11. Hukuk Dairesi 2023/5953 E. , 2024/7412 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1851 Esas, 2023/1185 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/92 E., 2021/253 K. Taraflar arasındaki asıl davada markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, giderilmesi, karşı davada markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısm
**11. Hukuk Dairesi 2023/5953 E. , 2024/7412 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1851 Esas, 2023/1185 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/92 E., 2021/253 K. Taraflar arasındaki asıl davada markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, giderilmesi, karşı davada markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı-karşı davacı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı/karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1995 yılından beri İzmir'de deniz, kara ve hava taşımacılığı işi yaptığını, ticaret unvanının kılavuz kelimesinin "..." ibaresi olduğunu, ''...'' ve ''...'' alan adlarının sahibi olduğunu, 25 yıldır kesintisiz olarak "..." sözcüğünden ve yelken figürlerinden oluşan işaretini markasal mahiyette de kullandığını, 2019/76508 ve 2019/76514 sayılı markaların müvekkili adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli olduğunu, davalı şirketin 01.02.2011 tarihinde müvekkili şirketin ortaklarından dava dışı ... tarafından "... Liman Hizmetleri ve Lojistik Ltd.Şti." ticaret unvanı altında kurulduğunu, 01.04.2019 tarihinde genel kurul kararı ile şirketteki hissesini dava dışı ...'e devrettiğini, ...'in müvekkilinin "..." ibareli unvanını kullanmak için izin istediğini, müvekkili şirketin bu talebi reddederek Nisan 2019 sonuna kadar "..." unvanı ve ismi v.b. ilişkin değiştirme işini tamamlaması gerektiğini e-posta yoluyla davalı şirkete bildirdiğini, ancak davalı şirketin ticari unvan ve internet alan adı olarak bu kez "armadan" ibaresini seçtiğini, ayrıca yelken figürlerinden oluşan işareti marka olarak tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, yapılan itiraz neticesinde başvurunun reddine karar verildiğini, davalının işyerindeki tabelalarda, faturalarında, kartvizitlerinde, broşürlerinde, antetli kağıtlarında v.b. iş evrakı ve reklamlarında ve internet alan adlarında "armadan" işaretini markasal olarak kullandığını belirterek davalının müvekkilinin ''...'' markasına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitini, durdurulmasını ve giderilmesini, ticaret unvanından ''Armandan'' ibaresinin terkinini ve hükmün ilanını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davacının markalarının ''...'' ibaresinden oluşmadığını, davacı markasının 5 kelimeden oluşan “Doğruluğun Mühim Olduğu Yer ...” olduğunu, marka korumasının yıllar öncesinden değil, 09.08.2019 tarihinden itibaren başladığını, öncelikli hak sahibi olduğunu, davalı şirketin 2011 tarihinde kurulduğunu, her iki şirketin denizcilik sektöründe bağlantılı ortaklar olarak faaliyette bulunduklarını, aynı ekonomik birliğin üyesi konumunda olduklarını, dava konusu ... işaretinin de bu ticari faaliyetin ibaresi olduğunu belirterek davanın reddini istemiş, karşı dava ile 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin (c) bendi uyarınca tasvir edicilik ve tanımlayıcılık, anılan maddenin (ç) bendi uyarınca aynı ya da ayniyet derecesinde benzer markanın bulunması ve eskiye dayalı kullanım yönünden davacı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafın pay devri esnasında unvan değişikliğini de kabul ettiği, davalı şirketin ... ibaresi kullanımlarının davacı şirketle organik bağının bulunması nedeniyle yapılan kullanımlar olduğu, bu kullanımların davacı şirketin devirden sonraki kullanıma rıza göstermemesi nedeniyle şirket pay devri ile sonlandırılması gerektiği, davalının ... ve armadan sözcüğünü markasal olarak ve ticaret unvanında ek olarak kullanma hakkının mevcut olmadığı, davacı adına tescilli markalar ile davalı kullanımları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olduğu, taraf markaları kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımında da benzerlik olduğu, davalının unvanını 16.07.2019 tarihinde ''Armadan Liman Hizmetleri ve Lojistik Taşımacılık Ltd.Şti.'' olarak değiştirdiği, buna karşılık davacının marka başvurularının ise bundan yaklaşık 23 gün sonra 09.08.2019 tarihinde yapıldığı, davalı tarafın kullanımlarının ve unvan değişikliğinin davacı marka tescil başvurularından önceki tarihte başlaması nedeniyle davalının markasal kullanımlarının davacı adına tescilli markalardan doğan hakları ihlal etmediği, davacı şirketin 1995 tarihinde kurulmasına karşın davalı şirket unvanını 2019 yılında değiştirdiği, sonra kurulan şirketin öncekilerden ayırt edilmesini sağlayacak ekleri kullanması gerektiği, oysa davalı şirketin kullandığı "Liman Hizmetleri ve Lojistik Taşımacılık" ibarelerinin faaliyet alanlarını gösteren, ticaret unvanına tam olarak ayırt edicilik katmayan ve unvanları farklılaştırmaya yeterli olmayan kelimeler olduğu, tarafların ticaret unvanları arasında Türk Ticaret Kanunu kapsamında iltibas bulunduğu, davalı-karşı davacının örnek olarak sunduğu marka ile davacı-karşı davalı markaları arasında sloganlar ve logolar arasında farklılık bulunduğu, markaların tertip tarzları ve markalarda kullanılan renkler arasında da farklılık bulunduğu, aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunmadığı, ''...'' markasının tanımlayıcı ve tasvir edici olmadığı davalı karşı davacının ... logo kullanımlarının en erken 2011 yılından başladığı belirlenmekle birlikte, davacının ... logo şeklindeki markasal kullanımlarının bundan çok daha önce en geç 1998 yılında başladığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, davalının ''Armadan+Yelken'' logolu fiili kullanımlarının davacı yönünden haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, menine, haksız rekabet teşkil eden maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının ''Armadan'' ibareli internet sitelerini kullanmasının durdurulmasına, menine, erişimin engellenmesine; internet ortamında ve davalı-karşı davacıya ait sosyal medya hesaplarında "armadan" ibaresini kullanmasının durdurulmasına, menine, davalının ticari unvanından "Armadan" sözcüğünün terkinine, davacının markaya tecavüzün tespiti, durdurulması ve meni davasının reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, men'i, giderilmesi, davalının ticari unvanından "Armadan" sözcüğünün terkini; karşı dava davacı/karşı davalının markasında yer alan “...” sözcüğünün hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin (c) ve (ç) bentleri, 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 21.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.