TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2025 NUMARASI : 2025/1158 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/261 KARAR NO : 2026/299 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2025 NUMARASI : 2025/1158 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 09/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Adana ili, Ceyhan İlçesi, ... kasabasında bulunan ... ... SANTRALİ'nin ... PROJESİ kapsamında bazı inşaat işlerini kapsayacak şekilde bir takım hizmetleri kapsayan bir hizmet ilişkisi kurulduğunu, gerekli hizmetin tamamlatılmasının sağlandığını, bu kapsamda belirtilen tüm inşaat işleri ve verilen hizmetler ile alınan malzeme kapsamında ve yine işçilik kayıpları da dahil olmak üzere hakediş fatura düzenlenip kesildiğini, müvekkili şirketin bu süreçte davalıya verdiği hizmete karşılık çeşitli tarihlerde fatura düzenlediğini, ancak fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı hakkında İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, ancak takibe itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve müvekkili şirketin alacağı yönünde telafisi imkansız bir durumun doğmaması adına makul bir teminat karşılığında davalı borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının yeter miktarda ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 15/12/2025 tarihli ara karar ile; taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden davacı vekilinin davalı şirket adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarda ihtiyati haciz konulmasına ilişkin talebi yaklaşık ispat kuralı gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz isteminin bu aşamada reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 06/01/2026 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; davacının ipoteksiz ve rehinsiz olan alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre davalı borçlunun borçlarının olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali olması ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ( 6.615.901,01 TL gibi büyük bir riskin doğacağı) ihtimali göz önüne alınarak, davalı borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarda ihtiyati haczine karar verilmesi gerektiğini, davalı yanın da takibe konu edilen faturayı ticari defterlerine alıp vergi beyanamesine de eklediğine göre ve davalı yanın da iade faturası dahi düzenleyip göndermediğine göre aranan yaklaşık ispat hususunun dava ve alacakları açısından gerçekleştiğini, ayrıca alacak miktarının çok yüksek olması nedeniyle davacının alacağının büyük risk altına girmiş olduğunu ve dava sürecinde borçlunun mallarını kaçırma olasılığının yüksek bir ihtimal olup büyük bir risk doğuracağını, bu nedenlerle ihtiyati haciz red kararının hukuka aykırı olduğunu beyanla yerel mahkeme ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne kararının verilmesini talep etmiştir. İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Dosya muhteviyatı, davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olduğu ve mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin ispat aranmamakla birlikte davanın esası yönünden tedbir talep edenin haklılığının yaklaşık olarak ispatının arandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bu aşamada yaklaşık ispat koşulu sağlanamadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 Sayılı HMK 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı deliller ile yasanın gerektirdiği nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1.bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/12/2025 tarih ve 2025/1158 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 09/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.