T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/281 Esas KARAR NO : 2025/1571 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2021 NUMARASI : 2021/585 Esas, 2021/1043 Karar DAVANIN KONUSU: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ: 27/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava di…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/281 Esas KARAR NO : 2025/1571 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2021 NUMARASI : 2021/585 Esas, 2021/1043 Karar DAVANIN KONUSU: Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ: 27/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı ve aynı zamanda denetçisi olduğunu, davalı kooperatifin 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin 12/08/2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirdiği şekilde birçok sorun ve usulsüzlük yaşandığını, denetçi olarak önceden yapılan usulsüzlük uyarılarının ve taleplerinin dinlenmediğini, kanuna aykırı kararlar alındığını ileri sürerek dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirdiği nedenlerle davalı kooperatifin 12/08/2021 tarihli Olağan Genel Kurul'unun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin genel kurul kararlarının iptalini gerektiren herhangi bir neden olmadığını, dilekçede ileri sürülen iddiaların yersiz olduğunu; toplantıya çağrının yasaya ve ana sözleşmeye uygun yapıldığını ve üyelere bildirildiğini, ilk toplantıda çoğunluk sağlanamaması nedeniyle ikinci toplantının yapıldığını, genel kurulda kararların nisaba göre alındığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; somut olayda; davacı taraf üyesi ve denetçisi olduğu davalı kooperatifin 12/08/2021 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan kararların dilekçede ileri sürülen nedenlerle iptalini istemiş ise de; davacının toplantıya katıldığı ve iptali istenen kararlara ilişkin karşı oy kullandığı ancak, keyfiyeti (muhalefeti) tutanağa yazdırmadığı, diğer yandan, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü'ne davacı tarafça yapılan itirazın, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, muhalefetin alınan karara karşı yapılması gerektiği, bu haliyle, davacının dava konusu yaptığı genel kurul toplantısının iptalini dava etme hakkı bulunmadığı, başka bir anlatımla, genel kurula katılıp alınan kararlara sadece karşı oy kullanan ancak, muhalefet şerhini yazdırmayan davacının genel kurulda alınan kararların iptalini isteyemeyeceği, açıklanan nedenlerle, genel kurulda alınan kararlara karşı oy kullanan ancak, alınan kararlara yönelik muhalefetlerini tutanağa geçirmeyen davacının Kooperatifler Kanununu 53.md gereği dava açma hakkının bulunmadığı, başka bir anlatımla bu konudaki özel dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı istinaf nedenleri olarak; ilk derece Mahkemesince 11.10.2021 tarihli ihtiyati tedbir taleplerine dair bir ara karar kurmadığını, gerekçeli kararda da bu konuda bir atfın bulunmadığını, bu dilekçede değerlendirilmemiş hususların devam ettiğini ve geçen zamanda da dikkatle öneminin artarak sürdüğünü, kararda belirtilen gerekçenin davalı cevap dilekçesinde öne sürülen savunma gerekçelerinden biri de olmadığını, Mahkemece, 16.12.2021 tarihli dilekçesi ilgili içeriği ya da delilleri incelediğine dair bir bilgiye de gerekçeli kararda yer verilmediğini, önemli hususları içeren bu dilekçenin de yeniden incelenmesini talep ettiğini, gündemin belirlendiği yönetim kurulu toplantısının nasıl yapıldığı, kooperatife bu konuda yazılı uyarı geldiği halde denetçinin davet edilmediği ve katılamadığı, genel kurul öncesi raporların ve hesapların denetçiye inceleme için sunulmadığı, Kooperatifler Kanununun emrettiği gibi ortaklara gönderilmediği veya Kooperatif merkezinde inceleme için hazır edilmediği gibi kusuru tespitli önemli konularda gerekçeli kararda bir atıf ve bilgi bulunmadığını, Yerleşik içtihat kararları çerçevesinde 12.08.2021 tarihli genel kurul toplantısı için şekil ve usul açısından doğru çağrı yapılmadığından, toplanan genel kurul ve gündeminin yasal niteliği bütün yanlarıyla taşıyan bir toplantı değil, fiili bir toplantı niteliğinde olduğunu, divan başkanının keyfi taraflı ve iyiniyetli olmayan yönetimi ile genel kurulu baştan sona yönlendirdiği, sadece kendisinin değil, diğer ortakların da muhalif görüşlerini ve oylarını tutanağa geçmesine engel olduğunu, ortak olarak tarafının verdiği şerh dilekçelerini kabul etmediğini, kanunlarda geçen tüm haklarının kullanılmasının divan başkanı tarafından bilerek ve istenerek engellendiğini, tutanağın genel kurulda gerçekleşen tüm olayları doğru yansıtmadığını ve yapılan itirazların da divan başkanı tarafından tutanağa özellikle geçirilmediğini, içtihatta tutanağın yasaya uygun tutulmaması durumunda kararın geçerli olmayacağının kabul edildiğini, Mahkemece bu hususta genel kurula katılan ortaklardan tanık dinleyebilecekken bu yola başvurmadığını, yine duruşmaya gelen kooperatif ortaklarından birinin dinlenmediğini, şerh dilekçelerinin kayda alınmayarak şerh dilekçelerinin engellenme çabasıyla genel kurul iptali için yasal başvuru haklarının önüne geçilmeye çalışıldığını, kooperatif organı olmayan divan kurulu başkanının bu dilekçeleri kabul etmemesinin kötüniyetli bir hareket olduğunu, bu konudaki uyarıları ve şerh dilekçelerini tutanağa almayan ve itiraza imza atmayan hükümet temsilcisinin de görevini yapmadığını, her ikisi hakkında da suç duyurusunda bulunduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davalı kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından 12.08.2021 tarihli olağan genel kurulunun iptali talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, genel kurulda alınan kararlara karşı oy kullanan ancak, alınan kararlara yönelik muhalefetlerini tutanağa geçirmeyen davacının Kooperatifler Kanununu 53.md gereği dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.İstinafa konu uyuşmazlık, iş bu davada davacı yönünden, iptal davası açma şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.Somut olayda, genel kurulun gündemin 3. Maddesinin başkanlık divanı seçimi ve divana genel kurul tutanaklarını imza yetkisinin verilmesine, 4. maddesinin Mülkiyeliler Sitesi Yönetiminin oluşturulması için genel kurul toplantısı bitiminde ilk site malikler genel kurulu toplantısı yapılmasına, 5. Ve 6 maddesinin 2019 ve 2020 yılı bilanço ve gelir tablosu hesapları Yönetim ve denetim raporlarına, 7. Maddesinin yönetim kurulunun ve denetim kurulunun ibrasına, 8. Maddesinin kooperatifçe bitirilmesi gereken işler ve tahmini bütçenin görüşülmesine, 9. Maddesi 2021 yılı tahmini bütçesine, 10. Maddesi yönetim ve denetim kurulu üyeliklerine seçime ve huzur hakkına, 11. Maddesinin yeni yönetim ve denetim kurulu üyeliklerine seçimi, görev süresinin belirlenmesi, yönetim kuruluna temsil yetkisi verilmesine ilişkin olup genel kurul tutanağında herhangi bir muhalefet şerhi bulunmaktadır.Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde de "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri ..." şeklinde düzenleme bulunmaktadır."...Bu madde (1163 sayılı Kanununun 53. maddesi) metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, kooperatif genel kurul kararlarına karşı dava açabilecek pay sahipleri ve diğer kişilerin muhalefet ettikleri kararlara karşı muhalefet ettiklerini tutanağa geçirtmeleri yeterli olup, ayrıca birde muhalefet gerekçelerini yazdırmaları veya ayrı bir muhalefet şerhi içeren dilekçe vermeleri gibi bir zorunluluk aranmamaktadır. Kaldı ki, böyle bir şartın aranması hak arama özgürlüğünü zorlaştıracağında kuşku bulunmamaktadır..." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/23-121 Esas 2013/1674 Karar sayılı ilamı). Buna göre muhalefet şerhinin mutlaka gerekçeli olması şart olmayıp muhalefet iradesinin tutanaktan anlaşılması yeterlidir.Genel kurul kararlarının iptali için dava açabilecek kişiler ve dava açma süresi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53. maddesinde düzenlenmiş olup, genel kurul toplantısında hazır bulunup da, karara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçiren ortağın toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabileceği belirtilmiştir. Davacı, yapılan oylama sonucunda alınan kararlara muhalif kalarak bu konudaki düşüncelerini tutanağa geçirtmemiştir. Alınan kararlara karşı muhalefet şerhi bulunmayan davacının, 1163 sayılı yasanın 53. maddesi uyarınca kararın iptali için dava açma hakkı yoktur. Bu husus dava şartı olup mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Davacı, muhalefet şerhlerinin yazdırılmadığını, genel kurul tutanağına ilişkin iki sayfalık dilekçenin Divan Başkanı tarafından kabul edilmediğini, bakanlık temsilcisi tarafında da kabul edilmediğini ileri sürmüştür.HMK'nun 194.maddesinde düzenlendiği şekilde, taraflar vakıaları ilk önce somutlaştırdıktan sonra, bu vakıaların hangi delille ispat edileceğini açıkça belirtmeleri gereklidir.Davacı, muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediğini iddia etse de, buna ilişkin somut bir delil ibraz etmemiştir.Davacının, alınan kararlara muhalefet şerhinin tutanağa geçirildiğine dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, bu durumun eldeki dava açısından dava şartı niteliğinde olduğu, davacı ortağın muhalefet şerhinin tutanağa geçirme keyfiyetinin engellendiği yönündeki iddiasını yazılı bilgi ve belgelerle kanıtlayamadığı, bu gerekçeye dayalı olarak ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 45/3 maddesi uyarınca, yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır. Kanunun 51/1. maddesine göre ise, kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur. Somut olayda, ortaklar listesinde kayıtlı 51 ortaktan 12 ortağın asaleten 7 ortağın ise vekaleten olmak üzere toplam 19 ortağın genel kurul toplantısında hazır bulunduğu, iptal talebine konu kararlar nitelikli nisap ile alınması gerekli kararlar olmadığından toplantı ve karar nisabının sağlandığı anlaşılmıştır.Diğer taraftan toplantı başkanlığı ve bakanlık temsilcisi tarafından imzalanan genel kurul tutanağının geçerli olduğu, tutunakta herhangi bir muhalefet şerhi bulunmadığı, alınan kararlarda kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına ayrı bir yön bulunmamaktadır. Davacı istinaf dilekçesinde, ilk derece Mahkemesince tedbir kararının değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda da bu hususa atıfta bulunmadığını ileri sürmüştür.Davacının ihtiyati tedbir talebi konusunda istinaf edilen kararda herhangi bir değerlendirme yapılmamış, davacının tedbir talebi ile ilgili olarak Mahkamece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. İlk derece mahkemesince verilen nihai karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. 6100 sayılı HMK.nun 394/5. maddesinde ihtiyati tedbirle ilgili yerel mahkemece itiraz üzerine tesis edilen karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş, aynı yasanın “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” başlıklı 7251 sayılı yasanın 34/2 Maddesi ile değişik 341/1-b maddesinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenle Mahkemece, yukarıda açıklandığı şekliyle verilen bir karar bulunmadığından, davacının bu istinaf nedeni yönünden bir inceleme yapılması mümkün görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle davacının, dava şartı olan muhalafet şerhini tutanağa geçirmediği ve muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediği iddiasının ise ispat edemediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince verilen red kararı isabetli olduğundan istinaf başvurusunun HMK 353/1b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/585 Esas, 2021/1043 Karar sayılı ve 16/12/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/11/2025