İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı müvekkili aleyhine 17.10.2022 tarihinde İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davacı müvekkilin davalıya böyle bir borcu bulunma…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1017 Esas KARAR NO : 2025/1620 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/04/2023 NUMARASI : 2022/805 E. - 2023/251 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı müvekkili aleyhine 17.10.2022 tarihinde İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davacı müvekkilin davalıya böyle bir borcu bulunmamakta olduğunu, davalı tarafından keşide edilen Ankara 50. Noterliğinin 10.10.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile 3 gün içerisinde 145.330,60 USD'nin ödenmesi talep edilmiş olduğunu ve 14.10.2022 tarihinde Davalının Türkiye ... Bankası T.A.O TR27 ... Iban nolu hesabına ödeme yapıldığını, ödeme yapıldığının davalı tarafa telefon görüşmesinde bildirildiğini, icra takip dosyası incelendiğinde görüleceği üzere takibin açılış tarihinde davalı tarafından müvekkiline tebliğ tarihinden itibaren verilen 3 günlük süre dolmadığını, sadece bu hususun bile takibin açılmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu ispatlamaya yeterli olduğunu, her ne kadar davalı hesabına ödeme yapılmış ve davalıya bu hususta bilgi verilmiş ve henüz ödeme yapmak için verilen süre dolmamış ise de davalı tarafından başlatılan icra takibi ile halihazırda müvekkili tarafından ödenmiş olan meblağın kötü niyetli olarak tekrar talep edildiğini belirterek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 15.03.2021 tarihli sözleşme gereğince, davacının takibe konu ödemesini en son 01.10.2021 tarihine kadar yapacağının hükme bağlandığını, buna rağmen davacının ödemesini 1 yıldan fazla süreyle geciktirdiğini, ihtarname ile verilen sürenin, alacağın muacceli yet tarihinin değiştiği anlamına gelmeyeceğini, nitekim davacı, gecikme nedeniyle vade farkı ödemesi yapmakla borcunun muacceliyet kesbettiğini ikrar ettiğini, müvekkilinin yazılı ve sözlü ödeme talepleri ile hatırlatmalarının sonuç vermediğini, davacı tarafça ödemelerin sözleşme hükümlerine aykırı olarak aylık yapılacağının bildirildiğini, sonrasında bu ödemelerin yine sözleşme hükümlerine aykırı olarak ikişer aylık periyotlara çevrildiğini, müvekkilinin, davacının sözleşme hükümlerine aykırı gecikmeli ve parça parça ödemeleri nedeniyle mağdur olduğunu, davacıya defalarca kez yazılı ve sözlü olarak iletilen taleplerini bir kez de Ankara 50. Noterliği' nin 10.10.2022 tarih, ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile iletildiğini, ihtarname ile verilen sürenin alacağının muaccel olduğu gerçeğini değiştirmemekte olduğunu, nitekim Satış ve Satın Alma Sözleşmesi' nin 3.2 maddesinde ödemenin en son 01.10.2021 tarihine kadar yapılabileceği hükme bağlandığını tüm bu nedenlerle davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davanın kabulü ile İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına konu 145.330,60 USD'lik alacak ve feri yönünden davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile bu alacak yönünden takibin iptaline, İİK 72/5 maddesi gereğince 145.330,60 USD'nin takip tarihindeki TL karşılığının %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 15.03.2021 tarihli sözleşme gereğince, davacının takibe konu ödemesini en son 01.10.2021 tarihine kadar yapacağının hükme bağlandığını, davacının ödemesini 1 yıldan fazla süreyle geciktirdiğini, ihtarname ile verilen sürenin , alacağın muacceliyet tarihinin değiştiği anlamına gelmeyeceğini, davacı gecikme nedeniyle vade farkı ödemesi yapmakla borcunun muacceliyet kesbettiğini ikrar ettiğini, mahkemece ihtarname ile verilen sürenin dolmadığı yönündeki gerekçenin yerinde olmadığını, yazılı ve sözlü ödeme talepleri ile hatırlatmalarının sonuç vermediğini, ödemeler in sözleşme hükümlerine aykırı olarak ikişer aylık periyotlara çevrildiğini, müvekkilinin mağdur olduğunu, taleplerin bir kezde Ankara 50. Noterliği' nin 10.10.2022 tarih, ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile iletildiğini, keşide edilen bu ihtarname ve ihtarname ile verdiği süre, müvekkilinin alacağının muaccel olduğu gerçeğini değiştirmediğini, söz konusu Satış ve Satın Alma Sözleşmesi' nin 3.2 maddesinde ödemenin en son 01.10.2021 tarihine kadar yapılabileceği hükme bağlandığını, davacının verilen süreden 1 yıl geçmesine rağmen kötü niyetli olarak ödeme yapmadığını, müvekkilinin ihtarname sonrası verilen süre dolmadan icra takibi başlatmasının müvekkilinin kötü niyetli olduğu yönündeki tespitin hakkaniyete aykırı olduğunu, sözleşmenin 8. Maddesinde; "satıcı, sözleşmenin 3.2 maddesinde belirtilmiş olan ödemelerin son ödeme zamanında ödenmemesi ya da geciktirilmesi durumunda geciken tutar miktarınca ve süresince yıllık %1 vade farkı uygulanır" şeklinde hükme bağlandığını, müvekkilinin bu şekilde talepte bulunduğunu, davacı tarafça asıl borca itiraz edildiğini, ancak vade farkı alacağına itiraz edilmeyerek ödeme yapıldığını, davacı borcun varlığını, muacceliyet tarihini ve muacceliyete rağmen ödeme yapmadığını, itiraz etmeyerek ödemesiyle açıkça ikrar etmiş olduğundan davacının kötüniyetli hareket ettiğinin ispatlandığını, davacının, sözleşme ile kararlaştırılan hesaba değilde, davacıya hiç bildirilmeyen taraflar arasında hiç kullanılmayan, müvekkilinin ticaretinde kullanmadığı ve sadece kendi kredi ödemelerinde kullandığı bir hesaba ödeme yaptığını, yaptığı ödemeyi de bildirmediğini, sunulan yazışma ve faturalardan görüleceği üzere davacıya hiçbir zaman .. hesabı bildirilmediğini, davacı tarafça en son yapılan ve müvekkiline bildirildiği iddia edilen icra takibine konu 14.10.2022 tarihli ödeme ise davacının Vakıfbank hesabından müvekkilinin Vakıfbank hesabına saat 17:18 de gerçekleştirildiğini, müvekkilinin hiçbir zaman davacıya bildirmediği bu hesaba davacının ulaşması mümkün olmadığını, davacı tarafından yapılan ödemenin müvekkiline bildirilmediğinden ispat yükünün davacıda olduğunu, borçlunun öde yaptığı alacaklıyı haberdar etme yükümlülüğünün bulunduğunu, müvekkilinin davacının yapmış olduğu söz konusu ödemeden dolayı haberdar edilmemesi nedeniyle başlatılan takipte kötüniyetinden söz edilemeyeceğini, bilakis haberdar etmemesi nedeniyle davacının kötüniyetli olduğu takip giderlerinden sorumlu olduğunu, borcunu 1 seneye yakın süre boyunca ödemeyen, ihtarname gönderildikten sonra apar topar taraflar arasında hiç kullanılmayan bir hesaba para gönderen, yaptığı ödemeyi müvekkiline bildirmeyen, bildirdiğini ne öncesinde ne de yargılama sırasında bir türlü ispatlayamayan, özellikle icra takibi yapılmasını bekleyerek menfi tespit davası açarak kazanç sağlamayı hedefleyen davacının değil de müvekkilin basiretsiz tacir olduğunun tespitini, sektöründe Türkiye' nin en önde gelen şirketlerinden ilk 5 te olan müvekkilinin 25 yıllık ticari hayatında yaşamadığı haksızlığı bu davayla yaşadığını, basiretsizlik ile suçlandığını, müvekkilinin iyi niyetinin kurbanı olduğunu, itiraz üzerine duran bir takibe rağmen menfi tespit davası açmasında da hukuki yararı bulunmadığını, davanın kabulü yönünde verilen karar ve icra inkar tazminatının kabulü yönünde verilen karar yerinde olmadığından kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından takibe konu borcun takip tarihinden önce davalıya ödendiği halde kötü niyetli olarak icra takibi başlatılması üzerine menfi tespit davası ikame edildiğini, davalı ödemenin takipten önce yapıldığını çok açık şekilde kabul ederek davalarını kabul ettiğini, davacı tarafından düzenlenen ihtarname sonrası 3 gün içinde ödemenin yapıldığını, ödeme yapıldığı hususunun da davalı tarafa telefon görüşmesinde bildirildiğini, takibin haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, müvekkilinin dava açmakta hukuki yararı olduğunu, basiretli tacir olduğu beyan edilen davalının, öncelikle ödeme yapılması için verdiği süre dolmadan ayrıca hesabına ödeme yapılması ve ödeme yapıldığı gün olan 14.10.2022 tarihinde ödeme yapıldığı bildirilmesine rağmen ödeme tarihinden 3 gün sonra 17.10.2022 tarihinde başlatılan takipte haksız ve kötü niyetli olduğunu bu sebeple kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davalının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK'nın 72.maddesi uyarınca, icra takibinden sonra açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile 17.10.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını davalı tarafından Ankara 50. Noterliği’nin 10.10.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle 3 gün içinde 145.330,60 USD’nin ödenmesinin talep edildiğini, bu bedelin 14.10.2022 tarihinde davalının banka hesabına ödendiğini, takibinin açıldığı tarihte, davalı tarafından verilen 3 günlük sürenin dolmadığını, bu durumun takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini beyanla menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasında 15.03.2021 tarihli Satış ve Satın Alma Sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeye göre davacının takibe konu ödemeyi en geç 01.10.2021 tarihine kadar yapması gerektiğini, ancak ödemede bir yıldan fazla gecikme yaşandığını, ihtarname ile verilen sürenin alacağın muacceliyetini ortadan kaldırmadığını, davacının gecikme nedeniyle vade farkı ödeyerek borcun muacceliyetini zımnen kabul ettiğini sözleşmenin 3.2 maddesinde son ödeme tarihinin açıkça 01.10.2021 olarak düzenlendiğini, ihtarnamenin sadece hatırlatma niteliğinde olduğunu, alacağın zaten muaccel olduğunu ileri sürerek, davanın reddini, talep etmiştir. İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında; davalı tarafından davacı aleyhine toplam 152.411,17 USD alacağın tahsili amacıyla 17/10/2022 tarihinde takip başlatıldığı, davacının takipte talep edilen faiz ve ferilerini icra dosyasına ödediği, ancak icra takibinin 145.330,60 USD'lik asıl alacak kısmı ve bunun ferilerine itiraz ettiği görülmektedir. Ankara 50. Noterliğinin 10/10/2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesin ile davalının 3 gün içerisinde 145.330,60 USD'nin ödenmesini davacıya ihtar ettiği , davacının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 günlük süre içinde 14/10/2022 tarihinde davalı şirketin hesabına 145.330,60 USD karşılığı 2.703.018,36 TL havale ettiği görülmektedir. Dosya kapsamından, davacı tarafından söz konusu 145.330,60 USD tutarındaki ödemenin 14.10.2022 tarihinde davalının Türkiye ... Bankası nezdindeki hesabına havale ile ödendiği, buna karşın davalı tarafça ihtarnamede belirtilen üç günlük süre dolmadan 17.10.2022 tarihinde icra takibine geçildiği somut olayda, her ne kadar davalı vekili, davacı tarafından yapılan ödemenin sözleşmede kararlaştırılmayan ve davalı tarafa bildirilmemiş bir hesaba gönderildiğini, bu hesabın yalnızca kredi ödemelerinde kullanıldığını, dolayısıyla ödemeden haberdar olunmadığını ve borçlunun alacaklıyı ödeme konusunda bilgilendirme yükümlülüğü bulunduğunu ileri sürmüş ise de; davalı tarafın tacir sıfatına haiz olduğu ve Türk Ticaret Kanunu’nun 18/2. maddesi gereğince basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altında bulunduğu gözetildiğinde, davalının kendi hesabına gelen 145.330,60 USD tutarındaki meblağdan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine ödemenin sözleşmede kararlaştırılan tarihten çok sonra yapıldığı savunulmuş ise de, davalı muaccel alacak için kendi inisiyatifiyle 3 gün süre verdikten sonra bu süre dolmadan takibe geçmiş olup , bu haliyle davalının, takip başlatma aşamasında iyi niyetli davrandığından söz edilemeyeceği, davacının itirazı üzerine takip durmuş ise de , borç tehdidi devam ettiğinden davacının borçlu bulunmadığının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu kanaatine varılmıştır.Sonuç olarak, davacı tarafından 14.10.2022 tarihinde ödeme yapılmasına rağmen, davalı tarafça söz konusu bedel icra takibine mahsup edilmeksizin takip başlatıldığı, dava tarihine kadar da bu tahsilatın icra dosyasına bildirilmediği, her durumda takip başlatıldığı tarihte 145.330,60 USD tutarındaki ödenmiş asıl alacak yönünden davacının borçlu olmadığının sabit olduğu dikkate alındığında , davalı tarafa 145.330,60 USD tutarındaki alacak ve ferileri yönünden borçlu olmadığının tespiti ile anılan miktara ilişkin olarak İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin iptaline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik söz konusu değildir. Öte yandan 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi uyarınca menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı ( borçlu )'nun üzerindedir.Somut olayda, taraflar arasında sözleşmesel ilişkiye dayalı olarak davalının alacaklı konumda olduğu, davacı tarafından 145.330,60 USD tutarındaki ödemenin 14.10.2022 tarihinde davalının Türkiye ... Bankası nezdindeki hesabına havale ile ödendiği, buna karşın davalı tarafça ihtarnamede belirtilen üç günlük süre dolmadan 17.10.2022 tarihinde icra takibine geçilmesi noktasında takibin haksız olduğu sabit ise de, davacının sözleşmede belirtilen banka hesabına ödeme yapmamış olması, davalının yapılan ödemenin bildirilmediği ve ödeme yapılan hesabın kredi işlemlerinde kullanılan bir hesap olduğu yönündeki savunmasının aksine davalı alacaklının ödemeden haberdar olduğu kötüniyetle takibe geçtiği hususunda somut delil bulunmadığı bu nedenle davalının kötü niyetli olarak kabul edilemeyeceği İİK'nın 72/5 maddesindeki tazminat koşullarının somut olay bakımından gerçekleşmediği , davalı aleyhine tazminata hükmedilmemesi gerekirken tazminat talebinin kabulü kararının isabetli olmadığı , istinaf talebinin bu yönden kabulü gerektiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile , HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne, İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına konu 145.330,60 USD'lik alacak ve feri yönünden davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile bu alacak yönünden takibin iptaline, davacının yasal koşulları bulunmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/04/2023 tarih, 2022/805 E., 2023/251 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın kabulü ile, İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına konu 145.330,60 USD'lik alacak ve feri yönünden davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile bu alacak yönünden takibin iptaline, davacının yasal koşulları bulunmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 185.087,94 TL karar harcından peşin alınan 46.271,99 TL'nin mahsubu ile 138.815,95 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 46.271,99 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 132,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 46.496,19 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 394.238,79 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 72,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 564,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2025