(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2007/23359 E. , 2007/20617 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, meslek hastalığı sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği dü
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2007/23359 E. , 2007/20617 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, meslek hastalığı sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava meslek hastalığı sonucu % 26,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybeden davacı sigortalının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir. 17.07.2007 tarihli dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere davacı, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunurken, kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını belirtmiş, giderek davalı işverenin tam kusuruna dayanmıştır.22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere bedensel zarara uğrayanın müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir. Somut olayda, yargılama devam edereken kazanın kaçınılmaz olarak meydana geldiği davacı tarafından kabul edilmiştir. Hal böyle olunca ve özellikle, davacının kusursuz olduğu belirtilerek dava açılmış olmasına göre, davacının müterafik kusuru gözetilerek talep edilen miktardan bir miktar indirim yapılmak suretiyle manevi tazminatın belirlenmesi gerekirken isteğin aynen hüküm altına alınmış olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine, 1-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 18.000,00-YTL manevi tazminatın rapor tarihi olan 18.4.2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan davacıya verilmesine, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 2000,00-YTL, avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, red olunan miktar üzerinden aynı tarife uyarınca 450,00 YTL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilemsine 3-Davacı tarafından yapılan toplam 305,50 YTL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 263,11 YTL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına 4-Alınması gereken 972,00 YTL karar ve ilam harcından peşin alınan 282,20 YTL harcın düşümüyle kalan 689,80 YTL nisbi harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 282,20 YTL nisbi harç ile 13.10 YTL başvuru harcı olmak üzere toplam 295,30 YTL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA ve 8.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. ...