T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/78 KARAR NO : 2025/1462 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/494 KARAR NO : 2021/943 DAVA TARİHİ: 15/08/2019 KARAR TARİHİ: 02/11/2021 DAVA: Alacak KARAR TARİHİ: 17/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/78 KARAR NO : 2025/1462 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/494 KARAR NO : 2021/943 DAVA TARİHİ: 15/08/2019 KARAR TARİHİ: 02/11/2021 DAVA: Alacak KARAR TARİHİ: 17/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 04.02.2013 tarihinde genel gözetim hizmetlerinin verilmesine ilişkin sözleşme ve 01.03.2015 tarihinde temizlik, yemek ve çay servisi hizmeti verilmesine ilişkin sözleşmeler akdedildiğini, işbu sözleşmelerin davalı tarafından 9. maddeleri uyarınca 26.04.2019 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, davalının sözleşmeyi feshettikten sonra, müvekkili şirketin eski çalışanları ... ve ... isimli personelleri 04.02.2013 tarihli sözleşmenin 14. maddesine ve 01.03.2015 tarihli sözleşmenin 19. maddesine aykırı olarak kendi merkezinde çalıştırmaya başladığını, bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart niteliğindeki tazminatın müvekkiline ödenmesi amacıyla davalıya ihtarname gönderilmiş ise de davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere son düzenlenen fatura baz alınarak tespit edilecek bir aylık hizmet bedelinin her bir işçi için ayrı ayrı tahakkuk ettirilerek tespit edilecek tazminatın müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek her türlü fazlaya ve diğer hususlara ilişkin hak, alacak, dava ve taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla, iki personel için şimdilik 1.000,00 TL tutarındaki tazminatın temerrüt tarihi olan 21.06.2019 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davacı vekili 12.07.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, talebini 21.656,00 TL artırarak talebini 22.656,00 TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 1.000,00 TL belirsiz alacak şeklinde açılmasının HMK'nın 107. maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bahsi geçen ... ve ...'in iş akitlerinin davacı şirket tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, personellerin bir süre işsiz kaldıktan sonra müvekkili şirkette önceden çalışmış olmalarına istinaden çalışmak için başvuruda bulunduklarını, davacının çalışanlarının İş Kanunu uyarınca işyeri devri gibi işlem göremeyeceğini, davacının kendi isteğiyle çalışanlarının iş akitlerini tek taraflı olarak feshettiğini, müvekkili tarafından çalışanın bordrosunun devralma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının işine son verdiği çalışanları vasıfsız işçide oldukları göz önüne alındığında herhangi bir rekabet yasağı veya buna benzer sair bir ihlali olamayacağı belli olduğundan Anayasal Hakları kapsamında çalışma hürriyetlerini kullanarak müvekkiline işverenlik için iş başvurusu yapmış olmalarında hiçbir sakınca bulunmadığını, her ahvalde süresiz çalışma yasağının zaten yok hükmünde olduğunu, müvekkili şirkette sonradan işbaşı yapmış olmaları nedeniyle davacı ile müvekkili arasındaki cezai şartın da geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile huzurdaki dava davacı ile davalı ...arasında 04.02.2013 tarihli Genel Gözetim Hizmeti Verilmesine İlişkin Sözleşme ile 01.03.2015 tarihli Temizlik, Yemek Ve Çay Servisi Hizmeti Verilmesine İlişkin Sözleşmeler akdedildiği, ancak bu sözleşmelerin davalı tarafından 26.04.2019 tarihinde tek taraflı fesh ettiğini bildirdiği, daha sonra davacı çalışanı olan ... ve ...'in ilk sözleşmenin 14. son sözleşmenin 19 maddesine aykırı olarak davalının kendi merkezinde çalıştırmaya başladıklarının anlaşıldığı, yanlar arasındaki sözleşme 26.04.2019 tarihi olması nedeniyle temerrüt tarihinin 30.04.2019 olduğu gerekçesiyle İş bu asıl ve ıslahla açılan davanın kısmen kabulü ile taktiren hakkaniyet indirimi dikkate alınarak 11.328.-TL nin temerrüt tarihi olan 30.04.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme tarafından söz konusu kesin delilleri göz önünde bulundurmaksızın hatalı olarak davalı lehine hakkaniyet indirimi uygulandığını, tacir olan tarafların borçlarını yerine getirirken basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olduklarını, iki kişinin davalının kendi merkezinde çalıştığın davalı tarafından ikrar edildiğini, hakkaniyet indirimi uygulanmasının şartlarının hiçbir surette oluşmadığını, sözleşme hükmünün kesin ve net olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla %50 oranında bir hakkaniyet indirimi yapılmasının fahiş oranda olduğunu, hakkaniyet indirimi nedeniyle müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesini aynen tekrar ederek kararın kaldırılmasını ve davanın tamamen reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı cezai şart istemine ilişkindir. Davacı taraf çalışanı işçilerinin sonradan davalı bünyesinde çalışmaya başladığını, davalı ile aralarındaki fesolunan temizlik ve gözetim hizmeti alımına dair iki ayrı sözleşme maddeleri kapsamında davalının cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu iddia etmiştir.Taraflar arasında 04.02.2013 tarihli gözetim hizmetine alımını dair sözleşme ile 01.03.2015 tarihli temizlik hizmeti alımına dair sözleşmenin imzalandığı, davalı tarafça 31.05.2019 tarihinde itibaren geçerli olmak üzere hizmet alımına son verildiğinin Beyoğlu 37. Noterliği'nin 26.04.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafa bildirildiği, daha önce davacı bünyesinde çalışan dava dışı ... ve ... isimli kişilerin sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra davalı şirket nezdinde çalıştıkları uyuşmazlık konusu olmayıp, istinafa konu uyuşmazlık davacının cezai şart talep edip edemeyeceği, edebilecek ise mahkemece hükmedilen davanın kısmen kabulüne ilişkin miktarın doğru tespit edilip edilmediği, doğru ise davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmesinin isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki 04.02.2013 tarihli gözetim hizmetine alımını dair sözleşmenin ilgili maddeleri:"1. SPC, ...' a haftanın 5 günü (cumartesi-pazar hariç), 09.00-18.00 saatleri arasında 1 gözetim personeli ile hizmet verecektir.2. Söz konusu hizmet bedeli aylık 1.900,00 (Bindokuzyüz) TL dır....6. Yukarıda 2. maddede belirtilen fiyat 30.Haziran.2013 tarihine kadar geçerli olup, bu tarih itibarı ile senede iki kez 1 temmuz ve 1 ocak tarihlerinde DIE' nin belirleyeceği geçmiş altı aya ait TEFE ve ÜFE enflasyon rakamları, asgari ücret taban artışları ve yasal yol ücretlerine gelecek artışlar baz alınarak karşılıklı mutabakat ile hesaplanarak arttırılıp, 6 aylık dönem süresince sabit kalacaktır...9. Bu sözleşme, 04.Şubat.2013 tarihinde başlamak kaydı ile 31.Aralık.2013 tarihine kadar sürer. Taraflardan biri sözleşme süresi sonundan 30 gün önce yazılı bildirim ile fesih talebinde bulunmaz ise sözleşme aynı şartlarda müteakip 1 yıl uzar. Bu durumda belirlenecek ücret sözleşmenin devamını takip belirtilen zam oranında hesaplanarak sabitlenecektir...14...., SPC'nin temin ettiği görevlileri kendi bordrosuna alamaz. Herhangi bir taşeron firma adı altında kendi merkezinde çalıştıramaz. Aldığı ya da çalıştırdığı takdirde SPC'nin her bir personel için bir aylık hizmet bedeli kadar tazminat alma hakkı doğar."şeklindedir. Taraflar arasındaki 01.03.2015 tarihli temizlik hizmetine alımını dair sözleşmenin ilgili maddeleri:"1. SPC, ...' a haftanın 5 günü (cumartesi-pazar hariç), 08.30-16.30 saatleri arasında 1 temizlik ve servis personeli ile hizmet verecektir.2. Söz konusu hizmet bedeli aylık 2.300,00 (İkibinüçyüz) TL dır...6. Yukarıda 2. maddede belirtilen fiyat 30.Haziran.2015 tarihine kadar geçerli olup, bu tarih itibarı ile senede iki kez 1 temmuz ve 1 ocak tarihlerinde DIE' nin belirleyeceği geçmiş altı aya ait TEFE ve ÜFE enflasyon rakamları, asgari ücret taban artışları ve yasal yol ücretlerine gelecek artışlar baz alınarak karşılıklı mutabakat ile hesaplanarak arttırılıp, 6 aylık dönem süresince sabit kalacaktır...9. Bu sözleşme, 01.Mart.2015 tarihinde başlamak kaydı ile 31.Aralık.2015 tarihine kadar sürer. Taraflardan biri sözleşme süresi sonundan 30 gün önce yazılı bildirim ile fesih talebinde bulunmaz ise sözleşme aynı şartlarda müteakip 1 yıl uzar. Bu durumda belirlenecek ücret sözleşmenin devamını takip belirtilen zam oranında hesaplanarak sabitlenecektir...19...., SPC'nin temin ettiği görevlileri kendi bordrosuna alamaz. Herhangi bir taşeron firma adı altında kendi merkezinde çalıştıramaz. Aldığı ya da çalıştırdığı takdirde SPC'nin her bir personel için bir aylık hizmet bedeli kadar tazminat alma hakkı doğar."şeklindedir. Davalı tarafça davalı tarafa gönderilen Beyoğlu 37. Noterliği'nin 26.04.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi:" Müvekkil şirket Yönetimince alınan kararla, işbu bildirimle 31 Mayıs 2019 Cuma günü mesai bitiminden geçerli olmak üzere Muhatap şirketin sağladığı temizlik ve güvenlik hizmetlerinin alımına son verilmiştir. En az 30 gün önceden yapılan bu bildirimle gerekli hazırlığın yapılmasını talep eder; Mayıs ayı sonu ile hizmet sözleşmelerinin feshedildiğini Muhatap şirkete İHBAR ederiz." şeklindedir.Somut olayda, taraflar arasındaki 04.02.2013 tarihli gözetim hizmetine alımına dair sözleşmenin uzatma süresi ile birlikte 31.12.2014 tarihinde, 01.03.2015 tarihli temizlik hizmetine alımına dair sözleşmenin ise uzatma süresi ile birlikte 31.12.2016 tarihinde sonra ermesine rağmen taraflar arasındaki gözetim ve temizlik hizmet alımının ihtarnamede bildirilen 31.05.2019 tarihine kadar devam ettiği, davalı nezdinde davacı tarafın iş akdini sonlandırdığı iki işçinin hizmet alımının sona erdiği tarihten sonra çalışmaya başladığı, her iki sözleşmede aynı şekilde yer alan cezai şarta yönelik maddede sözleşmenin bitiminden sonrada geçerli olduğuna dair ibare bulunmadığı gibi, maddede herhangi bir süre de öngörülmediği anlaşılmakla bu durumda cezai şarta ilişkin maddenin uyuşmazlık konusunda geçerli olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir. Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca KABULÜ ile İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/494 E. 2021/943 K. sayılı 02/11/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve DAİREMİZCE YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,a-Davanın reddine,b-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin nispi harç 44,40 TL ile ıslah harcı 370.00 TL olmak üzere toplam 414,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 201,00 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, c-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydına, ç-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,d-Davalı tarafından yapılan bilirkişi ücreti olarak toplam 800,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. ve 13/2 maddelerine göre hesaplanan 22.656,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,f-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,3-İstinaf yargılama giderleri yönünden;a-Davacı tarafça yatırılan 162,10 TL istinaf başvurma harcı ve 193,40 TL istinaf karar harcının ayrı ayrı Hazine'ye gelir kaydına,b-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,c-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken (615,40x2=) 1.230,80 TL istinaf karar harcının taraflarca yatırılan (193,45x2=) 386,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 843,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,ç-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,d-Davalı tarafından sarfedilen 162,10 TL istinaf başvurma harcı ve 193,40 TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam 355,55 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine,f-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,g-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/12/2025