11. Hukuk Dairesi 2023/5048 E. , 2024/2122 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/15 Esas, 2023/197 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve durdurulması ile tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece M
**11. Hukuk Dairesi 2023/5048 E. , 2024/2122 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/15 Esas, 2023/197 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve durdurulması ile tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1951 yılında Arjantin merkezli kurulduğunu ve şekerleme, çikolata, dondurma, bisküvi sektöründe 60 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğini, sektörün tanınmış, saygın ve köklü kuruluşlarından olduğunu, "bon o bon" kelime ve şekil ibaresinin birçok ülkede müvekkili adına tescilli bulunduğunu, söz konusu ibarenin Türkiye’de tescili için yapılan başvurunun itiraz üzerine reddedildiğini ancak başvurunun reddine ilişkin Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali için açtıkları davanın derdest olduğunu, dava kapsamında alınan bilirkişi raporunun müvekkili lehine bulunduğunu, müvekkili adına tescilli 2000/13334 sayılı, şekilden ibaret markanın da olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili adına tescilli markalara tecavüzde bulunulduğunu öğrenmeleri üzerine eylemlerine son vermesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının müvekkili markaları ile ayniyet derecesinde benzer marka başvurularında da bulunduğunu, bu başvurularının reddedilmesine ya da müddet olmasına rağmen davalının internet sitesinde mevcut kullanımlarına devam ettiğini, davalının aleyhine ikame edilen markaya tecavüz ve tazminat talepli davada, müvekkilinin iddialarının haklılığının ortaya çıktığını, davalının eylemlerinin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz yanında haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, durdurulmasına, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 48 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğini, jöle, çikolata, lokum ve şeker ürünlerinin imalatı, ihracatı ve ticareti alanında faaliyetlerine devam ettiğini, bu sektörde haklı bir ün ve pazar sahibi olduğunu, birçok ülkeye ihracatta bulunduğunu, "Aran" isminin ve markalarının kaliteyi simgelediğini, müvekkilinin davacı markalarına tecavüz ya da haksız rekabet teşkil eden bir davranışının olmadığını, zira müvekkili kullanımlarının davacının markası ile benzer bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.04.2019 tarihli, 2018/112 E., 2019/176 K. sayılı kararıyla; davacının adına tescilli markası şekil markası olup kelime unsuru bulunmadığı, şekil unsuru ise sarı fon üzerine kırmızı sarı kalplerin çevrelediği orta kesimde bulunan birbirinin üzerine konumlandırılmış beyaz çemberler ile bu çemberlerin tam ortasında beyaz bir kalp ile kalbin ortasında sarı ile boyalı bir daireden oluştuğu, davalının www.arancikolata.com.tr isimli internet sitesindeki fiili kullanımı ise kelime ve şekilden oluşan markasal kullanım olduğu, söz konusu kullanımın kelime unsuru Pam&Pam olup kelime unsurunun bilinen bir anlamı bulunmadığı, davalının fiili kullanımında yer alan şekil unsuru ise ambalaj kutusu üzerinde dairesel bir alana çeşitli figüratif şekiller ile oluşturulmuş bir kompozisyondan oluştuğu, tarafların şekil unsurları benzerlik göstermediği, dolayısı ile her ne kadar taraflar aynı sektörlerde faaliyet gösterse de somut karşılaştırmada davalının eylemlerinin 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kapsamında değerlendirilemeyeceği, haksız rekabet iddiası yönünden ise; davalının 26.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen www.arancikolata.com.tr isimli internet sitesindeki fiili kullanımının davacının 2000/13334 sayılı markasından kaynaklı haklarına tecavüz niteliğinde olmadığı kanaati belirtildiği için somut olayda haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2021 tarih, 2029/1024 E. ve 2021/253 K. sayılı kararıyla; dava konusu edilen davalının marka kullanımı ile davacı adına tescilli 2000/13334 sayılı marka işareti arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik olmadığı, dolayısıyla markaya tecavüzün bulunmadığı gibi haksız rekabetten de söz edilemeyeceği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 23.11.2022 tarih, 2021/4253 E. ve 2022/8239 K. sayılı kararıyla davalının kendisi adına tescilli markalar özellikle de 2000/13334 sayılı markası ile ayniyet derecesinde benzer marka başvurularında bulunduğunu, bu başvuruların reddedilmesine ya da müddet olmasına rağmen davalının internet sitesinde mevcut kullanımlarına devam ettiğini ileri sürdüğü, bu durumda, tecavüz ve haksız rekabet oluşup oluşmadığına yönelik olarak, davacının itirazı üzerine reddedilen davalının “pampam+şekil” ibareli kullanımının, davalının internet sitesindeki önceki ve kutu üzerindeki son kullanımının birlikte değerlendirilmesi bakımından yeni bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ve Bölge Adliye Mahkemesince de başvurunun esastan reddi doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu “pam pam şekil”, "pam&pam şekil" üzerindeki markasal kullanımının davacı adına 2000/13334 sayı ile tescilli olan markayla karıştırılacak nitelikte olmadığı, bu nedenle davalının eylemlerinin 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu nedenle de haksız rekabet koşullarınında oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek bilirkişi raporunun 10.05.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan karar duruşmasının ise 18.05.2023 tarihinde yapıldığını, 2 haftalık bilirkişi raporuna itiraz süresi dolmadan verilen kararın adil yargılanma hakkı kapsamında hukuka aykırılık oluşturduğunu, davalının önceki fiilleri ve müvekkilinin ürünleri ile markalarını bildiği halde, müvekkil kullanımları ile benzer şekilde ürünler ürettiği ve ambalajladığını, bilirkişi raporunda markalar arasındaki benzerlik incelemesinde şekil ibareleri özenle incelenmediğini, ortalama tüketici ve marka kapsamındaki emtialar yönünden değerlendirme yapılmadığını, davalının, müvekkilin kullanımlarındaki renk kombinasyonları ve ayırt edilemeyecek seviyedeki benzer şekil unsurları ile kullanılması nedeniyle karıştırılma ihtimali olduğunun kabulü gerektiğini, haksız rekabet yönünden gerekli incelemelerin yapılmadığını, haksız rekabet yalnızca marka ile ilgili değil ambalajın taklit edilmesi ve yakınlaştırılması ile tüketici nezdinde iltibas uyandıracak şekilde kullanımların varlığı halinde de oluşacağını, hitap edilen tüketiciler ve aynı zamanda davalı adına kayıtlı markaların hükümsüz kılınmış olmasına ve yine itiraz edilmiş olmasına karşın kullanımlarını devam ettirdiği hususunun da değerlendirmeye alınması gerektiğini, dosya kapsamında gerçekleştirilen ve çevrim içi kullanımlar açıkça bir delil tespiti mahiyetinde olduğunu, ayrıca bir tespit davasının açılmasına ihtiyaç bulunmadığını, kaldı ki aynı delilleri tecavüz fiillerinin oluşmadığı kanaati uyandıracak şekilde değerlendirmeye alacak bir delil olarak görülmekteyken, haksız rekabet incelemesi bakımından delil olarak kabul etmemenin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i ve durdurulması ile maddi ve manevi taminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.