T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/659 - 2026/730 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/659 KARAR NO : 2026/730 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/04/2023 NUMARASI : 2022/473 E. - 2023/167 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Ha…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/659 - 2026/730 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/659 KARAR NO : 2026/730 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/04/2023 NUMARASI : 2022/473 E. - 2023/167 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/04/2023 tarih ve 2022/473 E. - 2023/167 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin “...” markasının gerçek hak sahibi olduğunu, davalı ...'un redde mesnet markaları ile müvekkilinin dava konusu 2021/187119 sayılı "..." ibareli markası arasında SMK'nın 5/1-ç maddesi anlamında aynılık ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik söz konusu olmadığından, dava konusu başvurunun SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca kısmen reddine dair YİDK kararının hatalı olarak verildiğini, 6769 sayılı SMK'nın 5/2.maddesindeki, "Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tesclli birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez." hükmü çerçevesinde, müvekkilinin "... işareti üzerinde önceye dayalı tescilsiz marka hakkı olduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ileri sürerek, davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 18.10.2022 tarihli 2022-M-13808 sayılı kararının iptaline, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu 2021/187119 numaralı “...” ibareli markasının 35, 41 ve 42. sınıflarda tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum'un, Kanundan doğan sorumluluğu gereği, ayırt edilemeyecek derecede benzer markaya dayanarak başvuruyu reddettiğini, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şahıs vekili, müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, ... tarafından SMK madde 5 hükümleri uyarınca resen yapılan işlemlere ilişkin YİDK kararlarının tarafının yalnızca ... olduğunu, müvekkili "..." esas unsurlu Markalarına yaptığı yatırım, harcadığı sermaye ve emek ile ayırt edicilik kazandırdığını, karşı yanın önceki tarihli marka kullanımları olduğu yönündeki iddialarının huzurdaki dava bakımından dikkate alınabilir olmadığını, davacı yanın müvekkili markalarına ayniyet derecesinde benzer markaları tescil ettirmekte açıkça kötü niyetli olduğunu savunurak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusu kapsamından SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca davalı ... tarafından resen "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri."nin çıkarıldığı, davacının söz konusu işleme itiraz ettiği, bu itiraz neticesinde davaya konu YİDK kararının tesis edildiği, söz konusu YİDK kararının tesis edilmesinde redde mesnet marka sahibi davalı ...'un herhangi bir dahli bulunmadığından adı geçen bu davalıya yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, davacı her ne kadar gerçek hak sahibi olduğunu ve redde mesnet marka sahibinin kötü niyetli olduğunu ileri sürmüşse de, söz konusu argümanların davalı Kurum'un SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca tesis ettiği mutlak tescil engelini bertaraf edici nitelikte olmadığı, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri." hizmetlerinin redde mesnet marka kapsamında aynen bulunduğu, redde mesnet markada bulunan "..." ibaresinin Türkçe'de "İş Eğitimi" anlamına gelen İngilizce bir söz dizisi olduğu, anlamı itibariyle bu söz dizisinin davaya konu hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığı, gerek başvuru markasının, gerekse redde mesnet markanın ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğu, her ne kadar markaların farklı renk ve stilizasyonda dizayn edildiği tespit edilmişse de, bu hususların markaları birebir aynı olmaktan çıkardığı, ancak ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan kurtaramadığı gerekçesiyle, davacının davalı ...'a yönelttiği davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının davalı ...'e yönelttiği davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu "..." markasının 2014 yılından itibaren yurt içinde ve yurtdışında müvekkili tarafından yoğun ve aralıksız biçimde kullanıldığını, bu kullanımla ayırt edicilik kazandığını, belli bir oranda tanınır hale geldiğini, bu ibare üzerinde müvekkilinin tescilsiz marka hakkı bulunduğunun kabulünün gerektiğini, redde mesnet marka sahibinin müvekkilinin tescilsiz markasından kötüniyetle faydalanmak gayesinde olduğunu, şekli olarak müvekkilinin markasının redde mesnet marka ile hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, renk, stil ve sair kelime unsurları ile tamamen farklılaştığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, dava konusu "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri." yönünden bu anlamda bir benzerliğin bulunduğu, zira karşılaştırılan markaların asli unsurlarının "..." ibaresi olduğu, redde mesnet markada farklı olarak yer alan "işletme eğitimi" anlamındaki "..." ibaresinin, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı ve redde mesnet markanın asli unsuru konumunda bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.