Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/3129 E. , 2024/7015 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/3129 Karar No : 2024/7015 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF: 1- ... Belediye Başkanlığı 2-... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Muğla İli, Bodrum …
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/3129 E. , 2024/7015 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/3129 Karar No : 2024/7015 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF: 1- ... Belediye Başkanlığı 2-... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Beldesi, ... Mevkii, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ... sayılı paftasının kıyı kenar çizgisinin deniz yüzeyinde yer alan kıyı bölümünde, ... Bulvarı No:... adresinde bulunan büfenin, yapımı tamamlandıktan sonra, davalı idarece, inşaatın yapı ruhsatı ve eki projesine aykırı yapıldığından bahisle mühürlenmesi ve mimari projesinin yol kotu uygulamasının iptal edilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 30.000,00-TL maddi zarar ile 10.000,00-TL mahrum kalınan karın, dava açma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının, Dairemizin 24/06/2019 tarih ve E:2014/10508, K:2019/6308 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle verilen temyize konu kararda; hiç inşa edilmemesi gereken bir yapının inşaasına izin vermesi ve yol kotunda yaptığı değişiklikler dolayısıyla büfenin kullanılamaz hale gelmesine sebep olan belediyenin hizmet kusurunun bulunduğu, ancak davacının uğradığı zararın tamamen tazminine karar verilebilmesi yalnızca yapının tamamının yapı ruhsatına ve imar mevzuatı kurallarına uygun olarak inşa edilmesi halinde söz konusu olacağından, uyuşmazlıkta, dava konusu büfenin 60 cm fazla inşa edilmesi sebebiyle davacının da kusuru bulunduğu, bu kusurun 3,00 metre yüksekliğinde inşa edilen büfede tadilat yapılarak 60 cm kısaltılmasının ve yapı ruhsatında belirlenen 2,40 seviyesine indirilerek yapı ruhsatına uygun hale getirilmesi ile mümkün olan bir kusur olduğu, davacının talep ettiği tazminat kalemlerinden, mahrum kalınan kar başlığı altındaki miktarın soyut ve gerçekleşmemiş bir zarara ilişkin olduğu; Bodrum Mal Müdürlüğü ile imzalanan kira sözleşmesinden ve bu sözleşme hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan zararın, anılan sözleşmenin, yapı ruhsatının düzenlenmesinden önce imzalandığı ve idarenin hatalı biçimde düzenlediği yapı ruhsatına güvenilerek tesis edilen bir sözleşme niteliğinde olmadığı görüldüğünden idarenin fiili ile anılan zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı; davacı tarafından sulh hukuk mahkemesinde açılan davada yatırılan yargı harçlarının bu dava kapsamında tazmini mümkün bir zarar niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, anılan kalemler yönünden davacının tazminat isteminin reddi gerektiği, Mahkemelerinin 29/09/2023 tarihli ara kararı üzerine cevaben gönderilen belgelerden dava konusu yapının kaldırıldığı anlaşıldığından, keşif yapma imkanın bulunmadığı, davacı tarafından yapının yapı ruhsatına ve imar mevzuatı kurallarına uygun olarak inşa edilmediği görüldüğünden davacının zararın oluşmasında tali kusurlu, davalı idarenin ise asli kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, bina bedeline ilişkin olarak, ... Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan E:... Değişik İş sayılı davada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda büfenin yapım maliyetinin 15.000,00 TL olduğu, dosyadaki alındı belgelerine göre plan proje tasdiki için 661,70 TL ödeme yapıldığı, elektrik ve mimari projeye ilişkin olarak ise ara kararı ile sorulmasına rağmen harcamaların davacı tarafından faturalandırılamadığı görülmekle 15.661,70 TL zararın kusur oranı göz önüne alınmak suretiyle 11.746,27 TL'lik kısmının davalı idarece (%75) tazmini gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.746,27 TL'nin dava tarihinden itibaren (18/02/2011) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, geriye kalan 28.253,73 TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİALARI : 1- Davacı tarafından; yapı ruhsatının verilmesinden de anlaşılacağı üzere, inşaata ilişkin mimari ve elektrik projesi, yetkili mimar ve mühendisler tarafından çizildiği ve bu işler için söz konusu uzmanlara ödeme yapıldığı, söz konusu işlemlerin 2009 yılında yaptırıldığı göz önüne alındığında bu ödemelerin belgelerinin temin edilememesinin olağan olduğu, ancak belge temin edilemediği için iş bu ödemelerin yapılmadığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Mahkemenin, mimarlar ve mühendisler odasından, 2009 yılına ait söz konusu Bodrum ilçesinde m² başına proje çizim fiyatlandırmasını talep ederek proje için yapılan ödemeleri tespit etmesi gerektiği, temyize konu kararın aleyhe olan kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2- Davalı idare tarafından; davalıya atfedilen kusur oranının yerinde olmadığı, davacının inşaat yasağına ve yapı ruhsatına aykırı inşaat yaptığı, dolayısıyla davalının tali kusurlu olduğu, yapı ruhsatının kazanılmış hak teşkil etmediği, temyize konu kararın aleyhe olan kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMASI : 1- Davacı tarafından, temyiz edilen kararın aleyhe olan kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. 2- Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50/4. maddesi uyarınca temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması gerektiğinden temyize konu kararın mimari proje ve elektrik projesi için talep edilen 2.500,00-TL maddi zararın tazminine ilişkin kısmının bozulmasına, mimari proje ve elektrik projesi için talep edilen 2.500,00-TL maddi zararın tazminine ilişkin kısmı dışındaki tazmin istemlerine dair kısmının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı ile Bodrum Mal Müdürlüğü arasında imzalanan 30/06/2009 tarihli kira sözleşmesi ile, ... Beldesi, ... Mevkii, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ... sayılı paftasında bulunan taşınmaz davacı tarafından kiralanmıştır. Davalı idare tarafından tarafından, yapının yol kotu üzeri yüksekliği ile toplam yüksekliği birbirine eşit (2,40 m.) olacak şekilde 6 m²’lik alanda büfe yapılması amacıyla ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatı düzenlenmiştir. Davacıya verilen ruhsat üzerine inşaatına başlanılan büfeye ilişkin olarak, dava konusu alanda mukim vatandaşların kaymakamlığa yaptıkları çok sayıda şikayet üzerine dosya kaymakamlık tarafından ilgili belediyeye gönderilmiş; belediye görevlilerince yerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 23/08/2009 tarihli yapı tatil tutanağı ile; yapının yol kotu üzeri yüksekliği 2,40 metre olması gerekirken yol kotu üzerinde 3,00 metre olarak inşa edildiği ve bu inşaatın inşaat yasağı olan dönemde yapıldığı tespit edilmiş ve yapı mühürlenmiştir. Turgutreis Belediye Encümeninin... tarih ve ... sayılı kararı ile; büfenin kotunun sehven yol kotundan verildiği anlaşıldığından bu uygulamanın iptal edilerek büfenin kumsal alan kotundan itibaren 2,40 m yüksekliğinde büfe projesinin tadil edilerek belediyeye sunulmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından, Turgutreis Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; davacının büfeye yönelik projesinin kumsal alan kotundan onaylanması gerekirken sehven yol kotundan onaylandığının tespiti üzerine anılan hatanın düzeltilmesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, anılan karar Dairemizin 07/04/2014 tarih ve E:2010/13027, K:2014/2719 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, Turgutreis Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı dolayısıyla, büfe için deniz kotunda belirlenen alanın ticarete elverişli olmayan ve görünmeyen bir konumda kaldığı, büfe inşaatı için 80.000-TL borca girildiği, büfenin yapılacağı alana ilişkin olarak Bodrum Mal Müdürlüğü ile imzalanan kira sözleşmesi nedeniyle Mal Müdürlüğüne kira ödemesi yapmak zorunda kaldığı, ruhsatın sehven yol kotunda verildiğinin belediye tarafından açıkça ifade edildiği, belediye büfe ruhsatını ilk aşamada sahil kotunda verseydi bu harcamaların hiçbirinin yapılmayacağı, Mal Müdürlüğüyle yapılan söleşmenin fiili imkansızlık nedeniyle fesh edileceği, bu nedenle belediyeden kaynaklanan kusur nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla, yapılan masraflar için şimdilik 30.000-TL (Mal Müdürlüğüne ödenen kira bedelleri, sözleşme damga vergisi, ... Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan E:... Değişik İş sayılı davada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapor ile yapının inşaat bedeli olarak belirlenen 15.000-TL, mimari proje ve elektrik projesi bedelleri, plan-proje ve kira sözleşmesinin noter onayına ilişkin masraflar, Bodrum Mal Müdürlüğüne verilen imza beyanı için yapılan ödemeler, sulh hukuk mahkemesinde açılan davada yatırılan yargıı harçları) ve büfenin açılamaması nedeniyle dava tarihine kadar mahrum kalınan kar için 10.000-TL olmak üzere uğranıldığı ileri sürülen zararın ve yoksun kalınan karın tazmini istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında, “İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun idari dava türlerinin tanımlandığı 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde tam yargı davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar şeklinde tanımlanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "Yapı ruhsatiyesi" başlıklı 21. maddesinde, "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir." hükmü ile aynı Kanunun "Ruhsat alma şartları" başlıklı 22. maddesinde, "Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir. Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir. Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir." hükmü yer almaktadır. Kıyı Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin "Kıyıda yapı" başlıklı 13. maddesinin (c) bendinde, “Kıyılarda ayrıca uygulama imar planı yapılmadan sabit olmayan duş, gölgelik, soyunma kabini, aralarında en az 150 metre mesafe olmak kaydı ile 6 m2 'yi geçmeyen büfe ve kirletici etkisi olmayan fosseptik yapımını gerektirmeyen seyyar tuvalet ve ahşap iskeleler” yapılması mümkün kılınmıştır. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Makina Mühendisleri Odası Serbest Müşavirlik ve Mühendislik Hizmetleri ve Asgari Ücret Yönetmeliği'nin 5. maddesinde "Serbest mühendislik ve/veya müşavirlik hizmetleri asgari ücretleri MMO Yönetim Kurulunca (Değişik ibare:RG-6/8/2011-28017) yılda 1 kez belirlenir ve tebliğlerle ilan edilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kararın, mimari proje ve elektrik projesi için talep edilen 2.500,00-TL maddi zararın tazminine ilişkin kısmı ile ilgili olarak; Uyuşmazlıkta; Dairemizin 24/06/2019 tarih ve E:2014/10508, K:2019/6308 sayılı bozma kararı üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararı ile, elektrik ve mimari projeye ilişkin olarak ise ara kararı ile sorulmasına rağmen harcamaların davacı tarafından faturalandırılamadığının görüldüğü gerekçesiyle davanın mimari proje ve elektrik projesi için talep edilen 2.500,00-TL maddi zararın tazminine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından mimari ve elektrik projesi için 2009 yılında ödeme yapıldığı, ancak belgelerin temin edilemediği için iş bu ödemelerin yapılmadığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Mahkemenin, mimarlar ve mühendisler odasından, 2009 yılına ait söz konusu Bodrum ilçesinde m² başına proje çizim fiyatlandırmasını talep ederek proje için yapılan ödemeleri tespit etmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Makina Mühendisleri Odası Serbest Müşavirlik ve Mühendislik Hizmetleri ve Asgari Ücret Yönetmeliği'nin 5. maddesi uyarınca serbest mühendislik hizmetlerine ilişkin asgari ücretler her yıl Mühendis ve Mimar Odası Yönetim kurullarınca belirlenmektedir. Bu durumda; davacı tarafından anılan proje bedellerine ilişkin ödeme belgesi sunulamamış olsa da, davacıya ait büfe için ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği dikkate alındığında, davalı idareden yapı ruhsatı için mimari proje ile elektrik projesinin sunulup sunulmadığının araştırılarak anılan projelerin belediyeye sunulduğunun anlaşılması halinde projelerin düzenlendiği yıla ilişkin Mühendis ve Mimar Odası Yönetim kurullarınca anılan projeler için belirlenen asgari ücret tutarlarının uyuşmazlıktaki kusur oranı göz önüne alınmak suretiyle tazminine karar verilmesi gerektiğinden, bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak verilen temyize konu kararın davanın mimari proje ve elektrik projesi için talep edilen 2.500,00-TL maddi zararın tazminine ilişkin kısmı yönünden reddine ilişkin kısmında isabet görülmemiştir. Temyize konu kararın, mimari proje ve elektrik projesi için talep edilen 2.500,00-TL maddi zararın tazminine ilişkin kısmı dışındaki tazmin istemlerine dair kısmına gelince; İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, mimari proje ve elektrik projesi için talep edilen 2.500,00-TL maddi zararın tazminine ilişkin kısmı dışındaki tazmin istemlerine dair kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulune, kısmen reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının mimari proje ve elektrik projesi için talep edilen ...-TL maddi zararın tazminine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Kararın, mimari proje ve elektrik projesi için talep edilen ...-TL maddi zararın tazminine ilişkin kısmı dışındaki tazmin istemlerine dair kısmının ONANMASINA, 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 26/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Beldesi, ... Mevkii, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ... sayılı paftasının kıyı kenar çizgisinin deniz yüzeyinde yer alan kıyı bölümünde, ... Bulvarı No:... adresinde bulunan büfenin, yapımı tamamlandıktan sonra, davalı idarece, inşaatın yapı ruhsatı ve eki projesine aykırı yapıldığından bahisle mühürlenmesi ve mimari projesinin yol kotu uygulamasının iptal edilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 30.000,00-TL maddi zarar ile 10.000,00-TL mahrum kalınan karın, dava açma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; davalı idare tarafından, yapının yol kotu üzeri yüksekliği ile toplam yüksekliği birbirine eşit (2,40 m.) olacak şekilde 6 m²’lik alanda büfe yapılması amacıyla ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatının düzenlendiği, davacı tarafından büfenin kıyı kenar çizgisinin deniz yüzeyinde yer alan kıyı bölümünde 3,00 metre olarak inşa edildiği, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin E:... D. İş sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 27/09/2010 tarihli bilirkişi raporunda "deniz seviyesinde büfeyi yapmanın olanak dışı olduğu, deniz suyunun büfe temeline kadar geldiği, deniz seviyesindeki büfenin çalışmasının deniz suyunun zaman zaman yükselmesi ve kıyıya kadar gelmesi sebebiyle mümkün olmadığı" değerlendirmesine yer verildiği ve bilirkişi raporunda yer verilen resimlerden büfenin deniz suyuna yakın şekilde kumsalda olduğunun görüldüğü anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesince; hiç inşa edilmemesi gereken bir yapının inşaasına izin vermesi ve yol kotunda yaptığı değişiklikler dolayısıyla büfenin kullanılamaz hale gelmesine sebep olan belediyenin hizmet kusurunun bulunduğu, davacı tarafından yapının yapı ruhsatına ve imar mevzuatı kurallarına uygun olarak inşa edilmediği görüldüğünden davacının zararın oluşmasında tali kusurlu, davalı idarenin ise asli kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, bina bedeline ilişkin olarak, ... Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan E:... Değişik İş sayılı davada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda büfenin yapım maliyetinin 15.000,00 TL olduğu, dosyadaki alındı belgelerine göre plan proje tasdiki için 661,70 TL ödeme yapıldığı, 15.661,70 TL zararın kusur oranı göz önüne alınmak suretiyle 11.746,27 TL'lik kısmının davalı idarece (%75) tazmini gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.746,27 TL'nin dava tarihinden itibaren (18/02/2011) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, geriye kalan 28.253,73 TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporundaki tespit ve büfenin denize olan konumu dikkate alındığında, davalı belediye tarafından yapı ruhsatı düzenlenen denize neredeyse sıfır konumda kumsalda olan anılan taşınmaz üzerinde yapı yapılamayacağı hususunun davacı tarafından öngörülebilecek ve bilinebilecek durumda olduğu açıktır. Davacı tarafından, anılan taşınmaz üzerinde yapı yapılamayacağının öngörülebilir nitelikte olması sebebiyle davacının büfenin kaldırılmasının sonuçlarına katlanması gerektiği ve büfenin yapımı nedeniyle davalı idarenin tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Kaldı ki davacı vekili tarafından, dava dilekçesinde davacının deniz kıyısına sıfır kot ile büfe inşa etmesinin imkansız olduğu, deniz sularının büfenin yapılması istenilen yere kadar geldiği ve söz konusu yerin su altında kaldığı belirtilmek suretiyle anılan taşınmaz üzerinde yapı yapılamayacağının öngörülebilir nitelikte olduğu ikrar edilmiştir. Bu durumda; davacı tarafından yapı ruhsatı verilen anılan taşınmazın bulunduğu alanın yapı yapılması yasaklı alan olduğunun ve yapıyı yapması halinde mutlaka kaldırmak zorunda kalacağının öngörülebilir olduğu, davacı tarafından bu açık öngörülebilirliğe rağmen büfenin inşa edildiği, dolayısıyla büfenin yapımı nedeniyle davalı idarenin tazmin yükümlülüğü bulunmadığından, temyize konu kararın kabule ilişkin kısmının bozulması, redde ilişkin kısmının onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.