T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1676 Esas KARAR NO : 2026/509 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/07/2024 NUMARASI : 2024/72 E. - 2024/538 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 35…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1676 Esas KARAR NO : 2026/509 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/07/2024 NUMARASI : 2024/72 E. - 2024/538 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili İstanbul 43. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın Sultangazi Belediyesi’nde çalıştığını, 2022 yılı Nisan ayı itibari ile Sultangazi Belediyesi’nden aldığı maaş hak ve alacaklarının ¼’ ünün üzerine İstanbul 25. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ve 04.03.2022 tarihli yazısı ile 56.639,21 TL (masraf hariç) miktarlı haciz konulduğunu ve kesinti yapılacağını öğrendiğini, borçlusunun müvekkili ... olduğu İstanbul 25. İcra Dairesinin ... (...) Esas sayılı dosya kapsamında bulunan ve imzası müvekkiline ait olmayan 02.02.2015 düzenleme, 30.10.2015 vade tarihli, 4.510,00-USD miktarlı senet nedeni ile alacaklı davalı .... Ltd.Şti. tarafından aleyhine Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile yapılan takipte ödeme emri düzenlendiğini, İstanbul 25. İcra Dairesinin ... Esas sayılı, 17.08.2016 tarihli, 4.884,33-USD miktarlı icra takibinde ödeme emrinin 25.08.2016 tarihinde davacı müvekkilinin evde olmaması nedeniyle muhtara tebliğ edildiğini, alacaklı vekili tarafından 06.03.2018 tarihinde yenilenen icra dosyasında iş bu kere İstanbul 25. İcra Dairesinin ... Esas numarasını aldığını, yenileme emrinin 12.03.2018 tarihinde davacı müvekkilinin evde olmaması nedeniyle muhtara tebliğ edildiğini, takip talebi ve ödeme emrine dayanak konulu 02.02.2015 düzenleme, 30.10.2015 vade tarihli, 4.510,00-USD miktarlı senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının yapılacak imza incelemesi sonucunda ortaya çıkacağını beyan ederek, davanın kabulü ile davacı müvekkilinin İstanbul 25. İcra Dairesinin ... (...) Esas sayılı dosyası nedeni ile borcu olmadığının tespitine, haksız ve yersiz olarak davalı alacaklı tarafından davacı müvekkilinin maaş ve alacaklarına haciz konulması nedeniyle 12.04.2022 itibari ile 1.316,00 TL miktarlı yapılan tahsilat (kesinti) ile devamı aylarda yapılacak tahsilatların (kesintilerin) kesinti tarihinden itibaren tahsili tarihine kadar işletilecek ticari faizi ile istirdadına, davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve müvekkili davalının tacir olduğunu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile alakalı bir bononun varlığı gözetildiğinde işbu mahkemenin görevsiz olduğunu ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, takibin 2016 yılında başlatılmış olduğunu, davalının ödeme emrini usulüne uygun bir şekilde tebliğ almasına rağmen süresi içerisinde itiraz etmediğini, davacının maaşından her ay kesinti yapılmasının takipten haberdar olduğunu açıkça gösterdiğini, 2008 yılında davacının bir avukata vekalet verdiğini, davacının avukatı dahi varken imza itirazı için bu kadar uzun süre beklemesinin hakkaniyete aykırı ve kötü niyetli olduğunu, genel zamanaşımı sürelerinin geçirilmiş olduğunu, takibe dayanak senette davacı ...'ın imzasının bulunduğunu, imza itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğunu, borçlu davacı yararına kötü niyet tazminatına hükmedebilmek için, alacaklı davalının takibinde haksız olması yeterli olmayıp, kötü niyetli olduğunun da ispatının gerektiğini, somut uyuşmazlıkta takibin imzalı senede dayalı olarak var olduğu düşünülen hakkın kullanılması amacına dayalı olup, yargılama sonunda senetteki imzanın davacıya ait olmadığı ve yapılan takibin haksızlığı belirlense de, salt buna dayalı olarak davalı alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak başlattığının kabulünün doğru olmadığını belirterek, davacının kötü niyet tazminatı talebinin ve davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GÖREVSİZLİK KARARI: İstanbul 43. Asliye Hukuk Mahkemesince 14/11/2023 tarihli, 2022/393 Esas, 2023/370 Karar sayılı kararı ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, yargılamaya İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/72 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/07/2024 tarihli, 2024/72 Esas, 2024/538 Karar sayılı kararı ile; "…Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller , aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda ; İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu 02.02.2015 düzenleme 30.10.2015 vade tarihli 4.510 -USD miktarlı kambiyo senedinde yer alan imzanın davacı eli ürünü olmadığı alınan dosya kapsamına uygun bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olmakla ; davacının maaş kesintileri hakkında icra dairesinden gelen yazı cevapları , mahkememizce aldırılan son tarihli bilirkişi ...'ın 15.05.2024 tarihli raporu da bir arada değerlendirildiğinde ; davacının maaşından kesinti yapılarak icra dosyasına gönderilen toplam tahsilatın 57.298,96.TL olduğu , davacıdan bu bedelin haksız tahsil edildiği bu haliyle taleple de bağlı kalınarak davanın kabulüne, davacının davalıya İstanbul 25. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından takibe konu 02.02.2015 düzenleme 30.10.2015 vade tarihli 4.510 -USD miktarlı kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacı ...'ın İstanbul 25. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına toplamda ödemiş olduğu 56.639,21-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, Somut olayda senet de davacının keşideci olduğu, davalının lehtar konumunda olduğu bu durumda davalının davacıya atfen atılan imzanın davacı eli ürünü olup olmadığını bilmesi gerektiği ve dolayısıyla takipte kötüniyetli olduğu kanaatine varılmakla, davacının kötü niyet tazminat talebi haklı görüldüğünden davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile takibe konu asıl alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Davanın KABULÜNE, 1-Davacının davalıya İstanbul 25. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından takibe konu 02.02.2015 düzenleme 30.10.2015 vade tarihli 4.510 -USD miktarlı kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacı ...'ın İstanbul 25. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına toplamda ödemiş olduğu 56.639,21-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine,2-Takip konusu asıl alacağın %20'sine isabet eden kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine…" karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; Mahkemece İstanbul 43. Asliye Hukuk Mahkemesince alınan imzaya ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, ancak bu raporun eksik inceleme ile hazırlandığını, HMK’nın 211. maddesindeki sıraya uygun şekilde imza incelemesi yapılmadığını, davacı isticvap edilmeden ve imza örnekleri alınmadan dosyanın doğrudan bilirkişiye verildiğini,Ayrıca raporun yetersiz ve hükme esas alınmaya elverişsiz olduğunu, imzanın hangi gerekçelerle davacıya ait olmadığının açıklanmadığını, raporun taraflarını tatmin etmediğini, denetime uygun olmadığını,Mahkemece taraflarınca itiraz edilen ve görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek ve yeni bir rapor alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,Davacının maaşından yapılan kesintiler icra dosyasına yatırılmışsa da, bu paranın müvekkiline ödenmediğini, reddiyat yapılmadığını, bu nedenle istirdat şartlarının mevcut olmadığını, müvekkilinden faiz talep edilemeyeceğini, Davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte, müvekkili aleyhine hükmedilen kötüniyet tazminatının da hukuka aykırı olduğunu belirterek, arz ve izah edilen sebeplerle, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/72 Esas, 2024/538 Karar sayılı, 16/07/2024 tarihli kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul 25. İcra Dairesinin ... (...) Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Limited Şirketi, borçlunun ...-... olduğu, 110,00 TL protesto, 4.510,00 USD senet alacağı, 360,80 USD işlemiş faiz, 13,53 USD %0,3 komisyon olmak üzere toplam 4.884,33 USD (14.571,52 TL) alacak için 17/08/2016 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 30/10/2015 vade, 02/02/2015 tanzim tarihli, 4.510,00 USD bedelli bono olarak gösterildiği tespit edilmiştir. Davaya ve icra takibine konu bono örneği incelendiğinde; keşidecisi ...-..., lehtarı ... Limited Şirketi olan 30/10/2015 vade, 02/02/2015 tanzim tarihli, 4.510,00 USD bedelli bono olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan 24/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Borçlusu "...-...", alacaklısı "... LTD.ŞTİ." olan 02/02/2015 düzenleme, 30/10/2015 ödeme tarihli, 4.510,10 USD tutarlı senette "...-..." adına atılmış borçlu imzaları ile ...’a ait mevcut mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından, söz konusu borçlu imzalarının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...’ın eli ürünü olmadığına dair görüş ve kanaatini bildirilmiştir. İlk derece mahkemesinde hesap uzmanı bilirkişiden alınan 16/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün ... E. numaralı icra dosyası incelendiğinde; davacı ...’ın –... borçlu, davalı .... Ltd. Şti.’nin ise alacaklı olduğu, takibin 18/08/2016 tarihinde başlatıldığı, Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluna esas olmak üzere senet alacağı, protesto gideri, komisyon ve takip öncesi faiz olmak üzere toplam takip tutarının 4.884,33.USD olduğu, ödeme emrinin 25/08/2016 tarihinde muhtara tebliğ edilerek kesinleştiği, 07/03/2018 tarihinde icra dosyasına harç yatırılarak dosyanın yenilendiği, yenileme sonrası ... Esas numarasını aldığı, borç miktarının toplam 17.657,35.TL –faiz ve masraflar hariç- olduğunu bildirir yenileme emrinin borçlu-davacının aynı adreste ikamet eden yakını ...’a 12.03.2018 tebliğ edildiği, davacının açmış olduğu işbu davada, davaya konu İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile maaş haczi nedeniyle icra dosyasına kesinti yapılarak ödenen ve ödenmeye devam eden maaş kesintilerinin işletilecek ticari faizi ile istirdatı yönünde karar verilmesini talep ettiğinin anlaşıldığı, davacının, takibe konu senette mevcut imzaya yönelik itirazları kapsamında Adli Tıp Kurumu ... Em. –Adli Belge İnceleme ve Sahtecilik Uzmanınca mukayeseli imza incelemesi yapıldığı, 24/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda, borçlu imzalarının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...’ın eli ürünü olmadığı kanaatinin bildirildiği, davacının istirdata konu icra dosyasında maaş haczi kapsamında, maaşından kesinti yapılarak davalı-alacaklıya ödendiği, 12/04/2022 tarihi itibari maaşından 1/4 kesinti yapıldığını, bu kesintinin davalı-alacaklıya ödenmek üzere icra dosyasına yatırıldığını, 12/04/2022 tarihinde bu kesintinin 1.316,00.TL olduğunu ve kesintilerin yargılama devamı boyunca yapıldığını beyan ettiğini, dosya ekinde fiziken bulunan İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyada mevcut en son evrakın 06/11/2018 tarihli talep dilekçesi olduğu, başkaca bir verinin icra dosyasında bulunmadığı, UYAP sistemi üzerinden icra dosya içeriğini görmenin mümkün olmadığı, dosya içerisinde, davacının maaş kesintilerinin hangi tarihlerde, hangi miktarlarda dosyaya yatırıldığını gösteren bir veri/kayıt bulunmadığı, kesintilerin dosyaya yatırılmaya devam edip etmediği ve güncel kesinti miktarı da bilinmediğinden bir hesaplama yapılamadığı, icra dosyasında yapılan haciz işlemleri, davacı maaşında yapılan kesintiler, bu kesintilerin hangi tarihlerde/miktarlarda dosya içerisine yatırıldığına dair İcra Müdürlüğünden yazı/hesap raporu/dosyanın tüm sureti alındıktan sonra dosyanın tarafına tevdi halinde istenen hesaplamaları yaparak gerekçeli rapor tanzim edebileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir. İlk derece mahkemesince hesap uzmanı bilirkişiden alınan 31/08/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; davacının davalıyı Arabuluculuk Son Tutanağı Düzenleme Tarihi/Dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dair dosyada mevcut bir delil bulunmadığı, bu kapsamda Arabuluculuk Son Tutanağı Düzenleme /Dava tarihi olan 21.04.2022 tarihinin temerrüt tarihi olarak esas alındığı, taraflar arasında mevcut bir sözleşme olmadığı dikkate alındığında, 3095 sayılı Kanun Madde 1 hükmü esas alınarak avans faizi işletilerek, faiz hesabı yapıldığı, ek rapor alınması için dosyanın tarafına atandığı 10/07/22023 tarihi itibariyle; dosyaya sunulan İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kesilen tahsilat makbuzları esas alındığında, toplam kesinti miktarının 31.518,01.TL, işleyen faizin 5.706,70.TL olup, toplam tutarın 37.224,71.TL olduğu, dosyaya sunulmamış, ancak davacı vekilinin beyan dilekçesinde, 2022 yılı Ağustos ayı tahsilatının 15/08/2022 tarihli ve 2.535,21 TL bedelli olduğu dikkate alınması halinde, Ağustos/2022 tahsilatı 2.535,21 TL, işleyen faiz 427,49 TL olup, toplam 2.962,70.TL olduğu, davacı vekilinin beyan dilekçesindeki 2022/Ağustos ayı maaş kesinti tutarının dikkate alınması halinde toplam davacının maaşından yapılan kesinti miktarının 34.053,22 TL, kesinti tutarına işleyen toplam faiz 6.134,19 TL olup, asıl alacak ve işlemiş faiz toplamının 40.187,41 TL olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince hesap uzmanı bilirkişiden alınan 15/04/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda; arabuluculuk Sürecinin 08/04/2022 tarihinde başladığı, Arabuluculuk Son Tutanağının tüm tarafların katılımı ile 21/04/2022 tarihinde düzenlendiği ve imzalandığı, işbu davanın 21/04/2022 tarihinde açıldığı, İstanbul 25.İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyasının müzekkere cevabı ve ekinde dosyaya sunduğu, icra dosyasına gönderilen tahsilat makbuzları incelendiğinde; borçlu/davacı ...’ın maaşına konulan maaş haczi nedeniyle 13/04/2022 – 15/12/2023 tarihleri aralığında maaşından ¼’lük kesinti yapılarak İstanbul 25.İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyasına gönderildiği, davacının maaşından kesinti yapılarak icra dosyasına gönderilen toplam tahsilatın 57.298,96.TL olduğunun tespit edildiğine dair görüş bildirilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, icra takibinden sonra açılan ve imza inkarına dayalı borçsuzluğun tespiti ve istirdat davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Her ne kadar davalı vekili davacının isticvap edilmediği ve imza örneklerinin alınmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davacının İstanbul 43. Asliye Hukuk Mahkemesinin duruşmasında hazır olduğu, davacının imza örneklerinin mahkemece alındığı ve imza incelemesinde bu tutanakların da incelendiği, bilirkişi raporunda kullanılan inceleme yöntemlerinin açıklandığı, görsellere de yer verilerek denetime uygun bir rapor hazırlandığı, bu nedenle Mahkemece raporun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça icra dosyasına ödeme yapıldığından, davalının icra dosyasından bu parayı tahsil etmemiş olsa dahi davacının istirdat ve faiz talebinde bulunabileceği gibi, davalının davaya konu bonoda lehtar, davacının keşideci olması nedeniyle, bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olmadığını bilebilecek durumda olan davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ESASTAN REDDİNE, 2- Alınması gereken 3.869,02 TL nispi harçtan peşin alınan (427,60 TL + 539,65TL) harcın mahsubu ile bakiye 2.901,77 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 40,00TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/03/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.