7. Hukuk Dairesi 2024/2646 E. , 2025/1014 K. MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/935 E., 2024/1110 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/954 E., 2024/27 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan …
**7. Hukuk Dairesi 2024/2646 E. , 2025/1014 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/935 E., 2024/1110 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/954 E., 2024/27 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından müvekkili aleyhine ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/728 Esas sayılı dosyası ile ... 1. Noterliğinin 06.06.2009 tarihli ve 05164 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde mirastan feragat sözleşmesi uyarınca tapu iptali ve tescil davası açtığını, akdedilen mirastan feragat sözleşmesi esnasında müvekkiline muris adına 1417 ada 4 ve 5 parsel, 1416 ada 5, 12 ve 31 parsel, 1422 ada 13 ve 15 parsellerin kayıtlı olduğunu, bunlardan başka taşınmazların bulunmadığını hissedar sayısı çok olduğundan kendisine düşse düşse çok az bir bedelin düşeceğini, bu nedenle kendisine iyilik yapıldığını, eğer şimdi anlaşmazlar ise bu durumun arada husumet yaratacağını söyleyerek müvekkilini yanıltarak ve korkutarak sözleşme yapmaya zorladığını, işbu davadan takribi 5 ay önce müvekkilinin diğer kız kardeşlerinin miras hisseleri uyarınca çok yüksek bedeller aldığını duyunca araştırma yaptığını ve bu durumun murise ait olup davalılara kaçırılan yerler sebebiyle meydana geldiğini öğrendiğini ileri sürerek mirastan feragat sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça yasal 10 yıllık süre dolduktan sonra davanın açıldığını, davanın usulden de reddinin gerektiğini, davacı tarafın davalı ... lehine miras haklarından feragat ettiğini, davacının, davalılar ile aynı mahallede ikamet ettiğini, murislerinin taşınmazlarını çok iyi bildiğini, mirastan feragat bedeli olan 12.500,00 TL'yi aldığını ancak müvekkilinden ekstra para alabilmek için eldeki davayı açtığını, davacının murisi ... vefat edince ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/305 Esas sayılı mirastan feragat sözleşmesinin açılması davasının duruşmasında yüzüne okunduğunda mirastan feragat beyanını ve sözleşmeyi kabul etmediğini, eldeki davayı 4 yıl sonra 5-6 ay önce öğrenmiş gibi mahkemeye gerçeğe aykırı bilgi sunarak açtığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..tarafların anne ve babasının erkek çocuklarına taşınmaz kız çocuklarına da miras bedeli karşılığında nakit para verme iradesinde oldukları, bu hususta kız kardeşlerin hepsi ile görüştükleri davacı ve dava dışı ...'nin bedeli kabul ederek noter huzurunda sözleşmeyi onayladıkları, diğer iki kız kardeşin bedeli kabul etmedikleri ve mirastan feragat sözleşmesini imzalamadıkları, davacının iddia ettiği gibi olası bir yanıltma ya da korkutma durumu olması hâlinde bunun sözleşmeyi özgür iradeleri ile imzalamayan iki kız kardeşe de sirayet etmesi gerektiği, bedeli kabul etmeyenler yönünden zorlama olmadığı, yine davacının sözleşme karşılığında anlaştıkları 12.500,00 TL'yi aldığı, bu sözleşmenin korkutma ve yanılma ile yapıldığının ispat yükü davacı üzerindeyken, mirastan feragat sözleşmenin hata, hile, aldatma, korkutma ve aşırı yararlanma irade bozukluğuna dayanarak davacıya baskı yapılmak suretiyle düzenlendiğine dair davacı tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. madde kapsamında ispata yarar delil ileri sürülemediği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".. İlk Derece Mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; sözleşmenin davacının içinde bulunduğu zor durumdan faydalanılarak imzalatıldığını, taşınmazların toplam değerinin 2020 yılında 1.000.000,00 TL olduğunu, tanık beyanlarının iddialarını doğruladığını, sözleşme imzalanırken davacının okuma yazma bilmediğini, davalı ... adına muvazaalı olarak taşınmazların tescil edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.