3. Hukuk Dairesi 2018/7941 E. , 2019/134 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, müvekkili ile davalılardan Yasemin arasında 01.02.2011 b…
**3. Hukuk Dairesi 2018/7941 E. , 2019/134 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, müvekkili ile davalılardan Yasemin arasında 01.02.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, davalılardan ... sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladığını, 01.07.2013 tarihinden itibaren aylık kira bedellerinin ödenmediğini, kira bedellerinin tahsili amacıyla ... . İcra Müdürlüğünün 2013/4673 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalıların takibe itiraz ederek takibi durdurduklarını bildirerek, davalıların takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalılar, taşınmazın eczane olarak kullanılmak amacıyla kiralandığını, ancak taşınmaza doğalgaz bağlanmadığı ve ısınma için elektrik kullanıldığı için sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve anahtarların davacıya teslim edildiğini, ayrıca davalılardan ... adi kefil olması nedeniyle kiracı hakkında yapılacak takibin sonuçsuz kalması durumunda adi kefil hakkında dava açılabileceğinden davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 9.924,20TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılardan ...'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalılardan kefil ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Adi kefaleti düzenleyen T.B.K.nun 585. Maddesine göre (818 Sayılı B.K.'nun 486.), adi kefalet halinde alacaklının öncelikle borçluya başvurması gerekmektedir. Diğer yandan dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanunu’nun 7. maddesinde bu konuyla ilgili bir düzenleme getirilmiş ve “ (1) İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Ancak, kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. (2) Ticari borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmü geçerli olur.” şeklindeki düzenleme ile teselsül karinesi kabul edilmiştir. Bu halde alacaklı adi kefalette olduğu gibi asıl borçluya müracaat etmek zorunda değildir. Ticari işlerde “teselsül karinesi” uygulanmaktadır. Nitekim, müteselsil kefil asıl borçlu ile birlikte takip edilebilir.