4. Hukuk Dairesi 2013/2195 E. , 2013/17955 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 27/09/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar veri
**4. Hukuk Dairesi 2013/2195 E. , 2013/17955 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 27/09/2011 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava; basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece,istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar; davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu haberin, .... Gazetesi'nin 08.09.2011 tarihli yayınında diğer davalı ... tarafından kaleme alınan yazının ''....'' başlığıyla yayınlandığı ve yazıda ''...Üst bağlantıları köstebek ele verdi. İddiaya göre savcılığın, ....'ye baskın isteyen yazısı ... Bakanı'nın Özel Kalem Müdürü (şimdiki ... valisi) tarafından ...'li ...Belediye Başkanı'na duyuruldu. Vali Bey yalanlıyor. Ama bu tüyonun kayda geçtiği anlaşılıyor. Haberi alan ... Belediye Başkanı gece yarısı Kanal 7 yöneticisini arıyor. O da önemli bir gelişme var uyarısıyla bir diğerini haberdar ediyor...'' ifadelerine yer verildiği anlaşılmaktadır. Davacı,.... Bakanlığı Özel Kalem Müdürü görevini yaptığı döneme ilişkin olarak küçük düşürmeye ve rencide etmeye yönelik hakkında yapılan gerçeğe aykırı yayın nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalılar ise, basının görevinin ülkenin önemli birimlerinde meydana gelmiş veya varlığı iddia edilen yolsuzlukları kamuoyuna iletmek, böylece yetkilileri harekete geçirmek olduğunu, müvekkil şirkete ait gazetenin de sorumlu gazetecilik anlayışı ile ülke gündemini meşgul eden konu hakkında somut gelişmeleri hiçbir yorum yapılmaksızın haber konusu yapılarak kamuoyuyla paylaştığını, dava konusu köşe yazısında davacı yanın kişilik haklarını zedeleyecek ifadeye yer verilmediğini, yazının bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece;davacının görevde bulunduğu dönemde arama yapılacağı bilgisini, bir kısım şüphelilere ulaştırılması iddiasının gerçek olmadığı, davacı hakkında şüpheli sıfatıyla soruşturma yapılmadığı, haberin gerçek ve kamu yararı ölçülerine uygun olmadığı gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basının haber kaynağını açıklamak ve maddi gerçekliği kanıtlamak gibi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu yönüyle basın özgürdür. Ancak haber yapmak basının görevidir ve bu bağlamda da evrensel insan hakları çerçevesinde Basın Yasasında belirlenen ilkelere uymak zorunluluğu bulunmaktadır. AİHS'nin 10. maddesi hükümleri kamu yararını ilgilendiren genel yarara ilişkin bir durumda ifade özgürlüğünün sınırlanmasına çok az yer bırakmaktadır. Basına siyasal arenada ve kamunun ilgilendiği diğer alanlarda tartışma konusu olan bilgi ve görüşleri iletme görevi düşer. Basının bu görevi kamuoyunun da bu bilgi ve görüşleri alma hakkı ile tamamlanır. Yine Basın, kamuoyunun ilgisini çeken güncel konuları, bu konuların birbiri ile bağlantılarını ilgi çekici ve düşünmeye sevk edici biçimde haber yapabilir. Bu bağlamda basın soruşturma açılmasını sağlamak için tahrik edici yazılarda yazabilir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; kamuoyunda .... soruşturması olarak bilinen ve bu davanın soruşturulması aşamasında Kanal 7 binasında adli makamlarca yapılacak olan baskın ve aramaların .... Belediye Başkanı.... tarafından...yöneticisine arama yapılmadan önce haber verildiği iddiasıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2008/2811 soruşturma numaralı dosyasında soruşturma yürütüldüğü, bu soruşturma kapsamında başkan .....'ın ifadesinin alındığı, bu iddialarla ilgili olarak ....'ın...yöneticisini aradığına ilişkin olarak telefon kayıtlarının varlığından da bahsedildiği, soruşturma kapsamında yapılacak aramalar hakkında bilgi sızdırılmasına ilişkin olarak .... Genel Başkanı ....'nun da ..... Genel Kurul Toplantısında açıklamalarda bulunduğu,açıklamalarında....Bakanlığı'nın Özel Kaleminden Özel Koruma Müdürü'nün .... Belediye Başkanını aradığı ve Belediye Başkanının da ...... yöneticisi ....'i aradığını ileri sürdüğü, bu açıklamaların ve soruşturma dosyasında yer alan iddiaların yazılı ve görsel basında geniş yer tuttuğu, her ne kadar davacının soruşturma kapsamında ifadesine başvurulmadığı bilgisi dosyaya girilmiş ise de dava konusu haberde de gündemde geniş yer tutan ve kamuoyunu yakından ilgilendiren dava ile ilgili olarak yürütülen soruşturma ile ilgili yapılan açıklamalar ve ortada olan söylentiler dahilinde dava konusu yazının yazıldığı anlaşılmaktadır. Şu halde yayın, güncelliğini koruyan soruşturma ve davalar ve bu soruşturmada adı geçen kişiler ile .... soruşturması arasındaki iddia olunan bağlantıların, yapılan açıklamaların ve söylenti dahilinde bir takım bilgilerin ilgi çekici biçimde kamuoyuna sunulmasından ibaret olup bu yönüyle hukuka aykırı bir yayından söz edilemez. Bu nedenle istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde kısmen kabul kararı verilmiş olması doğru bulunmamış, açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/11/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Basın özgürlüğü, basının kamuoyunu bilgilendirme görevi gibi ilkeler, basının hakikat hilafına ve insanların kişilik haklarına saldırı niteliği taşır mahiyette haber yapma hakkı olduğu anlamına gelmemelidir. Davacı hakkında yapılan haberin gerçeğe aykırı ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması nedeniyle yerel mahkemenin kısmen kabul şeklindeki kararını doğru bulduğumdan dairemiz çoğunluğunun düşüncesine katılmıyorum. 18/11/2013