(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/14810 E. , 2008/15766 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.09.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereğ
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/14810 E. , 2008/15766 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.09.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalılar temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 684. ve 718.maddeleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanununun 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Konunun bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde bina sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Somut uyuşmazlıkta davacı, 11.02.1980 tarihli adi yazılı düzenlenen satış senedine dayanmıştır. Bu satış senedinde satıcı olarak ismi geçen ...’dır. Anılan kişinin kadastro mahkemesinde yapılan yargılama sonunda 8 parsel sayılı taşınmazda 67/128 pay sahibi olduğu anlaşılmaktadır. 8 parsel sayılı taşınmazın ifraz ve imar uygulamaları sonucu dava konusu 2667 ada 10 parsel sayısını aldığı görülmektedir. Bu parselin malikleri ise davalılar ... ile ... ’dır. Az önce sözü edilen ilke gereği Türk Medeni Kanununun 724.maddesinin tanıdığı hak kişisel hak olduğundan bina sahibinin bu hakkı inşaat yapılırken taşınmaz maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürmesi olanaklıdır. Mahkemece açıklanan bu durum üzerinde durulmamış, davacıya satış yapan ve taşınmazda sonradan pay sahibi olan ... ile davalılar arasındaki ilişkinin ne olduğu açığa kavuşturulmamıştır. Şayet, davalılar 10 parsel sayılı taşınmazda ...’nın külli halefleri değilse davanın dinlenme olanağı bulunmayacaktır. O halde mahkemece yapılması gereken iş, davalılar ile davacıya taşınmazı satan ... arasındaki miras ilişkisini araştırmak, davanın davalılar bakımından dinlenebilir olup olmadığı yönü üzerinde durmak olmalıdır. Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.12.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.