Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/112 E. , 2024/2532 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/112 Karar No : 2024/2532 TEMYİZ EDEN : 1- (Davalı) ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- (Davalı yanında müdahil) ... İhracat ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : (Davacı) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : ... VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/112 E. , 2024/2532 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/112 Karar No : 2024/2532 TEMYİZ EDEN : 1- (Davalı) ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- (Davalı yanında müdahil) ... İhracat ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : (Davacı) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : ... VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla İli, Marmaris İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde ... Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılması planlanan "Yat Limanı, Yat ve Tekne Bağlama İskelesi Kapasite Arttırımı" projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Mahkeme ara kararı üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığınca sunulan bilgi ve belgelerden; ... tarih ve ... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, liman alanında su altında tespit edilen kültür varlıklarının I. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiğinin ve (yat limanı, yat ve tekne bağlama iskelesi kapasite arttırımı projesi) proje sahasının bir kısmının söz konusu I. derece arkeolojik sit alanında kaldığının anlaşıldığı, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği ve ekleri bir bütün olarak incelendiğinde, ÇED kararına ilişkin projenin bulunduğu yerde duyarlı yöreler (örneğin sit alanları) varsa bu hususa ve bu kapsamda alınacak tedbirlere ilişkin olarak ÇED dosyasında/raporunda mutlaka gerekli bilgi ve belgelere yer verilmesinin gerektiği, olayda da uyuşmazlık konusu proje sahasının bir kısmının I. derece arkeolojik sit alanında kaldığı, buna mukabil dava konusu işleme dayanak ÇED raporunda bu hususla ilgili herhangi bir bilgiye veya değerlendirmeye yer verilmediği, bu yönüyle arkeolojik sit alanı tespiti karşısında uyuşmazlık konusu projeye ilişkin ÇED raporunun Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygun hazırlanmadığı (duyarlı yöreler-sit alanı bakımından eksik hazırlandığı) ve bu suretle eksik/yetersiz hazırlanan ÇED raporuna istinaden tesis edilen dava konusu ÇED Olumlu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer taraftan I. derece arkeolojik sit alanlarının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında en üst düzeyde koruma statüsünü haiz olduğu, bu alanlardaki yapılaşma durumunun Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları ile İlgili 05/11/1999 tarihli, 658 sayılı İlke Kararı ile düzenlendiği, buna göre kural olarak bu alanlarda hiçbir yapılaşmaya izin verilemeyeceğinin, ancak aynı Kararda istisnai ve tahdidi olarak sayılan (belli alt yapı uygulamaları ve zorunlu geçici yapılar gibi) belli yapılaşmalara müsaade edilebileceğinin açık olduğu, bu doğrultuda anılan ilke kararına bakıldığında uyuşmazlık konusu proje kapsamındaki iskele/yat limanı yapılarının I. derece arkeolojik sit alanında yapılmasının hukuken mümkün olmadığı (dosyadaki ara karar cevabı ve eki krokiden iskele/yat limanı yapılarının/tesislerinin kısmen I. derece arkeolojik sit alanında kaldığı anlaşılmıştır), 2863 sayılı Kanunun ve bu Kanuna istinaden çıkarılan ilke kararının açık düzenlemesi karşısında uyuşmazlık konusu proje sahasında (dava konusu işleme esas olan mevcut sınırları itibarıyla) işleme konu proje kapsamındaki yapıların inşâsının ve böylece projenin mevcut hâliyle icrasının hukuken mümkün olmadığı, hâl böyle olunca da mevcut durum itibarıyla koruma mevzuatına aykırılık teşkil eden uyuşmazlık konusu proje için verilen ÇED Olumlu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Öte yandan, yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda, proje/başvuru sahibince mevcut I. derece arkeolojik sit alanı sınırları göz önüne alınarak uyuşmazlık konusu proje hakkında yeniden dosya/rapor hazırlanması, bu kapsamda proje (ve özellikle proje kapsamında yapılacak yapıların) sınırlarının gözden geçirilmesi veya değiştirilmesi ve sit alanının korunması itibarıyla Koruma Bölge Kurulundan gerekli izinlerin ve görüşlerin alınması (özetle koruma mevzuatına uygun hareket edilmesi) suretiyle, uyuşmazlık konusu proje ile ilgili olarak ÇED mevzuatı kapsamında yeniden işlem tesis edilebileceği hususu da Mahkeme kararında ifade edilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1-Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, dava konusu işlemin mevzuatta belirtilen usul doğrultusunda işletilen süreç neticesinde tesis edildiği, projenin kümülatif etkileri ile ilgili hususların, gerek inşaat gerek işletme dönemi için gürültü, emisyon, flora, fauna ve diğer tüm çevresel bileşenlere ilişkin değerlendirmelerin ÇED raporunda yer aldığı, projenin proje sahasındaki diğer projelerle etkileşiminin de Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü ve Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğünce değerlendirildiği ve proje hakkında uygun görüş bildirildiği, ÇED Olumlu kararının projenin gerçekleştirilmesi için nihai bir izin veya onay anlamına gelmediği, proje sahibince ilgili mevzuat uyarınca gerekli izin ve onayların alınması gerektiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. 2-... Turizm İthalat İhracat ve Ticaret Limited Şirketi tarafından, proje alanının bir kısmının 1.Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak ilanına dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın derdest olduğu ve bekletici mesele yapılması gerektiği, proje alanının su altında kalan kısmının bir bölümünün Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla tescil edildiği, tescilin ÇED Olumlu kararından sonra tesis edildiği, ÇED raporunun hazırlandığı tarihte mevcut olan durum dikkate alınarak oluşturulduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 17/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.