(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/5062 E. , 2012/12489 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tüketicinin açtığı menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, maliki olduğu ve konut olarak kullandığı evine su abonesi olmak için müracaatında, davalı kurumun toplam…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/5062 E. , 2012/12489 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tüketicinin açtığı menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, maliki olduğu ve konut olarak kullandığı evine su abonesi olmak için müracaatında, davalı kurumun toplam 2900 TL kanal katılım ve şebeke bedeli istediğini, istenen bedelin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kanal katılım ve şebeke bedeli ödenmeksizin abonelik tesisine, talep edilen bu miktardan sorumlu olmadığının veya ne miktarda sorumlu olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, davacı tarafın kanal katılım ve şebeke bedeli olarak 1088,52 TL'den sorumlu olduğunun tespiti ile bu miktar dışında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, su abonesi olabilmek için kendisinden toplam 2900 TL kanal katılım ve şebeke bedeli istendiğini belirterek, bu bedel alınmaksızın abone yapılmasına karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, 1088,52 TL.den sorumlu olduğunun tespiti ile bakiye 1811,48 TL.den sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Böyle olunca davanın kabulüne denilmiş olmasına rağmen gerekçe ve hüküm fıkrasının devamından davanın kısmen kabul edildiği, zuhulen davanın kabulüne denildiği sonucuna varılmıştır. Buna göre de, reddedilen 1088,52 TL.lık kısım için davalı lehine 130,62 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7.maddisi gereğidir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine 2. bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 1 no.lu bendinde yer alan davanın kabulüne cümlesinin "Davanın kısmen kabulüne" olarak düzeltilmesine, 5 nolu bendinden sonra gelmek üzere 6.bent olarak "Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için 130,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" cümlesinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 214,55 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.