4. Hukuk Dairesi 2016/10883 E. , 2019/2819 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 26/08/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2016 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle daha önceden beli…
**4. Hukuk Dairesi 2016/10883 E. , 2019/2819 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 26/08/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/04/2016 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 14/05/2019 tarhili duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar inceleneerek gereği görüşüldü. 1-Davalılardan ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin belediye başkanı olduğunu, ... Gazetesinin ... Eki’nin 25/08/2015 tarihli nüshasında “A...” başlıklı bir haber yayınlandığını, dava konusu haberde geçen hususların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilin fotoğrafının küçük düşürücü şekilde paylaşıldığını, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek uğradığı manevi zararın tazminini istemiştir. Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu haberin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 5187 sayılı Basın Kanunu’nun hukuki sorumluluğu düzenleyen 13. maddesinde, basılmış eserler yoluyla işlenen fiillerden doğan maddî ve manevî zararlardan dolayı süreli yayınlarda, eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisinin, süresiz yayınlarda ise eser sahibi ile yayımcının, yayımcının belli olmaması halinde ise basımcının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dava konusu haberin yayınlandığı, ... Gazetesinin ... Eki’nin künyesinden davalılardan...’ın, anılan gazetenin yazı işleri müdürü olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda, davalılardan ...’ın, Basın Kanunu'nun 13. maddesi gereğince hukuki sorumluluğu bulunmadığından, anılan davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş; kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2- Diğer davalıların temyiz itirazlarının incelenmesinde;