TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/148 Esas KARAR NO : 2026/74 DAVA : Tanıma Ve Tenfiz DAVA TARİHİ : 24/02/2025 KARAR TARİHİ : 05/02/2026 G.KARAR YAZIM TARİHİ : 24/02/2026 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...İnşaat ve Mühendislik A.Ş. İle davalı Libya Devleti arasındaki uyuşmazlık Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) nezdinde tahkim yargılaması ile çö…
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/148 Esas - 2026/74 T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/148 Esas KARAR NO : 2026/74 DAVA : Tanıma Ve Tenfiz DAVA TARİHİ : 24/02/2025 KARAR TARİHİ : 05/02/2026 G.KARAR YAZIM TARİHİ : 24/02/2026 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...İnşaat ve Mühendislik A.Ş. İle davalı Libya Devleti arasındaki uyuşmazlık Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) nezdinde tahkim yargılaması ile çözümlenmesinin amaçlandığını, tahkim yargılamasında hakem heyetinin öncelikle 04 Şubat 2020 tarihinde Kısmi Tahkim Kararını, 23 Kasım 2021 tarihinde de Nihai Tahkim Kararını verdiğini, Türkiye'nin taraf olduğu 10 Haziran 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi kapsamında olan uyuşmazlık neticesinde verilen Nihai Kararın, Fransız Temyiz Mahkemesinde derdest olup henüz kesinleşmediğini, kararın hakemlerin yetkisi dahilinde verilmediği durumları düzenleyen ve kamu düzenine aykırılık hallerini tanıma ve tenfiz engeli sayan maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, huzurda açılan davanın beraberinde ... .... .... Esas numarasıyla Nihai Tahkim Kararının tenfizi amacıyla Libya Devleti tarafından dava açıldığını, Nihai Tahkim Kararının icra edilebilir olmadığını, daha önce verilen kesin hüküm teşkil eden iş bu dava ile tanınması veya tenfizi istenen Kısmi Tahkim Kararı'yla da açık bir şekilde çeliştiğini, Kısmi Tahkim Kararı'nın niteliği itibariyle kesin hüküm teşkil eden ve müvekkili şirket lehine esaslı haklar tesis eden bir tahkim kararı niteliğinde olduğunu belirterek, ICC nezdinde görülmüş olan ICC 22137/ZF/AYZ numaralı tahkim çerçevesinde verilmiş olan 04/02/202 tarihli Kısmi Tahkim Kararı'nın tanınması ve tenfizini talep etmektedir. SAVUNMA : Davalı vekili savunmasında özetle; Davacının iş bu dava ile, Uluslararası Ticaret Odası nezdinde yürütülen aynı tahkim yargılaması kapsamında verilmiş olan Kısmi Tahkim Kararı'na dayanarak, daha önce Türk Mahkemeleri önünde ileri sürmüş olduğu iddia ve itirazlarını ikinci kez ve bu defa farklı bir mahkeme önünde yeniden gündeme getirdiğini, eldeki uyuşmazlığın temelinin hukuken birbirini tamamlayan iki tahkim kararının oluşturduğunu, uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, Libya Devleti'nin tacir olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın ticari nitelik taşımadığını, Kısmi Tahkim kararında yer alan hususların esasen Nihai Tahkim Kararı ile birlikte tenfizine karar verildiğini ve halen istinaf incelemesine konu olduğunu, bu nedenle davacının Kısmi Tahkim Kararının tanınması talebinde hukuki yararının bulunmadığını, Kısmi Tahkim Kararı ile Nihai Tahkim Kararı arasında herhangi bir çelişki bulunmadığını ve kamu düzeni ihlali iddiasının hukuken dayanaksız olduğunu, davacının itirazlarının esasen Nihai Hakem Kararına karşı olduğunu, söz konusu itirazların da Nihai Hakem Kararının tenfizine ilişkin açılan davada değerlendirilmesi gerektiğini, iş bu davanın öncelikle görev yönünden reddedilmesi gerektiğini, görevli olduğu kanaatine varması halinde ise daha önce incelenmiş ve karara bağlanmış hususların yeniden yargılamaya konu edilemeyeceğinin açık olduğunu belirterek, davanın usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tamamının davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Mahkemesi'nin kararının tenfizi talebine ilişkindir. Davalının görev itirazına ilişkin olarak; 5718 sayılı MÖHUK 60/2. maddede yabancı hakem kararlarının tenfizinde asliye mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş ancak asliye hukuk veya asliye ticaret şeklinde bir ayrıma da yer verilmemiştir. Buradaki asliye mahkemesi ibaresinin ticaret mahkemesini de kapsayıp kapsamadığı yönünden ticaret mahkemesinin görevine ilişkin yasa hükümlerine de bakmak gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması, yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK. veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünden düzenleme olması gerekmektedir. Anılan Kanunun 5.maddesinde ise, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olup, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda davacı taraf tacir olmakla birlikte davalı Libya Devleti tacir olmadığından, davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesi görevlidir ( Benzer davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2021/1158 Esas, 2021/1074 Karar sayılı, 01/06/2021 Tarihli kararında da belirtildiği gibi). Buna göre HMK 114/1-c maddesinde düzenlenen "mahkemenin görevli olması" dava şartı bulunmadığından aynı yasanın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Açılan davada HMK 114/1-c maddesinde düzenlenen "mahkemenin görevli olması" dava şartı bulunmadığından HMK 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-Süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2026