4. Hukuk Dairesi 2010/9409 E. , 2010/11103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı AYEDAŞ Genel Müdürlüğü ve diğerleri aleyhine 20/02/2001 ve 02/12/2009 gününde verilen dilekçeler ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan AYEDAŞ vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar veril
**4. Hukuk Dairesi 2010/9409 E. , 2010/11103 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı AYEDAŞ Genel Müdürlüğü ve diğerleri aleyhine 20/02/2001 ve 02/12/2009 gününde verilen dilekçeler ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan AYEDAŞ vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, elektrik çarpması nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalılardan AYEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından temyiz olunmuştur. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Davaya konu olayın oluş biçimi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 30.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 25.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm bölümünün manevi tazminat takdirine ilişkin 3 nolu bendinde yer alan “…30.000,00…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…25.000,00…” sayı dizisinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin ilk paragrafında yer alan “…16.000,00…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…15.703,00…” sayı dizisinin yazılmasına; ayrı bir paragraf olarak “Reddedilen manevi tazminat nedeniyle karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2. maddesi gereğince hesap ve takdir olunan 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacı yandan alınıp davalı yana verilmesine,” biçimindeki tümcenin eklenmesine; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.