarsma veya tarafsızlığını bertaraf etme ya da muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide etme maksadıyla söylenmeyip, sanığın uğradığını düşündüğü haksızlığı dile getirme ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu, şikayet hakkı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA" oy birliği ile karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/06/2014 tarih ve 2011/245198 sayılı yazısı ile; “İtiraza konu uyuşmazlık, sanığın disiplin cezanın kaldırılması için ... Başkanlığına hitaben göndermiş olduğu 17/08/2009 tarihli dilekçesinde; sarf ettiği sözlerin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. Hakaret suçunda korunan hukuki değer " kişilerin, şeref haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı ve diğer kişiler nezdinde varolan saygınlığıdır. Hakaret suçunun düzenlendiği bölümün başlığı "şerefe karşı işlenen suçlar" dır. Bu bölümde yer alan suçlar bireylerin toplum nezdindeki değerlerini ve kendi iç dünyasında varolan değerleri korumayı amaçlamaktadır. hukuk düzeni her insanın ve diğer varlıkların, saygın ve onur sahibi olduğunu kabul etmektedir. Şeref kavramı sözü edilen kişinin hem iç hemde toplumda varolan değerlere herkesin saygı göstermesi gerekmektedir. Hakaret suçunun maddi unsurunu belirleyen seçimlik hareketlerin, Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırma şeklinde tanımlanmaktadır. Maddi olayda, ...'ın Ünye M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olduğu, Sivas E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı'nca şüpheliye kamu görevlisine hakaret etmesi nedeni ile 14/11/2008 tarih ve 2008/354 karar sayılı kararı ile 5275 sayılı CGTİHK 44 maddesinin 2. fıkrasının J bendi uyarınca 5 gün hücre hapis cezası verildiği, ancak sanık ... hakkında Ünye Devlet Hastanesi'nce verilen sağlık raporuna göre sanık ...'ın 5 gün hücre cezasını yerine getirmesinin sakıncalı olduğunun tespit edildiği ve bu sebeple sanığın, almış olduğu hücre hapis cezasının 5275 sayılı CGTİHK 48 maddesinin 3. fıkrasının C bendi uyarınca 10 gün ziyaretçi kabulünden men cezasına çevrildiği, sanık ...'ın almış olduğu ziyaretçi kabul cezasının kaldırılması için Ünye M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı'na itirazda bulunduğu, ancak disiplin kurulunca cezanın yasal kaldırılma süresi tamamlanmadığından cezanın kaldırılmamasına karar verilerek itirazın reddedildiği, bunun üzerine; Sanığın, ...'ne hitaben 17/08/2009 tarihinde dilekçe yazdığı, dilekçe içeriğinde, mahkeme heyetine hitaben almış olduğu disiplin cezasının onanmasını kastederek "adaletin alnına kara leke sürdünüz, yalan mı? Bu kararınızı da ben tiksinerek kabul etmek zorunda kalacağım. Eğer ki infaz etmeme rağmen verilen haksız ve onursuzca cezalandırmayı despotça uygulattıran sizler bu kararı yok sayacak şekilde karar verirseniz açık ceza evine çıkabileceğim. aksi halde pkk lı teröristten daha teröristi kendi ellerinizle yetiştirmiş olacaksınız." şeklindeki sözlerin, yargı otoritesini sarsma, küçük düşürme ve itibarsızlaştırma anlamına gelecek nitelikte olduğu ve sanığın sarf ettiği sözlerin yargı görevlilerini hiçe sayan ve görev yapamaz duruma getiren otorite zaafiyeti yaratacak nitelikte bulunduğu gözetilmelidir sanık ...'ın dilekçesinde yazılı sözlerin hakaret suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06/05/2014 gün ve 2013/3989 Esas, 2014/15318 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak sanığın işlediği kabul edilen hakaret suçunun onanmasına karar verilmesi istemiyle anılan karara itiraz edilmiştir. SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre, 1-İtirazımızın KABULÜNE, 2- Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06/05/2014 gün ve 2013/3989 Esas, 2014/15318 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3-Sivas 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 27/01/2011 tarih ve 2010/24 Esas ve 2011/84 Esas sayılı kararıyla sanık ...'ın TCK'nın 125/1-3/a, 43/2, 62 maddelerince 1 Yıl 15 Gün Hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün ONANMASINA, 4-İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- İTİRAZIN KAPSAMI İtiraz, hakaret suçundan, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulmasına dair, Dairemizin 06/05/2014 tarihli kararına ilişkindir. III- KARAR 5237 sayılı TCK’nın “hakaret” başlıklı 125. maddesinde; “ Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmüne yer verilmiştir. Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda; sanığın Sivas Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu sırada, kendisine verilen disiplin cezasının kaldırılması için yaptığı itirazın reddedilmesi üzerine ... Başkanlığına hitaben yazdığı dilekçesinde "adaletin alnına kara leke sürdünüz. Yalan mı ? Bu kararınızı da ben tiksinerek kabul etmek zorunda kalacağım. Eğer ki infaz etmeme rağmen verilen haksız ve onursuzca cezalandırmayı despotça uygulattıran sizler bu kararı yok sayacak şekilde karar verirseniz açık ceza evine çıkabileceğim. Aksi halde pkk lı teröristten daha teröristi kendi ellerinizle yetiştirmiş olacaksınız." şeklindeki sözlerinin rahatsız edici ve ağır eleştiri olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Ancak söylenen bu sözlerin somut bir fiil ya da olgu isnat etmek şeklinde olmadığı gibi, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek ağırlıkta sövme fiili olarak kabulü de suçla korunmak istenen değeri ölçüsüz bir şekilde genişletmek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum olacaktır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de ifade özgürlüğüne ilişkin Sözleşmenin 10. maddesini yorumlarken, çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirliliğin demokratik toplumunun karakteristik özelliklerinden olduğunu, bu değerlere sahip olmayan sistemin demokratik toplum olarak adlandırılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle ifade özgürlüğüne getirilecek sınırlamaların bu değerlere aykırı düşmemesi ve meşru amaçla orantılı olması gerektiğini, sadece zararsız ve lehte olan düşünceler değil, devlet veya toplumun bir bölümü için rahatsız edici, saldırgan veya şok edici düşüncelerin de maddenin korumasına gireceğini belirtmektedir. (Handyside v Birleşik Krallık A 24 (1976); 1 EHRR 737 para: 49 PC.) Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, yargı kararı ve açıklamalar ışığında, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek; Dairemizin 06.05.2014 tarih ve 2013/3989 Esas 2014/15318 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.