11. Hukuk Dairesi 2012/9464 E. , 2012/21452 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 tarih ve 2008/298-2009/446 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/12/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işleri…
**11. Hukuk Dairesi 2012/9464 E. , 2012/21452 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 tarih ve 2008/298-2009/446 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/12/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, Almanya Aachen Asliye Mahkemesi tarafından verilen 20.03.2006 tarihli 12 O 316/05 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacıların davalı şirketin ortakları olduğu, tenfizi istenen kararın ise hisse bedeli olarak ödenen paranın tahsiline yönelik olduğu, TTK’nun 329 ve 405. maddelerin göre ortağın şirkete sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğinin düzenlendiği, bu durumun kamu düzeni ile ilgili olduğu, ayrıca davalının tenfizi istenen kararı veren mahkemede temsil edilmediği, yargılamanın gıyabında yapıldığı, bu durumun da savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin katılma yolu ile yapmış olduğu temyiz temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının kamu düzenine ilişkin TTK’nun 329 ve 405/2. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamlar hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için 5718 sayılı Kanun.’un 54/c maddesi uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.