7. Ceza Dairesi 2023/7914 E. , 2024/5119 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/251 E., 2022/994 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ö
**7. Ceza Dairesi 2023/7914 E. , 2024/5119 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/251 E., 2022/994 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçu işlemediği sabit olduğu halde cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın yetkilisi olduğu ... adlı iş yerinde Mersin 3.Sulh Ceza Hâkimliğinin 2015/92 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada 6 adet ciltlenmiş 1 adet ciltlenmemiş, kitap fotokopisi ele geçirilmiş olup sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 71 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Ele geçirilen kitaplar hakkında düzenlenen bilirkişi raporunun dosya arasında mevcut olduğu görülmüştür. Sanık savunmalarında, suçlamaları kabul etmediğini, fotokopi yoluyla çoğaltılmış kitap satışı yapmadığını beyan etmiştir. Dairemizin bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun’un (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, hükmolunan cezanın sanık lehine cezada kazanılmış hak teşkil eden bozma öncesi verilen 6.080,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerekirken, 6.080,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün, cezada kazanılmış hakka ilişkin bendindeki "...sanığın neticeten 6.080,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılarak yerine " hükmolunan cezanın 6.080,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.05.2024 tarihinde karar verildi.