(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/12779 E. , 2013/1822 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ümraniye 2. As. Huk.) Taraflar arasındaki zilyetlik şerhinin iptali davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 13/06/2012 gün ve 2011/14437 - 2012/8967 sayılı ilamıyla temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiş, süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler inceleni…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/12779 E. , 2013/1822 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ümraniye 2. As. Huk.) Taraflar arasındaki zilyetlik şerhinin iptali davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 13/06/2012 gün ve 2011/14437 - 2012/8967 sayılı ilamıyla temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiş, süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü: K A R A R Yörede 1995 yılında yapılan ek kadastro sırasında, ... Köyü 111 ada 2 parsel sayılı 1.569,58 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1943 yılında kesinleşen ve Hazine adına tescil edilen orman kadastrosu sınırları içinde iken 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığı ve 27.12.1996 tarih 501 sayfada 455 parsel numarası ile Hazine adına tescil edildiği, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün genelgesi uyarınca fiilî kullanım durumuna göre tesbit yapılması istenildiğinden söz edilerek beyanlar hanesine, "taşınmaz 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılmıştır, bu parsel ...’nın tasarrufundadır" açıklaması yazılarak tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiş, itirazsız kesinleşmekle tescil edilmiştir. Davacı ... vekilinin 18.05.2000 tarihinde mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın zilyedinin müvekkili olduğu halde, beyanlar hanesinde ...’nın zilyet olduğunun yazıldığı, davalı adına olan zilyetlik şerhinin silinmesi ve beyanlar hanesine müvekkilinin zilyet olduğu şerhinin yazılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 2924 sayılı Kanunun 4127 sayılı Kanun ile değişik hükümlerinin belediye sınırları içinde kalan taşınmazlarda uygulanmayacağı, Anayasa Mahkemesinin 04.10.2002 günlü 2001/382-21 ve 30.03.1993 günlü 1992/48-1993/14 sayılı iptal kararları karşısında davacının dava açmakta hukukî yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı ve davalı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.12.2007 gün ve 2007/6580-7185 sayılı kararıyla bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "2924 sayılı Kanunun 11. maddesinin 4127 sayılı Kanun ile değişik hükmü uyarınca, tutanağın beyanlar hanesinde tasarruf edenlerin isminin gösterilebilmesi için bu kişilerin orman köyü nüfusuna kayıtlı olması, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten geriye yönelik en az 5 yıl süre ile o yerde ikamet etmesinin gerekli olduğu, davacının hukukî yarar sağlaması muhtemel olan zilyetlik olgusunu ispatlaması gerekeceğinden, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde gösterdikleri delillerin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.