Ceza Genel Kurulu 2010/9-196 E. , 2010/228 K. "" Tebliğname: 2009/202828 Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Sanık S....D...’nun, taksirle ölüme neden olmak suçundan, 765 sayılı TCY’nın 455/1, 59 ve 2918 sayılı Yasanın 118. maddeleri uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis, 407 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geçici olarak geri alınmasına ilişkin, Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.05.2006 gün ve 441-197 sayılı hüküm, sanık müdafii ta…
**Ceza Genel Kurulu 2010/9-196 E. , 2010/228 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname: 2009/202828 Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Sanık S....D...’nun, taksirle ölüme neden olmak suçundan, 765 sayılı TCY’nın 455/1, 59 ve 2918 sayılı Yasanın 118. maddeleri uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis, 407 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geçici olarak geri alınmasına ilişkin, Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.05.2006 gün ve 441-197 sayılı hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 23.10.2008 gün ve 10716-11410 sayı ile; “…Taksirli hareket sonucu meydana gelen olayda eşinin ölmüş olması nedeniyle sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olduğu, bu nedenle de 5237 sayılı TCK'nun 22/6. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi” isabetsizliğinden bozulmuştur. Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesince 17.06.2009 gün ve 56-361 sayı ile; “...5237 sayılı TCK'nun 22/6. maddesinde açıkça vurgulandığı üzere taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevî durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açacaksa ceza verilmez. Burada söz konusu olan netice yani ‘eşin ölümü’ tek başına 5237 sayılı TCK'nun 22/6. maddesinin uygulanması için gerek ve yeter koşul değildir. Anılan madde gereğince ceza verilmemesi için sanığa ceza verildiği takdirde, cezanın infazından dolayı kişisel olarak mağdur olacaksa ya da aile sorumluluklarını yerine getirememeden dolayı kendisinden başka ailesinin de mağdur olacağının gerçekleşmesi gerekir. Örneğin, kazada sanık da ağır şekilde yaralanmış veya uzuvlarından birini kaybetmiş olabilir veya kazadan sağ kurtulmasına rağmen felç olmuş olabilir. Artık bu durumda verilecek ceza eşini kaybetmenin yanında, cezanın infazı telafi edilemeyecek zarara yol açabilir. Yine sanığın taksirli fiili dışında kişi ya da unsurların kazanın oluşumunda kusuru da bulunabilir. Ancak bu ve benzeri durumlarda olaysal olarak yapılacak değerlendirme sonucu 5237 sayılı TCK'nun 22/6. maddesinde belirtilen unsurun gerçekleştiğini kabul etmek gerekir. Oysa dosya içinde mevcut sanığın tıbbi raporundan anlaşıldığı üzere kaza nedeniyle yaralanmamıştır. Yine hükme esas alınan kusur raporlarından anlaşılacağı üzere sanıktan başka kazanın oluşumuna etken kusuru bulunan başka kimse de yoktur.