6. Hukuk Dairesi 2011/11102 E. , 2011/15721 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi ve Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve kira alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece alacak ve tahliye istemlerinin reddin…
**6. Hukuk Dairesi 2011/11102 E. , 2011/15721 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi ve Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve kira alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye ve kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece alacak ve tahliye istemlerinin reddine karar verilmiş, hükmü davacılar vekili tahliyeye yönelik temyiz etmiştir. Davacı vekili; davalının 07.02.2006 başlangıç tarihli sözleşme uyarınca davaya konu işyerinde kiracı olduğunu, davalının muaccel hale gelen son üç yıla ait kira bedellerini eksik ödediğini, davalının eksik ödeme nedeniyle bakiye 1.269 TL borcu bulunduğunu, ayrıca müvekkillerinin işyeri ihtiyacı nedeniyle dava konusu taşınmaza ihtiyacı olduğunu, bu hususun davalıya noter ihtarı ile bildirildiğini, sözleşme süresinin sona ermesine rağmen davalının kiralananı tahliye etmediğini belirterek 1.269 TL alacağın tahsiline ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; davaya konu taşınmazın miras bırakan ... adına kayıtlı olup davacılar dışında mirasçılarının olduğunu, HUMK 43.maddesi gereği tüm mirasçıların davaya katılımının zorunlu olduğunu öte yandan müvekkilinin kiralanana zorunlu ve faydalı masraflar yaptığını, davacıların ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olmadığını, kira borcunun süresi içinde ödendiğini bakiye borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kiralananın elbirliği mülkiyetine konu olup tüm mirasçıların muvafakatinin sağlanamadığı alacak iddiasının da kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Medeni Kanunun paylı mülkiyete ilişkin 691.maddesi hükmüne göre kiraya verme önemli idari işlemlerden olup pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması gerekir. Belirtilen bu çoğunluk sağlanmadan malın kiraya verilmesi durumunda sözleşmenin tarafı olmayan paydaşlarca sözleşmenin geçersizliği öne sürülebilir. Elbirliği mülkiyetinde ise ortakların hepsinin icazeti gerekli olup bu koşul sağlanmadıkça, mevcut kira sözleşmesi diğer ortaklar açısından bir hüküm ifade etmez. Ne var ki paylı mülkiyette olsun, elbirliği mülkiyetinde olsun bu koşullar temin edilmeden bir kira sözleşmesi yapılmış ise tarafları bakımından sözleşme hüküm ifade etmeye devam eder. Bu husus sözleşmeye bağlılık ilkesinin bir sonucudur. Kiralayan konumunda olan paydaş ya da ortak sözleşme ile yükümlendiği borçları ifa ettiği müddetçe davalı kiracıdan da kendi borçlarını ifa etmesini isteyebilir. Somut olayda tahliyeye konu taşınmaz kayıt maliki ... mirasçıları arasında elbirliği mülkiyetine konudur. Adı geçen ... mirasçılarından ..., ... ve ... açmış oldukları işbu tahliye davasında 07.02.2006 başlangıç ve 01.01.2010 bitiş tarihli kira sözleşmesine dayanmışlardır. Sözleşmeyi davacılar kiralayan sıfatıyla imzalamışlardır. Davalı vekili de cevap dilekçesinde “taraflar arasında ilk sözleşme ... ile müvekkil şirket arasında 2002 yılında tanzim edilmiştir……... ve ... 2006 yılında tanzim edilen sözleşmeye katılmışlardır” demek suretiyle belirtilen akdi ilişkiyi kabul etmiştir. Tahliye davalarının aktif tarafı kiraya veren konumunda olan paydaş veya ortaktır. Yukarıda belirtilen ilke ve açıklamalar doğrultusunda davacı kiralayanların aktif husumet ehliyeti bulunmakta olup diğer ortakların muvafakatlerine ihtiyaç yoktur. Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.