7. Hukuk Dairesi 2024/5130 E. , 2025/479 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1203 E., 2024/2599 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/131 E., 2023/84 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan
**7. Hukuk Dairesi 2024/5130 E. , 2025/479 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1203 E., 2024/2599 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/131 E., 2023/84 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava konusu taşınmazın müvekkillerinin murisi ... ...’ya ait olduğunu, davalı tarafından haksız olarak kullanıldığını belirterek 27.05.2016-27.05.2021 dönemi için HMK’nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılan bu davada şimdilik 12.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline ve miras payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların malik olduğu 224 ada 1 parselin tapu kaydında sınırları ve yüzölçümünün belirli olmadığı, Mahkemenin 2021/91 Esas sayılı dosyasında Harita Genel Komutanlığından hava fotoğraflarının istendiği ancak tapu kadastro sayfasından tespit edilemediğinden gönderilemediğinin bildirildiği, ecrimisil istenebilmesi için işgalin ve işgal alanının hiç kuşkuya yer olmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiği, davacılar vekilinin verilen kesin süre içerisinde keşif delil avansını yatırmadığından keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği ve dolayısıyla işgalin ispatlanamadığı, Mahkemenin 2021/31 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda 1931 yılındaki kadastro çalışmaları sırasında 224 ada 1 parsel olarak sınırlandırılmış olan taşınmazın sınırlarına ait herhangi bir bulguya rastlanmadığının belirtildiği, davalının işgal ettiğini belirttiği alanın ise denizden dolma kıyı şeridinde olduğu, Anayasa'nın 43 ve 3621 sayılı Kıyı Yasası'nın 5. maddesine göre kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açık olduğu, yapılan incelemelerde davacıların maliki olduğu taşınmazın sınırlarının tespit edilemediği, davacıların parselinin hiç kuşkuya yer olmayacak şekilde işgal edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme karar tarihinin 10.03.2023 olduğu, bu tarih itibari ile istinafı kabil karar miktarının 17.830,00 TL olduğu, dava dilekçesinde talep edilen miktarın 12.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibari ile usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davanın HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını, belirsiz alacak davasında alacağın bir kısmının dava edilmesi ve mahkemece bu alacağa ilişkin davanın tümden reddedilmiş olması halinde davacı yönünden kararın kesin olduğundan söz edilemeyeceğini, b. Kadastro tespitine itiraza ilişkin davanın bekletici mesele yapılmadığını, c. Mahkemece eksik incelemeyle karar verilerek dosyanın esasında hataya düşüldüğünü ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.