11. Ceza Dairesi 2023/2689 E. , 2024/3024 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/6349 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2022 tarihli ve 20…
**11. Ceza Dairesi 2023/2689 E. , 2024/3024 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/6349 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2022 tarihli ve 2022/64862 Soruşturma, 2022/38944 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii Adana 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 15.11.2022 tarihli ve 2022/6349 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 15.11.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.04.2023 tarihli ve 2022/32363 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/42692 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/42692 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, Adana 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/11/2022 tarihli kararı ile şüphelinin şirketle ilgisinin olup olmadığının araştırılması, ifadesinin alınması, herhangi bir dolandırıcılık suçunun olup olmadığına ilişkin araştırma yapılması gerektiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 173/4. maddesi uyarınca iddianame düzenlenmek üzere dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, esasen kararın gerekçesinin eksik soruşturmaya dayalı soruşturmanın genişletilmesi kararı niteliğinde olduğu, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi hâlinde Cumhuriyet savcılığından talep edilen hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği halde henüz soruşturmanın genişletilmesi sonucu toplanacak delilleri beklemeden doğrudan iddianame düzenlenmek üzere dosyanın Cumhuriyet savcılığına iade edilmesinin kararda çelişki yarattığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia edilmesini müteakip başlatılan soruşturma kapsamında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2022 tarihli ve 2022/64862 Soruşturma, 2022/38944 Karar sayılı kararı ile "...müşteki ile şüpheliler arasındaki uyuşmazlığın alacak-verecek ilişkisine dayalı olduğu, şikayete konu olayda dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı ve soruşturmaya konu olayın hukuki ihtilaf olarak değerlendirildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde müştekinin şikayetine konu olay ile ilgili olarak herhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı..." gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, Adana 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 15.11.2022 tarihli ve 2022/6349 Değişik İş sayılı kararının gerekçesinde "...şüphelinin şirketle ilgisinin olup olmadığının araştırılması, ifadesinin alınması, herhangi bir dolandırıcılık suçunun olup olmadığına ilişkin araştırma yapılması..." gerektiğinin belirtilmesine rağmen, karar bölümünde; "... itirazın kabulüne ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kaldırılmasına, itiraz yerinde görüldüğünden şüpheli hakkında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 173/4. gereğince iddianame düzenlenmek üzere dosyanın Adana Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmesine..." denilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan, "Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir...", " Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, Sulh Ceza Hakimliğinin gerekçesinin soruşturmanın genişletilmesi niteliğinde bulunduğu ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilgili eksiklikler giderilerek yapılacak soruşturma sonrası itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, şüpheli hakkında iddianame düzenlenmesi bakımından itirazın kabulüne karar verilmek suretiyle gerekçe ile karar arasında çelişkiye neden olunması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Adana 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 15.11.2022 tarihli ve 2022/6349 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2024 tarihinde karar verildi.