14. Ceza Dairesi 2013/10533 E. , 2014/826 K. "İçtihat Metni" Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.04.2012 gün ve 2011/227 Esas, 2012/94 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından t
**14. Ceza Dairesi 2013/10533 E. , 2014/826 K.** **"İçtihat Metni"** Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.04.2012 gün ve 2011/227 Esas, 2012/94 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyizine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın, yoldan geçmekte olan mağdureyi kolundan tutup ikamet ettiği evine çekmeye çalışırken bu esnada kendisine direnen mağdureyi kendine çekip kalçasına elleme şeklindeki eylemine ilişkin Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesince "travma sonrası stres bozukluğu oluştuğu ve ruh sağlığının bozulduğu" yönünde rapor düzenlenmiş ise de; sanık tarafından işlenen dokunma gibi ani nitelikteki, devamı bulunmayan, kesik biçimde gerçekleştirilen hallerde mağdurenin olayın üçüncü kişilerce duyulması üzerine ruhsal durumunun etkilenmesi nedeniyle duyduğu üzüntü ve sıkıntı sonucunda ortaya çıkan halin ruh sağlığı bozukluğu olarak değerlendirilemeyeceği ve TCK.nın 103/6. maddesinde öngörülen netice sebebiyle hal maddesinin cinsel istismar eyleminin ağır boyutlara ulaşması, ısrarla gerçekleştirilmesi ya da suçun nitelikli halinin işlenmesi nedeniyle gerçekleşebilecek bir sonuç olabileceği gözetilmeden, mağduredeki halin bir ruh sağlığı bozulması mı yoksa suç nedeniyle ruh sağlığının etkilenmesi mi olduğunun saptanması ve kesin kanaat oluşması için mağdurenin.İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevk edilerek sanığın işlediği suçtan dolayı ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınması, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun tespit edilmesi durumunda ise, sanığın dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi, mesleki tecrübesi, kişisel özellikleri, tarafların yaşları nazara alınarak TCK.nın 23. maddesi uyarınca sanığın bu ağır neticeden sorumlu tutulabilmesi bakımından en azından taksirle hareket edip etmediğinin tespit edilmesi, sanığın ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın sanık tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı sonucuna varılırsa meydana gelen bu zararın TCK.nın 61. maddesi kapsamında cezanın bireyselleştirilmesinde alt sınırdan uzaklaşılmada dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanığın mağdureyi kolundan tutarak ikamet ettiği evine çekmeye çalışırken uyguladığı cebirin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olan "cebir" niteliğinde olduğu gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanarak fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.