Başvuru 1/1000 ölçekli ilave uygulama imar planında değişiklik yapılarak bina inşa edilmek istenen taşınmazdaki kat sayısının düşürülmesi sebebiyle eşitlik ilkesi ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru 1/1000 ölçekli ilave uygulama imar planında değişiklik yapılarak bina inşa edilmek istenen taşınmazdaki kat sayısının düşürülmesi sebebiyle eşitlik ilkesi ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 11/2/2014 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 26/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 29/12/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 25/1/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 8/2/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Uşak ili Merkez ilçesi Hacıkadem köyü 5305 ada 1 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın paydaşlarındandır. Uşak Belediyesi (Belediye) Meclisince 19/6/1997 tarihli ve 45 sayılı karar ile Hacıkadem köyündeki Belediye mücavir alan sınırları içindeki toplam 600 m2lik taşınmazlar yönünden konut alanları için 40 metrelik yol boyunca "ayrık nizam sekiz kat" olacak şekilde hâlihazır harita ve plan izni verilmesi kararı alınmış; 27/10/2000 tarihli ve 108 sayılı karar kapsamında ise aynı köyde yer alan bir kısım taşınmazın bulunduğu alana konut yerleşim alanı yapılmasına yönelik olarak hazırlanan ilave uygulama imar planı taslağının uygun görülmesine ilişkin Komisyon kararı kabul edilmiştir. Bu kapsamda başvurucunun hissedarı olduğu taşınmazı da kapsayan alan 27/10/2000 tarihinde Belediye Meclisince onaylanan 1/1000 ölçekli ilave uygulama imar planına göre "ayrık nizam sekiz kat konut alanı" olarak belirlenmiştir. Belediye Meclisi 22/12/2001 tarihli ve 146 sayılı kararıyla aynı yeri kapsayan 1/5000 ölçekli nazım imar planını onaylamıştır. Başvurucunun talebi üzerine Belediye İmar Müdürlüğü tarafından verilen 16/7/2004 tarihli ve 235 sayılı imar durum belgesinde 1/1000 ölçekli ilave uygulama imar planına göre 5305 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kat adedinin "sekiz" olduğu belirtilmiştir. Belediye Meclisi, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan sorunların giderilmesi amacıyla başvurucunun hissedarı olduğu taşınmazı da kapsayan alan yönünden;i. 8/1/2007 tarihli 10 sayılı kararla daha önce hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında söz konusu alanın "orta yoğunluk konut geliştirme alanı" olarak belirlendiği, hazırlanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında da bu alanların "orta yoğunluk konut gelişme alanı" olarak düzenlendiği, bu bakımdan 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının dengesinin bozulmadığı vurgulanmak suretiyle 1/5000 ölçekli revizyon imar planının onaylanmasına, ii. 8/1/2007 tarihli ve 11 sayılı kararla 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında kentin gelişimi için ayrılan konut, alt yapı ve sosyal donatı alanlarının yeterli miktarda olduğu ve bu alanlardaki konut alanlarının da "orta yoğunluklu konut gelişme alanı" olarak düzenlendiği, bu bakımdan üst ölçekli ana kararların oluşturulduğu, 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının dengesi bozulmayıp uygun 1/1000 ölçekli uygulama imar planının hazırlandığı, bu alanda "ayrık nizam beş kat" olarak diğer alanlar ise "üç kata göre yapı nizamı" verildiği vurgulanarak hazırlanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına karar verilmiştir. Başvurucu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli revizyon imar planlarına ve paydaşı olduğu taşınmazı da kapsayan alandaki kat sayısının sekizden beşe düşürülmesine askı ilan süresi içinde itiraz etmiş; Belediye Meclisinin 7/3/2007 tarihli ve 69 sayılı kararı ile 1/1000 ölçekli revizyon imar planının 1/5000 ölçekli nazım imar planı değerleri dikkate alınarak hazırlandığı ve iki plan arasındaki uyuşmazlıkların hakkaniyet çerçevesinde giderildiği belirtilerek itirazın reddine karar verilmiştir. Başvurucu, Belediye Meclisinin 7/3/2007 tarihli ve 69 sayılı kararının iptali istemiyle Belediye aleyhine 10/5/2007 tarihinde Manisa İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır. Mahkemenin 29/4/2008 tarihli ve E.2007/1058, K.2008/890 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: "... rapordaki tespitler ve dosya içeriği dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; davaya konu 1/5000 ölçekli plan değişikliğiyle taşınmazın bulunduğu bölgenin konut kullanımına yönelik yeni bir düzenleme getirilmediği, bu nedenle halihazırda buranın 22/12/2001 tarihli nazım imar planındaki haliyle yani orta yoğunlukta konut bölgesi olarak kaldığı, diğer dava konusu 1/1000 ölçekli kat adedinin düşürülmesine ilişkin değişikliğin de anılan 2001 tarihli -ve dava konusu edilmeyen- 1/5000 ölçekli nazım imar planı doğrultusunda yapıldığı, dolayısıyla dava konusu işlemin, mevcut durumda geçerliliğini koruyan 1/5000 ölçekli plana uygunluğun sağlanmasına yönelik içerik taşıdığı; ayrıca, diğer dava konusu olan 8/1/2007 tarihli 1/5000 ölçekli plan değişikliğiyle de davacı taşınmazı açısından, ileri sürülen itirazlar kapsamında herhangi bir düzenleme/değişiklik yapılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiş; bilirkişi raporundaki nihai görüşe de itibar edilmemiştir." Temyiz üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 27/9/2010 tarihli ve E.2008/8671, K.2010/8503 sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. Bizzat başvurucu şirket tarafından yapılan karar düzeltme istemi ise aynı Dairenin 10/10/2012 tarihli ve E.2011/941, K.2012/5113 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Karar, başvurucu vekiline 19/2/2013; başvurucuya ise 15/1/2014 tarihindetebliğ edilmiştir. Başvurucu 11/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesi şöyledir: " Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlanır. (Ek cümle: 5/4/1990 - 3622/11 md.; Değişik:10/6/1994-4001/14 md.) Ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçimi Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. Bu Kanun ve yukarıdaki fıkra uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta bulunulan haller saklı kalmak üzere, vergi uyuşmazlıklarının çözümünde Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesi şöyledir: "1) Davaya vekâlet, kanunda özel yetki verilmesini gerektiren hususlar saklı kalmak üzere, hüküm kesinleşinceye kadar, vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapmasına, hükmün yerine getirilmesine, yargılama giderlerinin tahsili ile buna ilişkin makbuz vermesine ve bu işlemlerin tamamının kendisine karşı da yapılabilmesine ilişkin yetkiyi kapsar. (2) Belirtilen bu yetkiyi kısıtlamaya yönelik bütün sınırlandırıcı işlemler, karşı taraf yönünden geçersizdir." 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun maddesinin ilgili bölümü şöyledir:"(Değişik birinci fıkra : 6/6/1985 - 3220/5 md.) Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır. (Ek: 11/1/2011 - 6099/4 md.) Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır." 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun , ve maddeleri; 2/11/1985 tarihli ve 18916 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik'in , ve maddeleri.