Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Davacı vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle, müvekkilinin TPMK’da ... nosuyla tescilli ''...'' ibareli markasının bulunduğunu davalının müvekkiline ait tescilli markayı ambalajlarında kullandığını bu durumun marka hakkına tecavüz ettiğini belirterek öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla davalının ''...'' markasını kullanmasının engellenmesi, piyasaya sürülmesinin durdurulması, çerezmix ibareli bütün ambalajlara el konulmasını, ... ibareli reklamların bütün mecralarda engellenmesini talep etmiş ayrıca davacının bu ibareli ambalajları piyasaya sürerek ve bu markayı reklamlarda kullanarak tecavüzde bulunduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve tecavüzün engellenmesini, davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden işareti (...) üzerinde taşıyan ambalajlara sahip malların piyasaya sürülmesinin ve satışının durdurulmasına, el konulmasına, imhasına, davanın esasına ilişkin kesinleşmiş kararın tirajı 50.000'den fazla olan gazetede masrafı davalıdan alınarak ilan edilmesini ve yargılama ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı-karşı davacı cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin TPMK nezdinde kayıtlı çok tanınmış ... markasının yanında birçok markanın da hak sahibi olduğunu, müvekkilinin ... ibareli ve ... başvuru numaralı markanın da hak sahibi olduğunu, müvekkili şirketin 1965 yılından beri ... bünyesinde bir şirket olduğunu ve dünyanın en büyük tuzlu çerez şirketi konumunda olduğunu, dünya genelinde 40’tan fazla ülkede faaliyet gösterdiğini, 120’den fazla ülkede tüketicilere pazarlanmakta ve aralarında Türkiye’nin de bulunduğu onlarca ülkede ürünlerinin üretiminin gerçekleştirmekte olduğunu, müvekkiline ait “...” markasının tüm Türkiye’de çok meşhur ve doğrudan müvekkili ile ilişkilendirilen bir marka olup, müvekkili şirket tarafından çatı marka olarak da kullanıldığını, müvekkilinin tanınmış markası ...’nın betimleyici ibarelerle birlikte kullanımlarına örnek markalardan birkaçının ... no. ..., ... no. ..., ... no. ... tescil nolu olduğunu, müvekkiline ait ... markasının davacıya ait ... markasıyla aynı veya benzer olduğunun ve dolayısıyla tecavüz fiilinin gerçekleştiğinin kabulünün mümkün olmadığını, aksine tescili elde edilmiş ... markasının 30.sınıfta betimleyici olduğundan sektörde her kesim tarafından kullanıma açık olduğunu, müvekkili markasının bütünsel olarak davacı markasından farklı olduğunu, bu farklılığı yaratan en büyük etkenin müvekkilinin çatı markasının olduğunu, tüm Türkiye’de tanınmış olan ... markasının ek ve tanımlayıcı ibare olan ... ile kullanılmasının davacının "..." ibaresine tecavüz fiili oluşturmadığını, TPMK’da “...” ve "..." ibarelerinin çeşitli eklerle çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren birçok firma adına tescil edilmesinin bu ibarenin TPMK tarafından da zayıf bir ibare olarak kabul edildiğini gösterdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, 15/08/2017 tarihinde başvurusu yapılan ve bültende yayınlanan markaya karşı davacının herhangi bir itirazda bulunmadığını, ancak müvekkilinin ürünü piyasaya çıktıktan ve yayıldıktan sonra söz konusu davayı açtığını, iddia ederek asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, karşı davasına ilişkin olarak; davacı-karşı davalıya ait markanın tescile kavuşmasının bir hata olduğunu, mutlak ret nedenleri bazında markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, söz konusu marka ibaresi olarak yalnızca ve yalnızca ...ibaresini içerdiğini ve söz konusu ibarenin özellikle 30.sınıf bakımından betimleyici olduğunu, markanın şekli nedeniyle betimleyici ve ayırt ediciliği bulunmayan bu ibarenin kullanımının tek bir hak sahibinin tekeline verilmesinin kabul edilemeyeceğini, ... ibarelerinin ortalama tüketici nezdinde "... "i ifade ettiğini, ... ifadesinin yabancı kökenli bir ibare olmasına rağmen ‘karışık’ anlamına geldiğinin kabulü gerektiğini, herhangi bir ayırt ediciliği bulunmayan ve üstüne üstlük betimleyici bir anlamı bulunan ... markasının sicilde var olmaması gerektiğini, davacı-karşı davalının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne ve dürüstlük kuralına da aykırı davrandığını, davacı-karşı davalının hasbelkader ve kötüniyetli elde ettiği ... ibareli tescillerine dayalı olarak dava açması ve hükümsüzlük talebinde bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu iddia ederek, davacı-karşı davalıya ait ... "..." ibareli marka üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ve muarazanın men’ine, davacı-karşı davalı adına kayıtlı ... şekil ibareli markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle, “...” işaretinin bir markanın bütün fonksiyonlarını hak sahibine sağladığını, karşı davacının “...” işaretini kullanmaya başlaması ve diğer taraftan TPMK nezdinde 15/08/2017 tarihinde, ... numarasıyla “...” markasının tescili için başvuruda bulunması ile “...” işaretini, malın menşeini gösterme, malı diğerlerinden ayırt etme, reklam, alıcıyı çekme (itibar) amacıyla kullanmaya başlandığını gösterdiği, zira karşı davacının bu şekilde bir amacı olmasa, “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek için TPMK nezdinde tescil başvurusunda bulunmayacağını, reklam filmlerinde “...” çıktı ibaresini kullanmayacağını, satış fişlerinde ve faturalarında malı “...” olarak tanımlamayacağını belirterek, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin alkolsüz içecek sektöründe dünyanın en büyük şirketlerinden biri olup, atıştırmalık çerez sektöründe de dünyadaki en büyük satıcı unvanına da sahip bir şirket olduğunu, müvekkilinin çok sayıda tanınmış ve TPE nezdinde tescilli markalarının bulunduğunu, bunlardan ... nolu "..." ve "..." markalarının de TPE nezdinde adına tescilli olduğunu, davalıya ait ... no ile tescilli "..." markasının davacıya ait ... nolu "..." ibareli markasıyla birebir ayırt edilmeyecek derecede benzer olduğunu iddia ederek markaya tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, davalı adına ... no ile tescilli "..." markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, markanın dava sonuçlanıncaya kadar 3.şahıslara devrinin tedbiren önlenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.