Başvuru, naklen atama için muvafakat verilmemesi işlemi nedeniyle eşitlik ilkesinin; işlemin iptali için açılan davanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, naklen atama için muvafakat verilmemesi işlemi nedeniyle eşitlik ilkesinin; işlemin iptali için açılan davanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 12/3/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş sunulmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İzmir 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu bünyesinde infaz ve koruma memuru olarak görev yapmaktadır. Başvurucu, almış olduğu eğitime daha uygun olduğunu belirterek İzmir İl Özel İdaresi emrine naklen atanmak için talepte bulunmuştur. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 25/11/2008 tarihli işlemiyle başvurucunun hizmetine ihtiyaç bulunduğu hususu gerekçe gösterilerek naklen atanabilmesi için gerekli olan muvafakat verilmemiştir. Başvurucu, muvafakat verilmemesi işleminin iptali istemiyle 29/12/2008 tarihinde dava açmıştır. İzmir İdare Mahkemesi 16/6/2009 tarihli kararıyla davanın reddine hükmetmiştir. Bu karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 12/5/2011 tarihli kararıyla uyuşmazlığın çözümünde Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesine yer verilerek usul hükümleri yönünden bozulmuştur.İzmir İdare Mahkemesi 9/2/2012 tarihli kararıyla 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğu sonucuna vararak yetki kuralına ilişkin kısım yönünden kararında ısrar etmiştir. Esasa ilişkin olarak naklen atanmak istenilen kadronun unvanlı ya da herhangi bir sınav sonucu atanmaya hak kazanılan bir kadro olmadığı, yine memur olarak yürütülecek görevin alınan eğitimle doğrudan ilgili, kariyer bir görev olarak addedilemeyeceği ve idarenin personel açığı nedeniyle başvurucunun hizmetine ihtiyaç duyulduğu hususlarını tespit etmiştir. Sonuç olarakkamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine yer vermek suretiyle davayı reddetmiştir. Söz konusu karar, yetki kuralına dair verilen ısrar hükmüyönünden Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/11/2012 tarihli kararıyla onanmıştır. Dosya aynı karar ile esası yönünden inceleme yapılması için Danıştay Beşinci Dairesine gönderilmiştir. Daire 19/6/2013 tarihli kararıyla İzmir İdare Mahkemesinin ret hükmünü onamış ve onama kararına yönelik karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 6/12/2013 tarihli kararıyla reddedilmiştir.