8. Hukuk Dairesi 2017/10375 E. , 2020/2951 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İstihkak İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli ve 2016/294 Esas, 2016/694 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvur…
**8. Hukuk Dairesi 2017/10375 E. , 2020/2951 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İstihkak İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli ve 2016/294 Esas, 2016/694 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili, vekil edeninin haciz mahallini boş dükkan olarak kiraladığını, iş yerine ait vergi levhasının olduğunu, muhcuzları 08.02.2016 tarihli sevk irsaliyesi ile satın aldığını belirterek, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, haciz adresinde 26.01.2015, 10.02.2015, 08.06.2015, 27.01.2016 tarihlerinde menkul haczi yapıldığını, hacizlerde borçlunun oğlunun hazır olduğunu, hiç bir hacze itiraz edilmediğini, fatura ve sevk irsaliyesine konu malların haczedilen mallar ile aynı olup olmadığının araştırılması gereken bir husus olduğunu, davalının iş yerini boş olarak almadığını, içerisindeki haczedilen menkuller ile birlikte aldığını, ayrıca iş yerinin kirası ile ilgili davacının Vakıflar Bölge Müdürlüğü veya Belediye Başkanlığı ile yapılmış bir kira sözleşmesinin de bulunmadığını, iş yeri kira sözleşmesinin halen dosya borçlusu veya borçlunun eşi veya oğlu ile yapılmış eski kira sözleşmesi üzerinden devam ettiğini, dosya borçlusunun menkullerin muhafazasını engellemek amacıyla kötü niyetli olarak sadece iş yerini devrettiğini, davacının aynı işletmeyi aynı menkuller ile birlikte ve hiçbir değişiklik yapmadan işletmeye başladığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davacı üçüncü kişinin 08.02.2016 tarihinde haciz yapılan işyerini Belediyeden kiraladığını beyan eden ...'den kiraladığı, 26.02.2016 tarihinde yapılan haciz sırasında, 08.02.2016 tarihinde iş yerinin davacı üçüncü kişiye devredildiğinin vergi levhasından görüldüğüne dair tutanak tutulduğu, vergi levhasının incelenmesinde, iş yerinin üçüncü kişi adına kayıtlı olup, işe başlama tarihinin 08.02.2016 olduğu, yine 08.02.2016 tarihli 2525 nolu sevk irsaliyesi ile menkullerin satın alındığı, bu hususların davacı tanıklarının beyanları ile teyit edildiği gerekçeleri davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmiştir.