3. Hukuk Dairesi 2019/1365 E. , 2020/3485 K. "" MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; tarafların istinaf başvurularının esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya iç…
**3. Hukuk Dairesi 2019/1365 E. , 2020/3485 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; tarafların istinaf başvurularının esastan reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, dava dilekçesinde özetle; davalı elektrik dağıtım şirketinin abonesi iken işletmesinin elektrik ihtiyacını davalı şirketten karşıladığını, şirket aboneliği sebebiyle kesilen faturaları eksiksiz ödediğini, elektrik faturalarına kayıp bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli adı altında haksız bedeller yansıtıldığını belirterek dava tarihinden geriye dönük 10 yıl içerisinde kalan dönemde haksız olarak tahsil edilen bu bedeller için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla toplamda 1700 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından daha önce temerrüde düşürülmediğini, öncelikle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına ilişkin itirazının ve zamanaşımı definin kabulüne karar verilmesini, Enerji Piyasası Kanunun EPDK'ya vermiş olduğu yetkiye dayanılarak Kurul tarafından alınan karar ve belirlenen tarifeler doğrultusunda tüketicileriden alınan kayıp/kaçak bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim bedeli gibi alacak kalemlerinin davacıdan tahsilinin yasal olduğu, davacının talebinin kabulünün ancak mevzuat hükümlerinin iptali ve mevzuat değişikliği ile mümkün olabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; yargılama sonrasında yürürlüğe giren yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine, maktu vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin ise davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm; her iki tarafça istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince; yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine dair kararın davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar gibi vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden aynı hukuki etkiye sahip olacağı, davacının dava tarihinde haklılığı göz önünde tutulduğunda, 6100 sayılı HMK 331. maddesi kapsamında davasında mevzuat değişikliği sonrası haksız duruma düşen davacı lehine yargılama giderine hükmedilmesi gerekeceğinden, 6100 sayılı HMK 331. maddesi gereğince, davacı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi ve yapmış olduğu yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle her iki tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.