12. Hukuk Dairesi 2022/13297 E. , 2023/5129 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus takipte imzaya ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, şartlar oluşmadığından davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahke…
**12. Hukuk Dairesi 2022/13297 E. , 2023/5129 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus takipte imzaya ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, şartlar oluşmadığından davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde: Müvekkili aleyhine başlatılan kambiyo takibine dayanak senetteki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını iddia ederek imzaya ve borca itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, alacaklı aleyhine asıl alacağın %20′sinden aşağı olmamak üzere tazminata, alacağın %10′u oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu senetteki imzaların borçlu şirketin yetkililerden ...'e ait olduğunu, imzaya itirazın haksız olduğunu iddia ederek davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla inkar tazminatına ve %10 para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre borçlu şirketin takip konusu senedin düzenlenme tarihi olan 10.01.2019 tarihinde münferiden ve müteselsilen şirket müdürü olarak yetkililerinin ... ve ... olduklarının anlaşıldığı, Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 10.09.2021 tarihli uzmanlık raporunda inceleme konusu senet üzerinde atılı bulunan söz konusu imzaların ... veya ... eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığının bildirildiği, tarafların itirazı üzerine alınan Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 18.11.2021 tarihli raporunda ve 13.06.2022 tarihli heyet raporunda da söz konusu imzaların ... veya ... elinden çıkıp çıkmadığı hususunda teknik incelemeye dayalı olarak herhangi bir kanaat beyanında bulunulabilmesinin mümkün olmadığının bildirildiği, imzanın aidiyetinin borçluya ait olup olmadığının belirlenmemesi halinde bu durumun borçlu yararına yorumlanması gerektiği gerekçesiyle imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, şartlar oluşmadığından davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporlarının net içermediğini, raporlara karşı ayrıntılı itirazlarını sunmalarına ve bonodaki imzaların davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olup olmadığına ilişkin inceleme yapılmak üzere teslim edilmesi gereken kurum olan Marmara Üni. Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü'nü göstermelerine rağmen bu talebin reddedildiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacı şirket yetkilisi ...’ün hakkında suç duyurusunda bulunulduklarını, ...’ün soruşturma dosyasında vermiş olduğu ifadesinde senetteki borçlu imzasının kendisine ait olduğunu kabul ettiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etti. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 10.09.2021 tarihli uzmanlık raporunda inceleme konusu senet üzerinde atılı bulunan söz konusu imzaların ... veya ... eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığının bildirildiği, Antalya Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 07.12.2021 tarihli raporunda da söz konusu imzaların ... veya ... elinden çıkıp çıkmadığı hususunda müspet veya menfi herhangi bir kanaat beyanında bulunulmasının mümkün olmadığının bildirildiği, alacaklının bu rapora karşın süresinde itirazda bulunmadığı, alacaklının 26.01.2022 tarihli celsede rapora itiraz ettiğini beyan etmesi üzerine mahkemece adli belge inceleme uzmanı 3 kişilik heyetten aldırılan 20.06.2022 tarihli raporunda da imzanın aidiyeti konusunda kesin kanaat belirtilmediği, davalı alacaklı tarafça imzanın davacı borçlu eli ürünü olduğu ispat edilemediği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde: Bilirkişi raporlarının net içermediğini, raporlara karşı ayrıntılı itirazlarını sunmalarına ve bonodaki imzaların davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olup olmadığına ilişkin inceleme yapılmak üzere teslim edilmesi gereken kurum olan Marmara Üni. Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü'nü göstermelerine rağmen bu talebin reddedildiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacı şirket yetkilisi ...’ün hakkında suç duyurusunda bulunulduklarını, ...’ün soruşturma dosyasında vermiş olduğu ifadesinde senetteki borçlu imzasının kendisine ait olduğunu kabul ettiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, imzaya itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK'nın 170 maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.